2 Haziran Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 153.günü
Olaylar
- 455 - Vandallar Roma'ya girdiler ve iki hafta boyunca şehri yağmaladılar.
- 662 - Yunan adalarından 3 tanesi bir depremle yok oldu.
- 1328 - Filipinler'de bir depremle 9 ada ve adacık yok oldu.
- 1475 - Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Türk orduları, Kırım Yarımadası sahillerine çıktı.
- 1889 - İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin öncüsü olarak kabul edilen İttihâd-ı Osmânî Cemiyeti adlı gizli örgüt kuruldu.
- 1920 - Kozan'ın düşman işgalinden kurtuluşu.
Türkiye'de yeri
İlçe sınırları haritası Ülke Türkiye İl Adana Coğrafi bölge Akdeniz Bölgesi İdare • Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü • Belediye başkanı Mustafa Atlı (MHP) Yüzölçümü • Toplam 1.903 km² Rakım 137 m Nüfus
(2018)
• Toplam 130.495 • Kır - • Şehir 132.974 Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ) Posta kodu 01510 İl alan kodu 0322 İl plaka kodu 01Resmî site
Belediye
Kozan, Adana ilinin bir ilçesidir. Adana ovasının Yukarı Ova denilen kısmında düz arazinin tepelik bölgeye geçtiği kesimde kurulmuş olup, il merkezine uzaklığı 73 km'dir. İlçe kuzeyde Kayseri, Yahyalı, Feke, Saimbeyli; doğuda Osmaniye, Kadirli; güneyde Ceyhan, İmamoğlu; batıda Aladağ ilçeleriyle çevrilmiştir. Kozan ilçesinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 137 metredir. Adana'nın, metropoller, hariç iki büyük ilçesinden birisidir. Ayrıca Adana İl Sınırları içindeki en geniş ilçe durumundadır. Tarih boyunca önemli bir yerleşim olan Kozan Kilikya Ermeni Krallığı'nın başkentliğini yapmış olup Osmanlı ile Cumhuriyet döneminde 1926'ya kadar vilayetlik yapmıştır. Ancak 1926'da bazı milletvekilleri yüzünden vilayetliği lağvedilmiştir. Ayrıca vilayetken Fevzi Çakmak'ı TBMM'ye milletvekili olarak göndermiştir.
Profesyonel liglerde oynayan tek takımı Kozanspor'dur. Bölgesel Amatör Ligde mücadele etmektedir. Kulüp tarihi boyunca bir 3. Lig bir Bölgesel Amatör Lig arası gidip gelse de 2015 yılında 3. Lige yükselmiş ve bir daha hiç düşmemiştir. İç saha maçlarını İsmet Atlı Stadında oynar.
İlçenin yüzölçümü 1.903 km²dir.
İlçenin Kozan Dağı, Dengin Yoktur Kozan ve Kozan gibi çok sayıda tanıdık türküleri bulunmaktadır. Otağ TV adında bir televizyon kanalı, Kozan FM ve Sis FM adında da iki radyosu bulunmaktadır. 7 adet yerel gazetesi bulunan Kozan, İnternet haberciliğinde birçok ilden ileri durumdadır. Eğitimde de oldukça iyi olan Kozan'ın okuryazarlık oranı birçok ilçeden yüksektir. İlçede Çukurova Üniversitesi'ne bağlı yüksekokul mevcuttur. İlçeye 4 yıllık fakülte kurulmuştur. Ekonomide de yükselen güç olan Kozan'da Kozan Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Türkiye'nin birçok yerinde Kozan'dan göç etmiş olanların kurmuş olduğu, Kozan adını taşıyan yerleşim yerleri de mevcuttur (Kozanlı, Kulu, Kozanlı, Soma, Kozan, Çandır, Kozan, Serik, Hacılar vb).
Etimoloji
Şehrin bilinen en eski ismi Sis veya Siski'dir. Roma kontrolü altında şehre Flavias veya Flaviopolis denilmiştir. Bizans döneminde ise şehrin eski Yunanca ismi olan Sision (Σίσιον) yaygınlık kazanmıştır. Ermenicede şehre Sis (Սիս) veya Sissu denilmiştir. Şehre Kozan (Osmanlıca: قوزان) isminin verilmesi, aslen Gaziantep'in Kozan köyü kökenli Kozanoğlu Hanedanı'na (1689-1865) dayanmaktadır.
