Diyanet 31 Temmuz 2026 cuma hutbesini yayımladı
Hayatın hızla aktığı, sanal ile gerçeğin birbirine karıştığı günümüzde "helal ve haram" kavramları sadece mutfaklarımızda değil, klavye tuşlarında ve akıllı telefon ekranlarında da sınanıyor. Diyanet İşleri Başkanlığının 31 Temmuz tarihli cuma hutbesi, helal duyarlılığının dijital mahremiyetten ticarete, giyim kuşamdan sosyal ilişkilere kadar hayatın her hücresine işlemesi gerektiğini hatırlatıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 31 Temmuz 2026 tarihli cuma hutbesinde, helal ve haram duyarlılığının yalnızca yenilen ve içilenlerle sınırlı olmadığı vurgulandı. "Helal Haram Duyarlılığı" başlıklı hutbede ticaretten aile hayatına, dijital mecralardan kamu malına kadar hayatın her alanında ilahi ölçülere dikkat edilmesi istendi.

HELAL VE HARAM HAYATIN YOL HARİTASI
Hutbede helal ve haramların, insanı Allah'ın rızasına ulaştıran ilahi ölçüler olduğu belirtildi. Bu ölçülerin hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü birbirinden ayıran bir kılavuz niteliği taşıdığı ifade edildi.

Allah Resulü'nün şu hadisi hatırlatıldı: "Helâl bellidir, haram da bellidir…" (Müslim, Müsâkât, 107.)
İslam'ın bildirdiği emir ve yasakların insan onurunu, nesillerin güvenliğini ve toplum huzurunu koruyan hikmetler taşıdığına dikkat çekildi.
Play Video

EVLİLİK HELAL, ZİNA HARAM KILINDI
Neslin devamını sağlayan evliliğin helal kılındığı belirtilirken, aileyi ve toplumu tehdit eden zinanın kesin bir şekilde yasaklandığı vurgulandı.
"Zinaya yaklaşMayısın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir" (İsrâ, 17/32.)
Ticaretin, alın teriyle kazanmanın ve emek vermenin helal olduğu kaydedildi. Buna karşılık faizin, ölçü ve tartıda hilenin, maldaki kusuru gizlemenin ve insanları aldatmanın haram olduğu hatırlatıldı.

DUYARLILIK YALNIZCA SOFRAYLA SINIRLI DEĞİL
Hutbede helal ve haram hassasiyetinin sadece sofraya konulan lokmanın temiz olması anlamına gelmediği belirtildi. İffet, haya, giyim kuşam ve mahremiyetin de bu duyarlılığın önemli parçaları olduğu aktarıldı.
"Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…"
(Nûr, 24/30,31.)

Kadın ve erkek her Müslümanın iffetini koruması, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durması gerektiği ifade edildi. Haya, iffet ve güzel ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.
Sosyal hayatın yanı sıra dijital platformlarda da mahremiyet sınırlarının gözetilmesi istendi. Dilin yalandan, gözün ise haramdan korunması gerektiği belirtildi.

EKMEK VE SU İSRAFINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Paylaşma duygusunu zayıflatan ve nimetlerin adil biçimde dağıtılmasını engelleyen israfın da helal-haram hassasiyeti içinde değerlendirilmesi gerektiği bildirildi.
Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insanın ekmek ve temiz suya ulaşmakta zorlandığı hatırlatıldı. Buna rağmen tonlarca ekmeğin çöpe atılmasının ve su kaynaklarının sorumsuzca tüketilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. İsrafın yasaklandığı bir kez daha hatırlatıldı (A'râf, 7/31.)

HARAMIN NORMALLEŞTİRİLMESİNE KARŞI UYARI
TOPLUMSAL VE AHLAKİ TEHLİKELER
- Helalin küçümsenmesi ve haramın özendirilmesi
- Meşru olmayan söz ve davranışların sıradanlaştırılması
- Toplumun ahlaki yapısının zarar görmesi

İnsanların canına, malına, iffetine ve şerefine zarar vermenin büyük bir kötülük olduğu vurgulandı. Kamu malına el uzatmak, rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi haramların hem bireyi hem de toplumu felakete sürüklediği belirtildi.

Hutbe, Cenab-ı Hakk'ın şu çağrısıyla tamamlandı:
"Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır."
(Bakara, 2/168.)
(Haberde yer alan görseller Takvim Foto Arşivi'ne aittir.)
Takvim.com.tr
Yorumlar
Yorum Yap