Osmanlı

1861 - Mehmet Vahideddin, Osmanlı'nın son padişahı (ö. 1926)

Osmanlı'nın son padişahı

1861 - Mehmet Vahideddin, Osmanlı'nın son padişahı (ö. 1926)

VI. Mehmed

Sultan Mehmet Vahdeddin Han Dönemi - Devlet-i Aliyye-i  Mustafa Kemal'i Anadolu'ya Sultan Vahdettin Mi Gönderdi? – Derin Tarih  

Bugün kaydedecek 280 Sultan Vahdettin fikir | osmanlı, tarih, osmanlı  i̇mparatorluğu ve daha fazlasını osmanlı  

 

Sultan Vahdettin'in gençlik ve ihtiyarlık fotoğrafı.

VI. Mehmed İki Kutsal Caminin Hizmetkârı
Han

1918 yılında VI. Mehmed

36. Osmanlı Padişahı Hüküm süresi 4 Temmuz 1918 - 1 Kasım 1922 Önce gelen V. Mehmed Sonra gelen Saltanat kaldırıldı Sadrazamlar

Liste





  •  
115. İslâm Halifesi Hüküm süresi 4 Temmuz 1918 - 19 Kasım 1922 Önce gelen V. Mehmed Sonra gelen Abdülmecid Efendi 36. Osmanlı Hanedan Reisi Hüküm süresi 19 Kasım 1922 - 16 Mayısıs 1926 Sonra gelen Abdülmecid Efendi   Doğum 14 Ocak 1861
Dolmabahçe Sarayı, Konstantiniyye, Osmanlı İmparatorluğu Ölüm 16 Mayısıs 1926 (65 yaşında)
Sanremo, İtalya Krallığı Defin 3 Temmuz 1926
Süleymaniye Külliyesi, Şam, Suriye Eş(ler)i Çocuk(lar)ı Tam adı Mehmed Vahîdeddîn Han bin Abdülmecid Hanedan Osmanlı Hanedanı  Babası Abdülmecid Annesi Gülüstü Hanım (biyolojik)
Şayeste Hanım (evlat edinen) Dini Sünni İslam İmza

Ekim 1909 tarihli Resimli Kitab dergisinde Şehzade Vahideddin

VI. Mehmed ya da Mehmed Vahideddin (Osmanlıca: محمد سادس, romanize: Meḥmed-i sâdis, Osmanlıca: وحيد الدين, romanize: Vaḥîdü'd-Dîn; 14 Ocak 1861, İstanbul – 16 Mayısıs 1926, Sanremo), Osmanoğlu ailesinde Şahbaba olarak da bilinir,[1] Osmanlı İmparatorluğu'nun 36. ve son padişahı ve sondan bir önceki halifesiydi. Hükûmetin Hristiyan azınlıklarla başlattığı uzlaşma süreci, Yunan ve Ermeni patrikhanelerinin Osmanlı tebaası statüsünden vazgeçmesiyle başarısız oldu ve Osmanlıcılığın kesin sonunu işaret etti. Paris Barış Konferansı'nda Dâmad Ferid Paşa aracılığıyla İtilaf Devletleri'ne yakınlaşarak Yunanistan'ın toprak taleplerini yatıştırma politikasıyla engellemeye çalıştı ancak bu girişim sonuçsuz kaldı. Ordu içindeki İttihatçılar, hükûmetin teslimiyetçi tutumundan ve savaş suçları mahkemelerinin kurulmasından rahatsızlık duyarak Anadolu'da milliyetçi bir direniş örgütlemeye başladı. Mehmed'in en kritik hamlesi, Anadolu'da düzeni sağlamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'yı görevlendirmek oldu.