Kozan adı eski Türkçede aynı zamanda bazı boyların totemi olan “Yaban Tavşanı” (İng. jack Rabbit, Hare) anlamına gelir. Genellikle Ogur Türkçesinde çok eskiden kullanılan “Ksoran” biçiminin, Ogur-Oğuz değişimiyle yani –r ve –s/z değişimiyle “Kozan” şeklini almasıyla oluşmuştur. Diğer Kuzey Türkçelerinde çoğunlukla “Kıyan-Kuyan-Koyon-Köyön-Kodan-koygun” biçiminde görülen bu kelime Türkiye'de Orta Anadolu'da “Göcen-Gocen-Gozan” biçiminde fakat “Yaban Tavşanı Yavrusu” anlamında kullanılır. Orta Çağ'dan önce kaydı yoktur fakat kesinlikle iki nedenden dolayı daha eskidir. 1- bazı kuzey-doğu formları çok eski bir biçimi olan *Koḏan (Kozan) şeklindedir. 2- *Kuyan kelimesi Çuvaşca'daki (Ogur) eski *X/Ksoran biçiminin daha yeni bir formunun oldukça eski bir kanıtıdır ki burada –r ve -ḏ yani –s/z değişiminden dolayı *Koḏan (Kozan) biçimini alır. Diğer formları ise; Teleüt: Koyon/Köyön, Khakas: Kozan/Xozan, Tuva: Kodan/Koygun, Türkmen: Tawşan/ Dawuşğan, Bulgar: Tawşan ve Kıyan/Kuyan, biçimindedir. Ayrıca; Eski Uygurcada (8. yüzyıl): Koyan/koyun, Çağataycada PdC: Koyan, Harezm'de: koyan, Codex Cumanicus'ta: Koyan, Biruni'de: Tuşkan, Kaşgarlı'da: Tavyişgan, «Imennik» Yıl 866 (Bul): Dvansh, Dovshon, Tatar: Kuyan, Taushan ve Karaçay-Balkar: K'on, olarak kayıtlıdır. Modern lehçelerde ise; Başkurd: kuyan, Nogay: Koyan, Kazak: Koyan, Kırgız: Koyon, Karakalpak: koyan, Altay: koyon / köyön, Leb (Lop/Karluk): koyon / köyön, Koyb: kozan, Sakha: Kozan, Şor: Kozan, Hakas: Hozan ve bazı orta kuzey, orta güney ve kuzey batı lehçelerinde koyan vb. biçimlerdedir.
Nüfus
1893 yılında Osmanlı Devleti tarafından yapılan nüfus sayımına göre Sis (Kozan) kazasının nüfusu 32.507 kişidir. Bunun %56'sı Müslümanlardan (çoğunluğu Türk), %43'ü Gayrimüslimlerden (çoğunluğu Ermeni) oluşmaktaydı. Kazada 18.338 Türk (Müslüman), 14.026 Ermeni, 56 Katolik ve 87 Protestan yaşamaktaydı. Aynı yılda Kozan sancağının toplam nüfusu 84.312 idi. Bunlardan 55.269 (%66) Müslüman ve 29.043 (%34) gayrimüslim idi.
İlçenin nüfusu 31 Aralık 2020 tarihinde açıklanan ADNKS kesin sonuçlarına göre 132.974'tür.
KURTULUŞUMUZUN 104.YILINI KUTLADIK

KURTULUŞUMUZUN 104.YILINI KUTLADIK
İlçemiz Kozan'ın Ermeni ve Fransız işgalinden 2 Haziran 1920 tarihinde verilen azim, cesaret ve fedakârlık sayesinde kurtuluşunun 104. yılını kutladık.
