Tarih

22 haziran 1691

 II. Süleyman, Osmanlı'nın 20. Padişahı (d. 1642)

22 haziran 1691

22 Haziran Tarihte Bugün  Miladi takvime göre yılın 173. günü

 

Olaylar

  • MÖ 217 - Rafya SavaşıAntik Mısır Ptolemaios Krallığı Ordusu, III. Antiohos idaresindeki Seleukos İmparatorluğu Ordusu'nu Filistin'de bozguna uğrattı.
  • MÖ 168 - Pidna MuharebesiLucius Aemilius Paullus Macedonicus komutasındaki Roma ordusu, Kral Perseus komutasındaki Makedon ordusunun bozguna uğratarak 3. Makedonya Savaşına nihayet verdi.
  • 431 - Üçüncü Ekümenik Konsil olan Efes Konsili'nin, İskenderiye Patriği Cyril tarafından açılışı.
  • 1593 - Sisak SavaşıOsmanlı ordusu Haçlı ordusu tarafından bozguna uğratıldı.
  • 1691 - II. Ahmed, 21. Osmanlı Padişahı olarak tahta çıktı.
  • II. Ahmed
    احمد ثانى İslâm Halifesi
    Emîrü'l-mü'minîn
    İki Kutsal Caminin Hizmetkârı

    Konstantin Kapıdağlı tarafından çizilmiş portresi.

    21. Osmanlı Padişahı Hüküm süresi 22 Haziran 1691 - 6 Şubat 1695 (4 yıl, 7 ay ve 16 gün) Önce gelen II. Süleyman Sonra gelen II. Mustafa 100. İslâm Halifesi Hüküm süresi 22 Haziran 1691 - 6 Şubat 1695 Önce gelen II. Süleyman Sonra gelen II. Mustafa   Doğum 25 Şubat 1643 veya 1 Ağustos 1642
    KonstantiniyyeOsmanlı İmparatorluğu Ölüm 6 Şubat 1695 (51 yaşında)
    EdirneOsmanlı İmparatorluğu Defin Süleymaniye CamiiİstanbulTürkiye Eş(ler)i Rabi'a Sultan
    Şayeste Hatun Çocuk(lar)ı Şehzade İbrahim
    Şehzade Selim
    Asiye Sultan
    Atike Sultan ihtilaflı
    Hatice Sultan Tam adı Ahmed bin İbrahim Hanedan Osmanlı Hanedanı  Babası İbrahim Annesi Hatice Muazzez Sultan Dini İslam İmza

    II. Ahmed (Osmanlı Türkçesi: احمد ثانی, Aḥmed-i sānī) (25 Şubat 1643 Konstantiniyye – 6 Şubat 1695 Edirne), 21. Osmanlı padişahı ve 100. İslam halifesidir.

    İlk yılları

    Sultan İbrahim'in üçüncü oğludur. Annesi Hatice Muazzez Sultan'dır. 1643'te İstanbul'da dünyaya geldi. İyi bir tahsil gördü. Arapça ve Farsçayı ileri düzeyde öğrendi. Kardeşi II. Süleyman'ın dört yıllık saltanatı sırasında sarayda kafes hayatı yaşadı. 21 Haziran 1691'de tahta çıktığı zaman 48 yaşındaydı. II. Ahmed'in cülusu sırasında Osmanlı Devleti, İkinci Viyana Kuşatması'nı takip eden harplerle meşguldü.