15 Mayısıs 1919'da Yunanistan'ın İzmir'i işgali, Türk milliyetçi hareketini tetikleyerek Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı oldu. Ekim ayında VI. Mehmed'in hükûmeti, Amasya Protokolü ile milliyetçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kaldı.[2] 16 Mart 1920'de İtilaf Devletleri, İstanbul'u askerî olarak işgal etti ve milliyetçilerin çoğunlukta olduğu Meclis-i Mebûsan'ın kapatılması ve Kânûn-ı Esâsî'nin askıya alınması konusunda padişaha baskı yaptı. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa, Ankara'da Büyük Millet Meclisi adını verdiği geçici hükûmeti kurdu ve kısa sürede ülkenin büyük kısmını denetimi altına aldı. Padişahın İstanbul'daki hükûmeti ise İtilaf Devletleri tarafından desteklenmesine rağmen fiilen etkisizdi. VI. Mehmed, Ankara hükûmetini tanımadı; onları kâfir ilan etti ve idamlarını istedi. Sonuçta İstanbul hükûmeti, Osmanlı topraklarını paylaşan ve ülkenin bağımsızlığını ortadan kaldıran Sevr Antlaşması'nı imzaladı.

Ankara hükûmetinin Kurtuluş Savaşı'ndaki zaferiyle Sevr Antlaşması geçersiz kılındı ve yerine Lozan Antlaşması imzalandı. 1 Kasım 1922'de Büyük Millet Meclisi, saltanatı kaldırarak VI. Mehmed'i halifelikten azletti ve o da ülkeyi terk etti.[3] Yerine kuzeni Abdülmecid Efendi halife seçildi, ancak kısa süre sonra halifelik kaldırıldı ve Osmanoğlu ailesi sürgüne gönderildi. 29 Ekim 1923'te cumhuriyet ilan edildi ve ilk cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal Paşa seçildi. VI. Mehmed, 1926'da İtalya'nın Sanremo kentinde sürgündeyken öldü.

Şehzadeliği

Vahideddin (1916)

VI. Mehmed ve hemen arkasında Mustafa Kemal

Vahideddin, 4 Ocak 1861 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'da doğdu. Sultan Abdülmecid'in sekizinci oğlu ve kendisinden önce tahta geçen V. MuradII. Abdülhamid ve V. Mehmed'in küçük kardeşidir. Çok küçük yaşta anne ve babasını kaybetti. Sultan Abdülmecid'in ikballerinden Şayeste Hanım tarafından büyütüldü. Tahta geçiş sıralamasında çok aşağılarda olduğu için gözden uzak bir yaşam sürdü. Gençlik yıllarında gizlice medrese derslerini takip etmiş, bu özelliği ile tahta çıktıktan sonra kendisine arz edilen şer'i konulara müdahale edebilecek derecede yetkinleşmiştir. Hatmusiki ve edebiyat sanatlarıyla ileri seviyede uğraşmıştır.[4]

İlk evliliğini bu dönemde, ablası Cemile Sultan'ın sarayında görüp beğendiği Emine Nazikeda Hanım ile yapmıştır. Cemile Sultan, çok sevdiği Nazikeda üzerine başka bir eş almaması şartı ile Vahideddin'in talebini kabul edeceğini bildirdiğinde ablasının şartını kabul etmesine rağmen, bu evlilikten Sabiha Sultan ve Fatma Ulviye Sultan dünyaya geldikten sonra doktorların tıbben bir daha doğum yapamayacağı bildirilmesi üzerine eşinin de rızasını alarak başka evlilikler yaptı. 1912'de tek oğlu Mehmed Ertuğrul dünyaya geldi.[5]

Ağabeyi II. Abdülhamid'in uzun padişahlığı sırasında, Çengelköy'de mimar Alexandre Vallaury'ye yaptırdığı köşkünde münzevi bir hayat yaşadı. Diğer şehzadeler hakkında padişaha jurnal yazmakla suçlandı.[6]

V. Mehmed tahta geçtiğinde, Sultan Abdülaziz'in oğlu Yusuf İzzeddin Efendi veliaht oldu. Yusuf İzzeddin'in 1 Şubat 1916'da bir yurt dışı seyahatine çıkacağı gün henüz aydınlatılamayan bir şekilde ölümü üzerine, Vahideddin veliahtlık makamına yükseldi. 1917 Aralık ayında Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa eşliğinde Almanya seyahatine çıktı. Bad Kreuznach, Strazburg, Colmar, Essen ve Berlin'de bulundu. 4 Ocak 1918 tarihinde Almanya seyahatinden geri döndü.[7]

Vahideddin, 1915.

