Spor

İsmail Kartal 6-0'ın faturasını Aziz Yıldırım'a kesti

Kante'yi alamadığı için Bartuğ ve Levent Mercan'ı oyuna sokmak istemediğini belirterek Başkan Aziz Yıldırım'a 'Bana 6/8 oynayacak oyuncu almadınız' diyerek bir kez daha iğnelemede bulundu

İsmail Kartal 6-0'ın faturasını Aziz Yıldırım'a kesti

İsmail Kartal 6-0'ın faturasını Aziz Yıldırım'a kesti

6-0’lık tarihi hezimetin ardından İsmail Kartal tarafından sunulan mazeretler; sahadaki taktiksel yetersizliği ve hamle gecikmelerini örtmeye yetmedi. Ancak Kante'yi alamadığı için Bartuğ ve Levent Mercan'ı oyuna sokmak istemediğini belirterek Başkan Aziz Yıldırım'a 'Bana 6/8 oynayacak oyuncu almadınız' diyerek bir kez daha iğnelemede bulundu.

 

 

6-0’lık ağır mağlubiyetin ardından İsmail Kartal'ın yaptığı açıklamalar, Fenerbahçeli yöneticilerin canını skordan bile daha fazla sıktı. Kartal’ın Aston Villa karşılaşması sonrası sarf ettiği sözler ile maçın somut istatistiklerini yan yana koyan yöneticiler duruma çok tepkiliydi.

 

 

GERÇEKLİKTEN KOPUKLUK

 

İlk günden itibaren Kartal'ın göreve getirilmesine karşı çıkan yöneticiler; maç okuma biçimi ile sahadaki gerçeklik arasında devasa bir kopukluk olduğunu savundular.

 

 

KANTE TEPKİSİ

 

Bu yöneticiler, Kartal'dan hazır olmayan Kante'yi neden kadroya aldığını açıklamasını istiyor. Ancak Fransız oyuncunun "İyi değilim" demesiyle plan değişikliğini askıya almasına da kızgınlar.

 

ROTASYON ELEŞTİRİSİ

 

Fiziksel düşüş yaşayan İsmail Yüksek'i sahada tutarak kulübeden gelecek taze kan ihtiyacını engellediğini savunuyorlar. Aynı yöneticiler, Kartal'ın 6/8 numara pozisyonunda Bartuğ ve Levent dışında sahaya sürecek oyuncusu olmadığını ima ederek Aziz Yıldırım yönetimine, yani kendilerine "İstediğim oyuncuyu almadınız" diyerek laf çarptığını iddia ettiler.

 

 

TESPİT ÇELİŞKİSİ

 

Ayrıca yöneticiler, Kartal’ın "62’ye kadar her şey yolundaydı" tespiti ile maçın veri haritasının taban tabana zıt olduğu görüşündeler. 3-0 geride olunan ve rakibin sürekli ceza sahası içi tehdit ürettiği bir süreç için İsmail Kartal'ın "Her şey yolunda gidiyordu" demesi kendilerini oldukça kızdırdı.

 

MHK başına iş aldı

Süper Lig’de hakem tartışmaları bitmezken MHK, kelime bazlı yeni talimatıyla kucağına saatli bir bomba aldı! Türkçe 'Ha s...tir' sineye çekilirken, Ada kültüründen gelen oyuncuların refleks 'f... off' tepkilerine kırmızı kart çıkacak. Peki ya Portekizce, İspanyolca ya da diğer dillerde sövenler ne olacak?

 

 

Yapacak çok daha önemli işleri yokmuş gibi başkanı olmayan MHK, talimat değişikliğine gitti... İngilizce "f... off" tepkisinin de "f... you" gibi ağır hakaret olarak adlandırıldığını ve kırmızı kartla cezalandırılacağını açıkladı.

 

Özellikle Premier Lig ve Ada futbolu kültüründen gelen ya da ana dili İngilizce olan (Greenwood, Brown, Osimhen, Onuachu gibi) oyuncular için "f... off" bir reaksiyon refleksi. Bu kararla hakemler artık sahada pusuya yatıp kelime avcılığı yapmak zorunda kalacak.

 

Bir oyuncu hakemin yüzüne bakmadan, kaçan bir gole veya kendi hatasına kızıp "f... off" dese bile rakip oyuncular hakemin etrafını sarıp "Kırmızı kartı vermek zorundasın, talimat böyle!" diye baskı kuracak.

 

Hâlihazırda saha içinde bir oyuncu "f... off"un Türkçe karşılığına gelen "Ha s...tir ya" dediğinde hakemler bunu genelde duymazdan gelir ya da "Tamam uzatma" diye geçiştirir.

 

Ancak İngilizce bir nida duyulduğunda talimat gereği acımasız olunacak. Bu durum, yabancı oyuncuların "Siz kendi dilinizdeki sitemleri tolere ediyorsunuz ama bizim dilimizdeki refleks cümleye kırmızı atıyorsunuz" diyerek isyan etmesine zemin hazırlayacak.

 

Bunun devamında Latin bir oyuncu (Süper Lig ve 1. Lig'de çok var) hakemin gözünün içine bakarak "P... madre carajo!" dediğinde ne olacak? Hakem İspanyolca, Portekizce ya da küfreden futbolcunun ana dilini bilmediği için "Anlamadım" diyerek oyunu devam ettirecek.

