İBB'ye yönelik "Yolsuzluk" davasında gelişme! Ekrem İmamoğlu sıkışınca şova sığındı

İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık, 98’inci duruşmada hakim karşısına çıktı. Savunma yapması için söz verilen tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, duruşmada suçlamaları yanıtsız bıraktı. Dedesinin gaziliğinden yazdığı kitaba, fon krizinden Trabzon’un kurtuluşuna kadar farklı konulara giren İmamoğlu, iddiaları görmezden geldi.
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 98. duruşması dün görüldü. 143 eylemde 161 milyarlık kamu zararının tespit edildiği soruşturmada 2 bin 352 yıla kadar hapsi istenen örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ise savunma yapmak yerine yine şov yapmayı tercih etti.
53'ü tutuklu, 414 sanıklı davada, 2. celsenin 34. gününde Sarıyer'deki rüşvet villarından makam odalarında alınan rüşvet iddialarına, hakkındaki birçok suçlamaya karşı soruları yanıtsız bırakan İmamoğlu, avukatlık mesleğinden Trabzon'un kurtuluşuna, Fatih Sultan Mehmed'den İstanbul'un işgaline kadar davayla alakası olmayan konuları gündeme getirdi.

Ekrem İmamoğlu
'LİSANS MEZUNUYUM' DEDİ
161 milyarlık kamu zararının tespit edildiği iddianamede, Sarıyer'deki Ali Nuhoğlu'ndan aldığı rüşvet villalarından ve makam odalarında alınan rüşvetlerden bahsetmeyen İmamoğlu hakkındaki birçok suçlamaya karşı tek bir savunma yapmadı.
Ailesinin yanı sıra Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve bazı Yeni Parti milletvekillerinin de takip ettiği duruşmada İmamoğlu, aylık gelirinin 250-300 bin lira olarak açıkladı.
İstanbul Üniversitesi tarafından usulsüz yatay geçiş nedeniyle lisans diploması "yokluk" ve "açık hata" gerekçeleriyle iptal edilen, ardından lisans mezuniyeti koşulunu karşılamadığı için yüksek lisans diploması da geçersiz sayılan İmamoğlu, mahkemede eğitim durumunu "yüksek lisans mezunu" olarak bildirdi.

ANILARDAN BAHSETTİ
-İmamoğlu, konuşmasının büyük bölümünü konuyla tamamen ilgisiz başlıklara ayırdı.
-İhale süreçleri, rüşvet iddiaları ve kamu kaynaklarının akıbeti hakkında tek bir somut savunma yapmayan İmamoğlu savunmasını milli ve manevi değerler arkasına saklamaya çalıştı.
-Dedesinin gazi oluşu, Cumhuriyet Bayramı, şehitler ve gaziler gibi hassas konuları işleyerek kamuoyunda duygusal bir karşılık oluşturmayı hedefledi.
-Duruşma boyunca Halk TV'nin kapatılması, medyaya baskı iddiaları ve operasyonlar üzerinden yeni bir tartışma alanı açmaya çalışan İmamoğlu, kamuoyunun dikkatini İBB yönetimindeki yolsuzluk ve şaibe iddialarından uzaklaştırmayı amaçladı.
Play Video

KİTABINI BİLE ANLATTI
Kendi yazdığı kitaptan dahi bahseden İmamoğlu, fon meselesine de değindi. İş insanlarının haraca bağlanmasıyla ilgili çok sayıda itirafçı anlatımlarını yok sayan İmamoğlu'nun, iddianamedeki ağır suçlamaları bilmezden geldi.
MİLYARLARCA LİRA KAMU ZARARINA SEBEP OLDU
-İmamoğlu'nun 2020-2025 yılları arasında sebep olduğu kamu zararı ve elde ettiği menfaat miktar tek tek dosyada anlatılmıştı.
-İmamoğlu, savunmasının ilk gününde bu delilleri görmezden geldi. Kendi koordinesinde firari Murat Gülibrahimoğlu'nun yürüttüğü "kaçak hafriyat" sistemiyle 185 milyon 877 bin ton izinsiz hafriyat dökümü gerçekleştirilmişti. Sadece maden ruhsatlı alanlara yapılan kaçak hafriyat dökümleri neticesinde 2021-2025 yılları arasında 31 milyar liranın üzerinde gelir elde edildiği kaydedilmişti. Yapılan bu kaçak dökümlerin maden sahalarının zarar görmesine yol açmasıyla birlikte toplam 111 milyar lira kamu zararı oluşturulduğu belgelenmişti.
-İBB tarafından 14 yurt dışı finansmandan, başta "raylı sistemlerde" kullanılmak üzere, yatırıldığı günkü kur baz alındığında toplam 69 milyar 516 milyon liralık başka ödemelerde kullanılmaması gereken kredi alındığı ortaya çıkmıştı. Alınan bu kredilerin amacı dışında kullanıldığı; 18 milyar 846 milyonunun yurt dışı finansal kuruluşlara gönderildiği, 13 milyar 836 milyon 609 bin lirasının ise iştirak şirketleri üzerinden İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç -Örgütüne bağlı ve yakın olduğu tespit edilen şirketlere aktarıldığı belgelerle doğrulanmıştı.
Bu suretle, yurt dışı finansmanlar üzerinden toplam 39 milyar 872 milyon lira kamu zararına sebep olunduğu görüldü.

A TAKIMI İTİRAF ETMİŞTİ
Aralarında Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren A takımında bulunan eski İBB Meclisi İştirakler Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız, Nuhoğlu İnşaat'ın sahibi Ali Nuhoğlu, İmamoğlu'nun kasası inşaatçı iş insanı Adem Soytekin'in de bulunduğu 73 itirafçı sanıktan 41'i davada ifade verdi.
Mahkemede İmamoğlu'nun A takımından olan bu isimler, iş insanlarını nasıl haraca bağladıklarını, İmamoğlu'nun İBB'nin nimetlerini cumhurbaşkanlığı adaylığı için nasıl kullandığını yüzüne vurdu.
Çok sayıda rüşvet suçuna karışan iş insanı da milyarlarca lirayı bulan rüşvetleri tek tek hangi isimlere teslim ettiklerini dekontlarına varıncaya kadar delilleriyle dile getirdi.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.
İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
BİRLEŞEN İLK DOSYA
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
İKİNCİ DOSYA
Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 63 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.
#Ekrem İmamoğlu#Özgür Özel

Yorumlar
Yorum Yap