Saltanatı

Ana madde: Vahdettin'in Biat Merasimi

3 Temmuz 1918'de abisi V. Mehmed'in ölümü üzerine VI. Mehmed adıyla 57 yaşında tahta çıktı. Cülûs töreni 4 Temmuz'da gerçekleşti.[8] Tören kayıta alınan ilk ve tek culüs töreni olmuştur.[9]

Tahta çıkışından kısa bir süre sonra şöyle dediği anlatılır:

"Ben bu makam için hazırlanmadım. Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim. Yaşım kemale erdi, dünyada bir emelim kalmadı. Biraderle hangimizin evvel gideceğimiz malum olmadığından bu makamı bekleyişte değildim. Fakat takdiri ilahi böyle teveccüh etti, bu ağır vazifeyi deruhde eyledim. Şaşmış bir haldeyim, bana dua ediniz.".[10]

VI. Mehmed cuma selamlığında

VI. Mehmed Yıldız Camii'nden çıkarken

Vahideddin, zamanında Giuseppe Donizetti'nin II. Mahmud için bestelediği Marşı, “Madem, Avrupa'da hükümdarlar değişse de millî Marşlar değişmiyor, Osmanlıların neden bir millî Marşı olmasın?” diyerek, bir fermanla Osmanlı Marşını kabul ettirdi.[11] 1918 yazında Ordu ve Donanma'ya bir Hatt-ı Hümâyun göndererek Başkomutanlığı üzerine aldığını bildirdi. VI. Mehmed unvanıyla tahta çıkarıldığı halde halk tarafından Sultan Vahideddin olarak adlandırıldı. Devlet yönetiminde aktif bir rol alacağının işaretlerini vermişti ancak iki büyük sorunla karşı karşıya idi: bir yandan, bir felakete dönüşen I. Dünya Savaşı'nı en az hasarla sona erdirmek; öbür yandan, 1913'ten beri imparatorluğa egemen olan İttihat ve Terakkî rejimine karşı bir siyasi alternatif oluşturmak. Tahta geçer geçmez, İttihat ve Terakkî önderliğine muhalefetiyle tanınan Mustafa Kemal Paşa'yı Suriye Cephesi Komutanlığı'na atadı.[12]

8 Ekim 1918'de savaşın kaybedileceğinin anlaşılması üzerine Talat Paşa başkanlığındaki İttihat ve Terakkî Kabinesi istifa etti.[13] Yerine Ahmed İzzet Paşa başkanlığında bir kabine kuruldu ve bu kabine savaşı bitiren Mondros Mütarekesi'ni 30 Ekim 1918'de imzalandı. Ahmed İzzet Paşa'nın "artçı" kabinesinin de sadece 25 gün süren iktidardan sonra istifası üzerine Padişah, diplomat Ahmed Tevfik Paşa'yı 13 Kasım'da Sadrazamlığa getirdi.[14]

Kurtuluş Savaşı 9 Eylül 1922'de İzmir'in Kurtuluşu ve 13 Ekim 1922'de Mudanya Mütarekesi ile sona erdi.[15] Bu sırada İstanbul henüz İtilaf Devletleri'nin askeri işgali altındaydı. 6 Ekim'de TBMM ordusunu temsilen Refet Bele komutasındaki bir askeri birlik İstanbul'a girdi. Bu günlerde basın organları Vahideddin'in aleyhinde geniş çaplı ve kamuoyunda etki yapan yayınlarda bulundular. Padişah Vahideddin'in Mustafa Kemal Paşa ve dostları hakkında ölüm fermanı imzalamasının ve Millî Mücadele karşıtı davranışlarının, son padişahın vatan haini olduğunu açıkça göstermekte olduğunu düşünen halk arasında bazı gruplarca hakaret ve tehdit içeren gösteriler yapıldı.

Vahideddin'in 11 Nisan 1920 tarihli kararname ile başlayan girişimleri, "isyan" kavramının da ötesinde iç savaş girişimi olarak kabul edilmiştir.[16]

Türkiye'den ayrılışı, sürgün yılları ve ölümü

VI. Mehmed İstanbul'dan ayrılmadan önce, Şeyhülislam Nuri Efendi'nin öncülüğünde son sadrazam Ahmed Tevfik Paşa ile dua ederken, 17 Kasım 1922.