Kozan Belediyesi tarafından düzenlenen program, 2 Haziran saat 17.00'da Kozan şehitliğinde başladı. Şehitlik ziyareti ve okunan Kur'an-ı Kerim tilavetinden sonra protokol heyeti ve davetliler Hoşkadem Camisinde hazırlanan programa geçtiler. Burada yapılan 7 pare top atışı, Hürriyet Kızının kurtarılması, çelenk sunumu, istiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından yapılan dua sonrasında, Kozan Kaymakamımız Sayın Bahattin Alp Arslanköylü ve Kozan Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Atlı ve değerli protokol üyeleriyle birlikte davetliler Türk Büyükleri Meydanına kadar mehter takımı eşliğinde zafer yürüyüşü yapıldı.
Türk Büyükleri Meydanında başlayan kutlama programında, Kozan Kaymakamlığına bağlı İlçe Spor ve Gençlik Müdür'ü Kürşat Gültekin, şanlı Türk Bayrağını Kozan Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Atlı'ya teslim etti.
Ardından Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı bir açılış konuşması yaptı. Başkan Atlı konuşmasımda; "Sevgili Kozanlılar,
Bugün, gururla dolu yüreklerimizle Kozan'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını kutluyoruz. 2 Haziran 1920 tarihinde atalarımızın azmi, cesareti ve fedakarlığı sayesinde Kozan, özgürlüğüne kavuşmuş ve bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu tarihi gün, milletimizin birlik ve beraberlik içinde neler başarabileceğinin en somut örneğidir.
Kozan’ın düşman işgalinden kurtulması, bizlere sadece geçmişimizi değil, aynı zamanda geleceğimizi de hatırlatmaktadır. Her bir karış toprağında şehitlerimizin kanı, gazilerimizin alın teri bulunan bu toprakları daha da ileriye taşımak, bizlerin en önemli görevidir.
Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnetlerimizi sunuyorum. Geleceğe umutla bakan, çalışkan ve vatansever Kozanlı hemşerilerimin her zaman yanında olduğumu belirtmek isterim.
Birlik ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle, Kozan’ın kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun" dedi.
Daha sonra çeşitli spor dallarında dereceye giren sporculara ödülleri teslim edildi. Akabinde ise Mehteran gösterisi, halk oyunları ve aşıkları şöleni yapıldı. Son olarak yapılan havai fişek gösterisi ile program sona erdi.

- 1935 - Türkiye'de ilk kez Pazar günü resmî tatil uygulamasına başlandı.
- 1941 - Türk Ceza Kanunu'nun 526'ncı maddesinde yapılan değişiklikle, Arapça ezan ve kamet okuyanlara ceza öngörüldü.
- 1946 - İtalya'da monarşi kaldırıldı.
- 1953 - Birleşik Krallık Kraliçesi II. Elizabeth taç giydi.
- 1966 - Kıbrıs'ta Rumlar, Lefkoşa'nın Türk kesimine giriş çıkışı yasakladı.
- 1995 - Kilis, Karabük ve Yalova il oldu.
- 1997 - Susurluk Davası, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde başladı.
- 2001 - Nepal Kralı ve Kraliçesi, Prens oğulları tarafından silahla vurularak öldürüldü.
Doğumlar
- 1305 - Ebu Said Bahadır, Olcaytu'nun oğlu ve İlhanlı Devleti'nin 9. hükümdarı (ö. 1335)
-
Ebû Said Bahadır Han
Ebu Said Bahadır adına basılan sikkeler.
İlhanlı hükümdarı Hüküm süresi 1316 - 1335 Önce gelen Olcaytu Sonra gelen Arpa Han Doğum 2 Haziran 1305
Ucan, İlhanlı Devleti Ölüm 30 Kasım 1335 (30 yaşında)
Karabağ, İlhanlı Devleti Defin Sultaniye, İlhanlı Devleti Eş(ler)i Bağdat Hatun
Dilşad Hatun Tam adı Ebu Said Bahadır Han Hanedan Börçigin Babası Olcaytu Dini İslamEbû Said Bahadır (d. 2 Haziran 1305, Ucan - ö. 30 Kasım 1335, Karabağ), Olcaytu'nun oğlu ve İlhanlı Devleti'nin 9. hükümdarıydı.