 

 

Tablo karanlık, gelecek aydınlık

4 büyüklerin borç tablosu her ne kadar 'karanlık' görünse de geleceğin 'aydınlık' olma potansiyeli çok yüksek. Kulüplerin banka faizlerinden arınmaya başlaması, borçların karşılığında elde tutulan kadro değerleri ve endüstriyel gelirlerin büyüklüğü sayesinde işler yoluna girmiş gibi duruyor. Doğru bir finansal disiplin ve oyuncu satışı odaklı vizyonla, bu borç yapısı sürdürülebilir bir büyüme modeline rahatlıkla dönüşebilir.

 

 

Anadolu Ajansı'nın geçtiği haberde 4 büyükler için 108,1 milyar TL’lik toplam borç yükü ilk bakışta endişe verici bir fotoğraf sunsa da; borçların yapısı, niteliği ve kulüplerin dönüşüm potansiyeli incelendiğinde geleceğe umutla bakmak için güçlü gerekçeler var.

 

BANKA KREDİLERİ VE FAİZ SARMALINDAN ÇIKIŞ

 

Geçmiş yıllarda Türk futbolunu bitme noktasına getiren en büyük karabasan, devasa banka kredi borçları ve katlanarak artan faiz yüküydü. AA'nın sunduğu tabloda finansal borçların toplam içindeki payının sadece 7,68 milyar TL kalması, kulüplerin artık yüksek faizli borç sarmalından çıkmaya başladığını gösterdi. Bu, gelecekte gelirlerin doğrudan kulüp kasasında kalmasının önünü açtı.

 

TİCARİ BORÇLAR VE OYUNCU YATIRIMLARI

 

Ticari borçların (bonservis ve menajerlik) yüksek olması, kulüplerin kötü harcamalarından ziyade kadrolarına yatırım yaptıklarını gösteriyor.

 

Bu borçların karşılığında kulüplerin elinde milyonlarca euroluk oyuncu varlıkları (sermaye) kalıyor. Doğru bir oyuncu satış stratejisiyle bu borçlar çok kısa sürede kapatılabilir bir potansiyele sahip olacak.

 

MARKA DEĞERİ VE GELİR POTANSİYELİ HÂLÂ GÜÇLÜ

 

Gelecek dönemlere ait peşin tahsilatların 29,49 milyar TL olması, bu kulüplerin hâlâ çok yüksek bir ticari cazibeye, kombine ile loca talebine ve sponsorluk gücüne sahip olduğunun kanıtı.

Öznur Demirbey

Öznur Demirbey

[email protected]

UEFA, Galatasaray'a 'Yalancı Cehennem' soruşturması başlattı

Barcelona maçında tribünlerden yükselen ıslıkların stadyum hoparlörlerinden yapay olarak verildiği iddiası Galatasaray'ın canını yakabilir. İspanyol taraftarların çektiği videolar ve TV yayınındaki gariplikler üzerine harekete geçen UEFA, 'yalancı cehennem' iddialarıyla ilgili resmi soruşturma başlattı.

 

Elif Aksu

Elif Aksu

[email protected]

 

Barcelona taraftarlarının başlattığı "cehennem yalan" ve "ıslıklar sahte, hoparlörlerden ıslık sesi veriliyor" iddiası üzerine UEFA, Galatasaray aleyhine soruşturma başlatma kararı aldı. Deplasmanda takımlarını destekleyen yaklaşık 900 Barcelona taraftarı, sarı-kırmızılı tribünlerin rakip takımı baskı altına almak amacıyla stadyum hoparlörlerinden (PA sistemi) banttan ıslık ve desibel artırıcı yapay ses yayınladığını öne sürdü. Bunu videoya alıp sosyal medyada paylaştılar.

 

 

İSPANYOL BASININDAN "YALANCI CEHENNEM" İDDİASI

 

İspanyol basınında geniş yer bulan haberlerde; stadyumun boşaldığı anlarda dahi hoparlörlerden yükselen ıslık sesleri ve TV yayınlarındaki tutarsızlıklar delil olarak gösterildi. Sami Yen için "yalancı cehennem" iddiaları yükseldi.

 

 

UEFA DİSİPLİN TALİMATLARI VE YASAKLAR

 

UEFA kurallarına göre, maç esnasında stadyum ses sisteminin taraftarı yönlendirmek veya rakibi baskı altına almak amacıyla kullanılması kesinlikle yasak. Hoparlörlerin yalnızca güvenlik duyuruları ve resmi anonslar için kullanılmasına izin veren disiplin talimatları gereğince UEFA Kontrol, Etik ve Disiplin Kurulu inceleme başlattı.

 

 

DELİLLER MERCEK ALTINDA VE MUHTEMEL YAPTIRIM

 

Maç delegesinin raporu ve Barcelona cephesinden sunulan görsel materyaller doğrultusunda başlatılan soruşturmada, temsilcilerin raporları ve stadyum içi ses kayıtları mercek altına alındı.

 

Soruşturma sonucunda UEFA'nın Galatasaray'a verebileceği muhtemel yaptırımlar arasındaki en yüksek ceza, para cezası.

 

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.