VI. Mehmed, İngiliz savaş gemisi HMS Malaya ile Malta'ya varıyor. Soldaki, 10 yaşındaki Şehzade Mehmed Ertuğrul Efendi.

Kurtuluş Savaşı zafer ile sonuçlandıktan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi hükûmeti 1 Kasım 1922'de hilâfet ile saltanatın ayrıldığını ve saltanatın kaldırıldığını iki maddelik bir yasa ile ilan etti. Vahideddin'in adı hutbelerden kaldırıldı. 4 Kasım'da son Sadrazam Ahmed Tevfik Paşa istifa etti. 5 Kasım'da Refet Paşa, Bâbıâlî'deki bakanlıklara gönderdiği bir genelgeyle işlerine son verildiğini tebliğ etti. 17 Kasım sabahı Vahideddin, küçük oğlu Mehmed Ertuğrul ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'ndan bir kayığa binerek Boğaziçi'nde demirlemiş olan HMS Malaya adlı İngiliz zırhlısı ile Malta'ya gitti.[17]

İngilizler Vahideddin'in İngiltere'ye gelmesini kabul etmediği için bir süre Malta'da kaldı. Bu süre zarfında, TBMM tarafından seçilen Abdülmecid Efendi'yi halife olarak kabul etmemiş, "Saltanatsız hilâfet, hilâfetsiz de saltanat olmaz." demiştir.[11] ve çeşitli siyasi arayışlar içerisinde bulunmuştur. Hicaz Kralı Melik Hüseyin'in daveti üzerine Mekke'ye ve oradan da İtalya'daki San Remo şehrine giderek bu şehirde ikamet etti. 20 Nisan 1923'e dek Hicaz'da kaldı. İngiltere'nin baskısı üzerine buradan ayrıldı. Bir süre İtalya'nın Cenova kentinde yaşamasının ardından 11 Haziran 1923'te San Remo kasabasında kiralanan bir villaya taşındı. Bu dönemde başlangıç bölümünü kendi el yazısıyla yazdığı, kalan bölümlerini yakınlarına dikte ettirdiği anılarını kayda geçirdi.

Vahideddin, hilâfetin kaldırılması ve hanedan üyelerinin sürgünü üzerine 13 Mart 1924'te ABD Başkanına şu mektubu yazdı:

"Amerika Cemahir-i Müttefikiye Reisi Mösyo Coolidge Cenablarına

Siyasi olayların ve gelişmelerin tüm iç yüzünü, hangi nedenlerden dolayı Saltanat merkezimi geçici bir süre için terk etmek zorunda kaldığımı biliyorsunuz. Bu konuda ayrıntılı bilgi sunmayı gereksiz görüyorum. Bu süresiz uzaklaşmamın, babadan kalma sahip olduğum Saltanat ve Hilâfet makamından vazgeçtiğim anlamına gelmeyeceği açıktır. Ankara meclisi gibi bir isyancı fitnenin bu konuda alacağı tüm kararların geçersiz olacağını bildiririm. Şöyle ki; İslam hilafetinin Osmanlı saltanatından soyutlanması ve ayrılması ve hilafetin tümüyle kaldırılması dini, kavmiyeti, vatanı belirsiz ve karışık askerlerden ve öteki sınıflardan oluşan küçük bir şer zümresinin kısmen zorla ve kısmen bilgisizlik ve gafletle yönlendirdiği beş-altı milyonluk Türk kavminin yetki alanı içinde değildir. Bu ancak tüm İslam dünyasınca atanan uzman kişilerden oluşan bir meclisin toplanması ve tüm din bilginlerinin ortak kararı ile çözümlenecek büyük bir evrensel sorundur.

İslam bilginlerinin bildiği üzere şeriata aykırı kararlar herhangi makamdan olursa olsun sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bundan başka bu durumun, içinde bulunulan koşullarda İslam dünyasında sonuçları pek vahim olabilecek büyük bir heyecana yol açacaktır. Ayrıca gelişmiş ülkelerin iç güvenliklerine de büyük bir etki yapacaktır.