Yaşamı
1306'da daha bebekken Moğollar ona kahraman anlamına gelen Bahadır (modern Moğolca'da Баатар) unvanını verdiler. Bu unvan ona tekrar, 1322'de, hâlâ Olcaytu'nın velahtı iken, Altın Ordu ordusunu yenip Rinçin Keraitinin isyanını bastırmasından dolayı verildi. Ebû Said, 1323'te Memlüklerla anlaşma imzalayarak Suriye savaşını sona erdirdi.
Emir Çoban'ın nüfuzu altına girmesi
Ebû Said tahta çıktığında 12 yaşındaydı ve iktidar başkumandan Emir Çoban'ın elindeydi. Hükümdarlığının başlarında, Emir Çoban'ın entrikaları sonucu âlim ve vezir Fazullah Reşîdüddîn'in kafasını kestirdi. Ebû Said'ın kız kardeşi Sati Beg ile evli olan Emir Çoban, böylece ülkenin en nüfuzlu kişisi haline geldi. 1325'te Çoban, Altın Ordu hanı Muhammed Uzbek komutasında bir orduyu daha yendi ve onların topraklarını istila etti.
Ebû Said, Çoban'ın kızı Bağdat Hatun'a âşık oldu. Bağdat Hatun, nüfuzlu biri olan Hasan Büzürg'la evliydi. Ebû Said, Hasan Büzürg'u Bağdat Hatun'dan boşanmaya mecbur etti ve sonra da kendisi Bağdat Hatun ile evlendi.
Çobanoğlularının yönetimden uzaklaştırılması
Emir Çoban ve oğulları devlet hazinesini istedikleri gibi harcıyorlardı. Ebû Said'in Bağdad Hatun'la evlenmesine Çoban'ın karşı çıkması da ilişkilerini bozmuştu. 1326'da Çoban ve oğulları, saldırmaya hazırlanan Çağataylar'a karşı bir sefere çıkıp oğullarından bir tek Demask Kaca'yı sarayda bırakınca Ebu Said bu fırsattan yararlandı. Ağustos 1327'de Ebu Said, Olcaytu'nun cariyelerinden biriyle ilişkilerini bahane ederek Demask Kaca'yı öldürttü. Daha sonra Ebu Said, Çoban ve oğullarına karşı bir kampanya başlattı. Ordusu tarafından terkedilince Çoban kaçmak zorunda kaldı. Ebu Said, Çoban'ın yanına sığınmış olduğu Herat valisine emir yollayarak Çoban'ı öldürttü. Bu arada Memluklar'a sığınan Çoban'ın oğlu Timurtaş da, Ebû Said'in talebi üzerine Memluk sultanı En-Nasır Muhammed tarafından öldürtüldü.
Sultan Ebû Said Bahâdir dönemi ve sonrasında “Bâtınîllik” hareketleri
Nezarî ve Kuhistanî gibi Şîʿa-i Bâtıniye dâîleri ise Moğollar'ın aldıkları bu ağır yenilgiden hiç de müteessir olmayıp, bilâkis olanca güçleriyle Kuhistan ve Kom gibi koyu Bâtınî merkezlerinde fa'aliyet ve neşriyâtlarına olanca güçleriyle devam ettiler. Şirâzlı Kadı'ûl-Kazat Muhabb'ed-Dîn Ebû İbrahim Temimî'nin sarf ettiği tüm çabalara rağmen Faris vilâyeti ahalisi “Şîʿa-i Bâtın’îyye” mezhebine girmişlerdi. Olcaytu’nun vefatından sonra tahta oturan İlhanlı hükümdârı Ebû Said Bahâdir Han’ın sünnîleri himâye etmesi neticesi devrin meşhur sufîlerinden Alâ’ed-Devle Semnanî ile Abd’ûr-Razzak Kâşî’nin zâviyeleri epey alâka ve ehemmiyet görmeğe başlamıştı.
