İsrail gafil İranlıları maymuna çevirdi! Aynı tehlike Türkiye’de yok mu?
İran sokaklarında kaydedilen ve sosyal medyada infiale neden olan görüntülerde, ellerinde İsrail bayraklarıyla dans eden bir grup, görenlere "Bu kadar da olmaz" dedirtti. Kendi ülkelerine ve değerlerine yabancılaşmış, adeta birer Mossad aparatı haline gelmiş bu tiplerin sergilediği "Maymunca" tavırlar, kültürel ve zihinsel işgalin ne boyuta ulaştığını gözler önüne serdi.
"İçimizdeki İsrail" tehlikesi kapıda mı?
İran’da ortaya çıkan bu devşirilmiş profiller, akıllara şu soruyu getiriyor: Bu zihniyetin uzantıları sadece orada mı? Maalesef hayır. Ülkemizde de milli ve yerli olan her türlü adıma balta vurmaya çalışan; sanatçı, köşe yazarı veya siyasetçi maskesi altında Siyonizm’in değirmenine su taşıyanların sayısı azımsanmayacak kadar çok.
Algı operasyonlarına karşı uyanık olma vakti
Yarın kendi ülkemiz benzer bir kuşatmayla karşı karşıya kaldığında, elinde işgalcinin bayrağıyla sokaklarda dans eden bir "Mankurt" haline gelmemek için; kimi dinlediğimize, hangi kalemleri okuduğumuza ve kimlerin peşinden gittiğimize dikkat etmek bir tercih değil, milli bir zorunluluktur.
Hala uyanmayacak mıyız?
Kendi devletine düşman, batının ve İsrail’in çıkarlarına hayran bu sözde "Aydın" ve "Sanatçı" güruhu, toplumun zihnini bulandırmaya devam ediyor. İran’daki bu ibretlik manzara, uyanmadığımız takdirde bizi bekleyen karanlık sonun bir fragmanı niteliğinde.
Mossad tezgahı: Müslüman kılıklı Siyonist uşaklarından alçak provokasyon!
İran sokaklarında "Özgürlük" maskesi altında sahnelenen tiyatro, Siyonistlerin ve Haçlı dünyasının kirli yüzünü bir kez daha deşifre etti. Müslüman kadınların kutsal değerlerini ayaklar altına alan devşirilmiş ajanlar, İsrail paçavraları gölgesinde İslam’a kin kustu!
İran’da internetin kısıtlı olmasına rağmen anında dünyaya servis edilen alçak bir provokasyonda; tesettürlü bir şekilde kürsüye çıkan bir kadın, müzik eşliğinde önce başörtüsünü ardından pardesüsünü çıkararak aleni bir İslam düşmanlığı sergiledi.
Başörtüsü altından haç çıktı!
Ancak planı kuranların unuttuğu bir detay vardı: Kadının bileğine sardığı Haç, bu kirli tezgahın arkasındaki zihniyeti ele verdi. Müslüman olmadığı halde Müslüman kılığına girip İslami değerlere saldıran bu Hristiyan figüran, Mossad tarafından devşirilen gençlerin nasıl birer piyon haline getirildiğini kanıtladı.
"Yosmalar İsrail'e!"
İran rejimini protesto bahanesiyle sokaklara dökülen, ellerinde Şah dönemi kalıntısı bayraklar ve İsrail paçavralarıyla arz-ı endam eden bu provokatörler için tek bir slogan yükseliyor: "Yosmalar İsrail'e!" Kendi topraklarına ve inançlarına ihanet eden bu güruh, Siyonizm’in taşeronluğunu soyunarak bölgeyi ateşe atmaya çalışıyor.
Aynı tehlike Türkiye için de geçerli: Sebatayist sızmaya dikkat!
Bu sinsi plan sadece İran ile sınırlı değil. Ülkemizde de benzer bir "kültürel terör" estirilmeye çalışılıyor. Kendini "Müslüman Türk" gibi gösteren ancak ruhunu Batı rezilliğine ve Siyonizm’e satmış Sebatayist odaklar, sosyal medya üzerinden Türk aile yapısına ve genç kızlarımıza yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Müslüman gibi görünüp Batı hayat tarzını dayatan bu içerideki "İsrail seviciler", toplumun sinir uçlarıyla oynuyor.
Devlet müdahalesi şart: Uyanmazsak yarın çok geç olabilir!
İran’da kameralar önünde tertiplenen bu küresel tiyatro, yarın ülkemizde de sahneye konulmak istenecektir. Eğer devletimiz, sosyal medya üzerinden yürütülen bu Sebatayist propagandalara ve ahlaki erozyona "dur" demezse, sokaklarımızda yabancı istihbarat servislerinin piyonlarını görmemiz işten bile değildir.
Müslüman uyanık olmalı! Kimi izlediğimize, kimin peşinden gittiğimize dikkat etmezsek; özgürlük adı altında sunulan bu Siyonist zehir, nesillerimizi yok edecektir.
Yücel Kaya







Yorumlar
Yorum Yap