Hanedanın ileri gelenleri aleyhinde Ankara meclisi tarafından kabul edilen sürgün ve kovma, emlakine ve bireysel mallarına el koyma gibi haksız kararları hanedanın bireylerini, insan ve kişilik haklarından soyutlar mahiyettedir. Bu konuda yüce kişiliğiniz ve cumhuriyet hükûmetiniz tarafından olanaklar ölçüsünde yapılabilecek yardımları pek değerli sayacağımı açıklamaya gerek yoktur. Bu vesile ile sağlıklı olmanızı yüce haktan niyaz eylerim."

13 Mart 1924

Mehmed Vahideddin

[18][19]

Vahideddin, 16 Mayısıs 1926'da San Remo'da 65 yaşında öldü.[11] Ölmeden önce Mekke'ye veya Türkiye topraklarına defnedilmeyi vasiyet ettiği bilinmektedir.[20] Cenazesi Türkiye hükûmeti tarafından kabul edilmedi ve 2 ay sonra Şam'a getirilerek Süleymaniye Külliyesi kabristanına defnedildi.[20] Ölümünden iki gün sonra yapılan otopside, Vahideddin'in bir kalp damarının tıkanması sonucu öldüğü ortaya çıktı. 8 Aralık 2024'te, Esad rejiminin çöküşünün ardından 24 Aralık'ta Türkiye'nin Şam büyükelçiliği geçici maslahatgüzarı Burhan Köroğlu, Şam'daki mezarın restore edileceğini açıklamıştır.[21]

.

VI. Mehmed'in mezarı.

Ailesi

Eşleri

  1. Emine Nazikedâ Baş Kadınefendi
  2. İnşirah Kadınefendi
  3. Şadiye Müveddet Kadınefendi
  4. Nevvare Hanım
  5. Nimet Nevzad Hanım

Erkek çocukları

  1. Mehmed Ertuğrul Efendi (5 Ekim 1912, İstanbul - 2 Temmuz 1944, Kahire), VI. Mehmed'in tek oğludur. Kahire'deki Hidiv Tevfik Türbesi'ne 1944 yılında defnedilmiştir.

Kız çocukları

  1. Fenire Sultan
  2. Fatma Ulviye Sultan
  3. Rukiye Sabiha Sultan

Konuyla ilgili yayınlar

  • Zekeriya Yıldız, "Sürgün Sultan" Nesil Yayınları - Mart 2012
  • Turgut ÖzakmanVahideddin, M. Kemal ve Milli Mücadele, Bilgi Yayınevi, Ankara 1997
  • Ali Fuat Türkgeldi, Görüp İşittiklerim, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.
  • Prenses Leyla Açba-AnçabadzeHarem Hatıraları, İstanbul, 2004.
  • Necip Fazıl KısakürekVatan Haini Değil-Büyük Vatan Dostu Vahidüddin, Toker Yayınları, 1968. (yasaklandı)[22]
  • Tarık Mümtaz Göztepe, Osmanoğullarının Son Padişahı Vahideddin Mütareke Gayyasında ve Osmanoğulları'nın Son Padişahı Vahideddin Gurbet Cehenneminde, Sebil Yayınları, 1978.[23]
  • Murat BardakçıŞahbaba: Osmanoğulları'nın Son Hükümdarı 6. Mehmed Vahideddin'in Hayatı, Hatıraları ve Özel Mektupları, Pan Yayıncılık, İstanbul 1998.
  • Yılmaz Çetiner, Son Padişah Vahdettin, Milliyet Yayınları, İstanbul.
  • Yıldız'dan San Remo'ya: Vahdettin'in Dördüncü Kadınefendisi Nevzat Vahdettin'in Hatıraları ve 150'liklerin Gurbet Maceraları, Arma Yayınları, İstanbul.
  • Kadir MısıroğluBir Mazlum Padişah: Sultan Vahideddin Han, Sebil Yayınevi, 2008.
  • Metin Hülagü, Yurtsuz İmparator Vahdettin İngiliz Gizli Belgelerinde Vahdettin ve Osmanlı Hanedanı, Timaş Yayınları, 2008.
  • Osman Öndeş, Vahdeddin'in Sırdaşı Avni Paşa Anlatıyor, Timaş Yayınları, 2011.
  • Ahmet Anapalı, Sultan Vahideddin Han: Kurtuluşun Faturasını Ödeyen Adam, Profil Kitap, 2015.

 

Wikipedia.org

Türkçe Vikipedi - Vikipedi

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.