Maverâünnehir’de bir yüzyıldan daha uzun süren buhranların sebepleri arasında “Sultan Ebû Said Bahâdir” iktidarının yetersizliği ve Şiî dâ’îlerle girişmiş olduğu mücadeleler başta gelmekteydi. Ebû Said Bahâdir Han'ın H. 736 / M. 1336 tarihinde vefatı üzerine Hulâgû’nun erkek evlâdından gelen soyu da böylece tamamen kurumuş oldu. Ebû Said’in vefatını müteakip ortaya bazı küçük devletçikler ortaya çıktı. Bu yeni “Emaretler” arasında en fazla göze çarpan iki hükümetten birisi “Emîr Çoban” diğeri ise “İlkâniyan” adını alan Celâyiroğulları’ndan “Emîr Hasan” sülâlesiydi. Muzafferîler de, Serbedârlar da siyâsi birer oluşum yarattıktan sonra Timur’un ortaya çıkmasıyla yok olup gittiler.
Ayrıca bakınız: İlhanlılar, Çobanoğulları, Celayirîler, Serbedâriler, Muzafferîler (İran), ve İlhanlılar devrinde Aleviler
Bu devirde Alevî-Bâtınî tekkelerin hükûmetler üzerindeki itibârları
İmamiyye’nin ulularından addedilen “Seyyid Kıvâm’ed-Dîn Mer’aşî”, Şiîliğin en kuvvetli câzibe merkezi olarak hizmet veren ve Horasan bölgesinin merkezî konumunda bulunan Âmûl kentindeki tekkesinden, bütün “Şîʿa-i Bâtınî’yye” hareketlerini denetim altında tutmaktaydı. Bu devirde Horasan Valisi olan “Efrasiyab” da derviş elbisesi giyerek Seyyid Kıvâm'ed-Dîn Mer'aşî'ye intisap edenler arasında yer almıştı. Fakat daha sonra Seyyid Kıvâm'ed-Dîn'in yükselen şöhreti karşısında kaygılanan öteki Âmûl âlimleriyle ittifak kurarak neyfedilmek üzere Kıvâm'ed-Dîn'i hapsettirdi. O gece Efrasiyab'ın veliâhtı Seyf'ed-Dîn'in aniden ölmesi halkın Seyyid hakkındaki i'tikatlarının daha da kuvvetlenmesine sebep oldu. Halk zindana hücum ederek Seyyid Kıvâm'ed-Dîn'i oradan kurtarıp başlar üzerinde taşıyarak “Rabo” köyündeki tekkesine getirdiler. H. 730 / M. 1330 tarihinde ise Kıvâm'ed-Dîn'nin üzerine Efrasiyab komutasında hücuma kalkan “kuvayi te’dibiye” de ağır bir yenilgiye uğradı. Bu müsademede Efrasiyab ile birlikte bulunan üç oğlu da Seyyid'in müridleri tarafından öldürüldü. Üç yüz dervişiyle birlikte Mazenderan dağlarının en sarp yerlerine çekilen “Seyyid Kıvâm’ed-Dîn Mer’aşî” o yörelerin mutlak hâkimi oldu.
Serbedârlar devrinde “Alevî-Bâtınîllik” hareketleri
Ayrıca bakınız: Serbedâriler
Serbedârlar tarafından sürekli olarak desteklenen ve himaye edilen Şia-i Bâtıniye mezhebi bu sayede yaptığı hamlelerle yeniden hayât bulmağa uğraşmaktaydı. Serbedârlar hükûmeti Horasan'da meşhur Ebû Bekir Beyhakî’nin de memleketi olan Beyhak kasabasına bağlı “Şîʿa-i Bâtıniye” mezhebinin en yaygın olduğu “Paştin” köyünde doğan Abd'ûr-Razzak adında bir kişi tarafından kurulmuştu Şeyh Cevrî'nin hâlifesi Emîr Seyyid İzz'ed-Dîn Suğundî'nin nâkibi olan “Seyyid Kıvâm’ed-Dîn” daha İlhanlılar devrinde “Mazenderan” ve “Sari” yörelerinde şiddetli Şiî propagandalarını başlatmış bulunmaktaydı. Bu devirde Horasan’da hiç eksik olmayan isyânların başında mutlaka bir şeyh ya da Şia-i Bâtıniye tarafından idare edilmekte olan bir zâviye bulunmaktaydı. H. 737 / M. 1337 yılında Serbedârlar Hükûmeti’nin kurucusu olan Abd’ûr-Razzak’ın kardeşi Vecd’ed-Dîn’in de aralarında yer aldığı çok mühim kuvvetlerle Tus şehrinin üzerine yürüyen Hasan Cevrî müridlerinden “Derviş Aziz” tarafından Horasan'da büyük bir ihtilâl çıkartıldı. Türkistan, Belh, Tirmiz, Herat, Hâf, Khûhistan, Kerman, Meşhed, Nişapur gibi büyük şehirlerin tamamı Hasan Cevrî müridlerinin denetimi altına alındı.