    Saltanatı

    II. Ahmed

    Sultan II. Ahmed ağabeyi II. Süleyman'ın ölümü üzerine 22 Haziran 1691 günü 48 yaşındayken tahta çıktı. Tahta çıktıktan sonra ilk olarak; Avusturya üzerine giden Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'ya bir ferman göndererek sadaretinin ve seferin devamını diledi. Fazıl Mustafa Paşa, 20 Temmuz'da Belgrad'a ulaşan Osmanlı ordusunu, Kırım kuvvetlerinin gelmesini beklemeden ve harp meclisinin kararına aykırı olarak Petrovaradin önlerinde bulunan Avusturya ordusu üzerine sürdü. Tisa Suyun'un Tuna'ya karıştığı Salankamen mevkiinde, şiddetli geçen harbin ilk anlarında Osmanlı ordusu üstün durumda iken serdarın vurularak öldürülmesi üzerine, vaziyet Osmanlılar aleyhine döndü. Böylece Salankamen savaşı kaybedildi. Bu savaşta tarihçilerin; âlim, dindar, alicenap, vakur ve adil bir kimse olarak vasıflandırdıkları, iyi bir devlet adamı ve komutan olan Fazıl Mustafa Paşa'nın ölümü, Osmanlılar için en büyük kayıp olmuştur.

    Salankamen hezimetinden sonra, Lipova ve Varad kaleleri Avusturyalılar tarafından işgal olundu. Durumu müsait gören Leh kuvvetleri Kamaniçe Kalesi'ni muhasara edip, İsakçı Kalesi civarına kadar geldiler. Ancak Kamaniçe serdarı Kahraman Paşa tarafından bozguna uğratıldılar. Venedikli vali Morosunu Girit'e asker çıkarıp, Hanya kalesini kuşattıysa da İsmail Paşa'nın kahramanca savunması sayesinde adadan ayrılmak zorunda kaldı.

    1693 yılında AvusturyalılarErdel üzerinden Eflak ve Boğdan'a tekrar taarruza başladılar. Yanova'yı işgal eden düşman kuvvetleri, Belgrad'ı muhasara ettiler. Ancak Sadrazam Bozoklu Mustafa Paşa süratle gelerek Yanova'yı geri aldı ve Belgrad'ı kuşatmadan kurtardı. Osmanlı Ordusunun kısmi başarılarına rağmen Avusturyalılar'ın taarruzları devam ediyordu. Bu sırada Osmanlılar'ın toparlanmasına fırsat vermek istemeyen Venedikliler de devamlı saldırı halindeydiler. Serdar-ı ekremin Varadin kuşatmasında olduğu bir sırada MaltaFloransa ve Papalık filolarından oluşan bir Venedik donanması Sakız Adası'nı işgal etti. Bu haber Sultan II. Ahmed'i çok müteessir etti. Padişah, bu üzüntüsünü Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya gönderdiği hatt-ı hümayunda "Mademki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan memleketini fethetsen kabulüm değildir." diyerek bildirdi. Ayrıca sadrazam Edirne'ye gelince; "Eğer bu kış Sakız adası geri alınmazsa, bütün reisleri katlederim." diyerek emrini bildirdi.

    Bu emir üzerine 1695 yılı ilk günlerinde İstanbul'dan hareket eden Osmanlı donanması kalyonlar kaptanı Mezamorta Hüseyin Paşa'nın büyük kahramanlığı sayesinde Sakız boğazındaki Koyun adaları mevkiinde Venedik donanmasına büyük zayiat verdirdi. Venedikli amiral, gemisiyle birlikte sulara gömüldü. Koyun adaları zaferinden sonra, Türk donanması Sakız'a asker çıkarıp adayı kolayca ele geçirdi. Ancak Sultan II. Ahmed Sakız'ın fetih haberini alamadan 6 Şubat 1695 tarihinde 51 yaşında Edirne’de vefat etti.

  • 1812 - Napolyon Bonapart Rusya seferine başladı.
  • 1846 - Adolphe Saxsaksofonun patentini aldı.
  • 1911 - V. George, taç giyerek resmen Büyük Britanya kralı oldu.
  • 1919 - Amasya Genelgesi yayınlandı.
  • Genelgenin orijinal metni.

    Amasya Genelgesi veya Amasya Tamimi, ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi olması nedeniyle Türk tarihinde önemi olan metin.

