Kabine toplantısı sonrası Başkan Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan İç politikadan dış politikaya, Gazze'deki soykırımdan küresel sorunlara kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. İşgalci İsrail'e net mesaj veren Erdoğan "Tarihimizde zulüm yok. Gazze'de soykırım yapanların iftiralarını kale almıyoruz." dedi. "CHP'deki gerilime de değinen Başkan Erdoğan parti içinde çatışmanın makul zeminden çıktığını belirterek " Ana muhalefet kötü siciliyle hesaplaşmalı" ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan Kabine toplantısı sonrası önemli mesajlar verdi.
BAŞKAN ERDOĞAN: "ANA MUHALEFET KÖTÜ SİCİLİYLE HESAPLAŞMALI"
Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Bundan 32 yıl önce Türksat-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. İnançla, azimle, emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir.
Hatırlarsanız Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir eda ile yine bize sataşmışlardır. Projeyi küçümseyerek projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor.
Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. Türksat-4A 2004'te, Türksat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat-5A ve Türksat-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı hizmete aldık. Türksat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. Göktürk-1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. 3 sene önce uzaya gönderdiğimiz İmece uydusu ile görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiği aştık.
Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.
Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İmece-2 ve İmece-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca Türksat 7A projemiz ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir.
Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayiinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz."
23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık. Yeni hedefimizi ise 15 milyar dolara çıkardık. Müteahhitlik firmalarımız, Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler.
Rusya - Ukrayna ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik. Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyor, bunun güçlenerek devam etmesini bekliyoruz. Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık.
Ellerinde çoğu çocuk ve kadın, 75 bin masum Gazze halkının kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarına zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. İspanyol Engizisyonu'ndan ve Holokost'tan kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır.
Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim: Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.
Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine yaralanmasına izin vermeyiz. Her zaman söylüyorum: Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık.
2022'de kurduğumuz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız, ülkemiz genelindeki 1.134 cemevinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son üç yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik.
2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz.
Burada şunun da altını çizmek durumundayım: Siyaset; hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için, istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz.
Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp, 'Kavgada yumruk sayılmaz.' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır.
Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin, ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş; eğer gerçekten cesaretleri varsa, kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz. Bu vesileyle, Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız, aynı duaya âmin dediğimiz canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum.
Değerli basın mensupları, 25 Haziran'da Polis Akademisi'mizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık. 2025-2026 eğitim öğretim yılının son günü olan 26 Haziran'da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin mezuniyet merasiminde, Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık. Yaz tatiline kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm öğrencilerimizin verimli, huzurlu, keyifli bir tatil geçirmelerini gönülden temenni ediyorum. Sevgili öğretmenlerimize emekleri için tekrar teşekkür ediyorum.
Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz.
Bir diğer gurur verici haber, Tanca şehrinden geldi. Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. Yedi yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum.
Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir. Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Öte yandan, Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkânlarımızla destek oluyoruz. AFAD koordinasyonunda, Milli Savunma Bakanlığı ile iş birliği içinde iki askerî nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik.
Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela'ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas hâlinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz.
Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Venezuela hükümetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor; Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.


Yorumlar
Yorum Yap