Ölümü ve sonası
Ancak, Ebu Said bir varis bırakmadan veya halef seçmeden 1335'te Karabağ'da öldü. Tuluy Han'ın hanedanından Arpa Han yönetimi ele geçirdi. Arpa, Bağdat Hatun'un Ebu Said'i öldürtmüş olduğunu iddia ederek onu idam ettirdi.
Ebu Said'in ölümünü izleyen yıllarda İlhanlı devleti, güçlü ailelerin (Çobanîler, Celayirîler) birbirleriyle mücadeleleri ve Serbedâriler gibi dinî-siyasi oluşumların faaliyetleri ile zayıfladı. İlhanlı devleti bütünlüğünü kaybetti, Moğollar, Türkler ve Persler tarafından yönetilen küçük krallıklara parçalandı. Seyyah İbni Battuta, İran'a ikinci gelişinde, 20 yıl önce o kadar muazzam olan bir diyarın bu kadar hızlı erimesine hayret etmiştir.
- 1762 - İmam Mansur, Çeçen ve Çerkes orduları komutanı (ö. 1794)
- 1913 - Emin Barın, Türk hattat ve cilt sanatçısı (ö. 1987)
- 1940 - II. Konstantin, 1964-1973 yılları arasında son Yunanistan kralı (ö. 2023)
- 1941 - Şamil Ekinci, Türk spor yöneticisi ve eski Trabzonspor Başkanı (ö. 2024)
- 1941 - Ünal Aysal, Türk iş adamı ve eski Galatasaray SK Başkanı
- 1948 - Recep Yazıcıoğlu, Türk kaymakam ve vali (ö. 2003)
- 1952 - Mehmet Yurdadön, Türk atlet
- 1962 - Ahmet Arslan, Türk siyasetçi
- 1966 - Eda Özülkü, Türk pop müzik sanatçısı
- 1966 - Turgut Dibek, Türk siyasetçi
- 1970 - Gökhan Kırdar, Türk müzisyen
- 1975 - Ersin Düzen, Türk sunucu ve spor spikeri
- 1986 - Atalay Filiz, Türk katil
- 1988 - Umut Koçin, Türk futbolcu
- 1993 - Melis Sezer, Türk millî tenisçi
- 1993 - Ahmet Özer, Türk futbolcu
- 1994 - Michael Grzesiek, Kanadalı yayıncı ve YouTuber
- 1999 - Mesut Can Tomay, Türk oyuncu ve sosyal medya fenomeni
Ölümler
- 1098 - Yağı-Sayan, Türk asıllı asker
- 1927 - Avni Lifij, Türk ressam (d. 1886)
- 1970 - Orhan Kemal, Türk yazar (d. 1914)
- 1978 - Beşir Balcıoğlu, Türk diplomat ve emekli büyükelçi (Ermeni terör örgütü ASALA'nın suikastı sonucu) (d. 1909)
- 1991 - Ahmed Arif, Türk şair (d. 1927)
- 2005 - Melita Norwood, Casus (d. 1912)
- 2008 - Cevher Özden (Banker Kastelli), Türk iş adamı ve banker (d. 1933)
-
Abidin Cevher Özden
Doğum
1933
Trabzon, Türkiye Ölüm 2 Haziran 2008 (74-75 yaşlarında)
İstanbul, Türkiye Ölüm sebebi İntihar Defin yeri Karacaahmet Mezarlığı Milliyet
Uğraş
İş insanı
Banker EvlilikMukadder Özden
(e. 1958; ö. 2008)Cevher Özden'in Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı
Cevher Özden'in Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezar taşı
Abidin Cevher Özden (1933, Trabzon - 2 Haziran 2008, İstanbul) Türk iş insanı ve bankerdi. Kamuoyunda Banker Kastelli olarak tanındı.