    Genelgenin hazırlanması

    İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiştir. Bir ihtilal bildirisi niteliği taşımaktadır, çünkü İstanbul Hükümeti'ni hiçe saymakta; hükûmetin düşman devletlerin esiri olduğunu söylemekte ve milleti yine milletin kendisinin azmi ve kararlılığının kurtaracağını söylemektedir. Maddenin yorumu Türk Kurtuluş Savaşının amacı ve yönetim şeklinin halk tarafından yapılması ve seçilmesidir. Mustafa Kemal kendisinin hazırladığı Amasya Tamimi'ni, 9. Ordu Müfettişi sıfatı ile imzalamıştır.

    Sivas'ta bir kongrenin toplanacağı, Amasya Genelgesi'nde belirtilmiştir.

    Esaslar, Mustafa Kemal tarafından yaveri Cevat Abbas Bey'e 21-22 Haziran 1919 gecesi Amasya'da yazdırılmıştır.

    Mustafa Kemal tarafından Cevat Abbas Bey'e yazdırılan temel esaslar şunlardır:

  • Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.
  • İstanbul hükûmeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.
  • Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
  • Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak millî bir heyetin varlığı zaruridir.
  • Anadolu'nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas'ta hemen millî bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.
  • Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.
  • Her ihtimale karşı bu mesele millî bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar.
  • Doğu illeri adına 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. O tarihe kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse Erzurum Kongresi'nin üyeleri de Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.
  • Nutuk'un aynı bölümünde ifade edilir ki aslında bu taslak, dört maddelik bir müsvedde olarak dikte edilmiştir. Amasya Genelgesi'nin sonuç bildirgesi bu taslak doğrultusunda gerçekleşmiştir. Bu taslak metnin sonunda, Mustafa Kemal'in, Kurmay Başkanı Albay Kâzım Bey'in, kurmay heyetinden tebliğ işlerinden sorumlu memur Hüsrev Bey'in, askeri makamlara şifre yayan diğer bir yaver Muzaffer Bey'in ve sivil makamlara şifreleyen fakat Nutuk'ta adı açıklanmayan bir sivil memurun imzaları vardır ve Nutuk'ta ifade edildiğine göre bunlardan başka imzalar da vardır.

    Hazırlanan bildirideki bu diğer imzalar, bahsi geçen ilk imzalardan sonra müsveddede yerini almıştır. Atatürk'ün Nutuk'ta, isimlerinden bahsetmediği bu imzaların sahipleri; İstiklal Savaşı'nı başlatan diğer komutanlar olan Rauf OrbayRefet Bele ve Ali Fuat Paşa'dır.

    Bildiri, Erzurum'da 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir'e ve Cemal Mersinli Paşalar'a da sunuldu. Onların onayının alınmasından sonra, bildiri, 22 Haziran 1919'da ülkenin en batısındakinden en doğusundakine kadar tüm mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından ulaştırıldı.

    Amasya Genelgesi'nin sonuçları

    Amasya Genelgesi'nin hazırlanarak telgraf yolu ile tüm Türkiye'ye iletildiği Amasya Saraydüzü Kışlası

  • Türk inkılabının ihtilâl safhası başlamıştır.
  • Kurtuluş Savaşı'nın gerekçesi, amacı ve yöntemi belirlenmiştir.
  • İlk kez millî egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.
  • İstanbul Hükûmeti ilk kez yok sayılmıştır.
  • Türk milleti, hem İstanbul'a hem de işgalci güçlere karşı mücadeleye çağrılmıştır.
  • Kurtarıcı olarak görülen padişah, Hilâfetmanda ve himaye düşüncesinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi almıştır.
  • Üstü kapalı olarak Heyet-i Temsiliye'nin (Temsil Kurulu) oluşturulmasından bahsedilmiştir.
  • Mustafa Kemal padişah tarafından kendisine verilen 9. Ordu Müfettişliği yetkilerini aşmış, kendi sorumluluğunda olmayan batı bölgelerine de bir tamim yayınlamıştır.
  • Direniş esasları ilk defa Amasya'da yazılı bir ilke haline getirilmiştir.
  • Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır oluşumu sağlamlaşmıştır.
  • İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiş olduğundan evrensel bir maddedir.

 

Doğumlar

Ölümler

 

 

Vikipedi

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.