Gençliği
Trabzon'un Sürmene ilçesi Yeniay mahallesi, BaştıMar (Kastel) köyündendir. 1949'da geleceğin ünlü aktörü Öztürk Serengil ve ünlü ressamı Cemal Akyıldız ile birlikte geldiği İstanbul'da yetişti. Trabzon eşrafından Memiş Ağa'nın torunu ve Hafız Mehmet'in yeğenidir.
Bankerlik
Türkiye'ye bankerlik iş kolunu ilk tanıtan ve aynı zamanda, Türkiye'de 1980'li yılların en geniş kapsamlı banker skandalının müsebbibi olan ve siyasi çalkalanmalar yaratmış bir kişidir. Kamuoyunda özellikle, o dönemdeki bankerlik şirketinin adı ile (Banker Kastelli) anılan skandal dünyanın da sayılı bankacılık krizleri arasında tarihteki yerini almıştır.
İsmini finans piyasalarında (borsada hisse senedi ve diğer menkul kıymet aracılığı, döviz operasyonları) 1970'lerden itibaren duyurmuş, 1980 yılında Turgut Özal tarafından finans sektörünün çehresinin değiştirilmesiyle girilen sıcak para yarışı ortamında, kısa zamanda "Banker Kastelli" adı altında, on bankanın pazarlama aracılık hizmetlerini yürütmeye başlamış, yıl içinde yaklaşık 550 bin kişinin yine yaklaşık 2.5 milyar dolar değerinde mevduatını yöneten kişi konumuna gelmiştir.
Kastelli'nin akıllarda kalan reklamlarında çok ünlü oyuncular oynamış ve reklam replikleri o dönemde meşhur olmuştur. Bu oyunculardan bazıları Cüneyt Arkın, Eşref Kolçak, Fikret Hakan, Ekrem Bora, İzzet Günay, Orhan Günşiray ve Selma Güneri'dir.
1982 yılında yapılan Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde mevcut başkan Ali Şen'in karşısında aday olmuştur. Başkan seçildiği takdirde kulübe 250 milyon lira hibe vaadinde bulunmasına rağmen 202 oy almış ve 467 oy alan Ali Şen'e kaybetmiştir.
Batışı
Yönettiği kaynakları kendi kredi operasyonları için kullanması sonucunda, aracılığını yürüttüğü bankaların baskısı,[kaynak belirtilmeli] kendi müşterilerinin borç yükümlülüklerini yerine getirememesi[kaynak belirtilmeli] ve Merkez Bankası'nın 1982 yazında yaptığı yeni düzenlemelerle[kaynak belirtilmeli] "Banker Kastelli" adı ile anılan skandal patlak vermiş, kendisi orta sınıftan topladığı paraları alıp[kaynak belirtilmeli] Cenevre'ye kaçmıştır. Oradan da Tunus'a kaçmıştır. Skandal; Temmuz 1982'de o dönemde Başbakan Yardımcısı olan Turgut Özal'ın istifasına neden olmuştur. Kastelli'nin; kaçtığı zaman diliminde İsviçre bankalarında en az 5 milyon İsviçre frangı olduğu hesaplandı. Dönemin kaçakçılık daire başkanı Atilla Aytek'in düzenlediği bir operasyonla yurda getirildi.
Ölümü
Skandal, yurt dışı, Türkiye'ye dönüş, cezaevi (8 ay) ve sonrasındaki yıllarda da gündemde kalmış olan Özden, 2 Haziran 2008 günü Kadıköy'de bulunan ofisinde; arkasında savcıya, avukatına, yakınlarına ve Yıldırım Demirören'e altı kısa not bırakmış ve silahını ağzının içine ateşleyerek intihar etmiştir. Karacaahmet Mezarlığında gömülüdür.
- 2015 - Besim Üstünel, Türk akademisyen ve siyasetçi (d. 1927)
- 2020 - Ahmet Tekdal, Türk siyasetçi ve bürokrat (d. 1931)
- 2021 - Hasan Saltık, Zaza asıllı Türk müzik yapımcısı ve "Kalan Müzik"in kurucusu (d. 1964)
![]()
Yorumlar
Yorum Yap