Suriye'de tarihi karar! Devrik lider Beşşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Necib Atıf idama mahkum edildi

Suriye'de Şam Ceza Mahkemesi, ülkenin iç savaşı sırasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan hüküm giyen devrik lider Beşşar Esad'ı, kardeşi Mahir Esad'ı ve kuzeni Necib Atıf'ı salı günü idama mahkum etti.
Suriye mahkemesi, devrik lider Beşşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve Esad'ın kuzeni eski Dera Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı Necib Atıf'ı idama mahkum etti.
Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi'nde, Beşşar Esad, Mahir Esad ve Esad'ın kuzeni Atıf'ın da aralarında olduğu sanıkların yargılanmasında karar çıktı.
Suriye'de, 2011'de ülke genelinde başlayan protestoların ilk döneminde Dera'daki güvenlik operasyonlarında rol aldığı belirtilen eski yetkili Necib Atıf ile aralarında devrik lider Beşşar Esad'ın kardeşi Mahir Esad'ın da bulunduğu 7 firari sanık idam cezasına çarptırıldı.
Mahkeme başkanı hakim Fahreddin Aryan, soruşturmalar ve tanık ifadelerinin, Necib Atıf'ın Suriye'deki protestoların başlamasının ardından Dera'da bazı tutukluların sorgulanmasına müdahil olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Necib'in 2011'de Dera'daki sivillere yönelik güvenlik operasyonunu yönettiğini ifade eden Aryan, mahkemede hazır bulunan Necib'i suçlu bulduğunu ve hakkında idam cezası verdiğini açıkladı.
ESAD, KARDEŞİ VE KUZENİNE İDAM KARARI
Suriye resmi haber ajansı SANA'nın aktardığı karar metnine göre, mahkeme ayrıca firari sanıklar devrik lider Beşşar Esad, kardeşi Mahir Esad, Fehd Casım el-Fureyc, Muhammed Eymen Uyuş, Lüey Ali el-Ali, Kusay İbrahim Mehiyub, Vefik Salih Nasır ve Talal Faris el-Asimi'yi "kasten ve taammüden öldürme" ve "ölümle sonuçlanan işkence" suçlarından suçlu bularak idamlarına hükmetti.
Suriye'nin devrik diktatörü Beşşar Esad ve kardeşi Mahir Esad (Arşiv)
Sanıkların söz konusu suçlara ilişkin sorumluluklarının soruşturma ve tanık ifadeleri kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
Esad'ların kuzeni Necib Atıf (Arşiv)
Esad'ın kuzeni Necib Atıf dışında diğer sanıklar firari durumda. Beşşar Esad ve kardeşi Mahir Esad, Aralık 2024'teki devrim sırasında yurt dışına kaçmıştı. Suriye yasalarınca mahkemece suçlu bulunan sanıklara idam cezası verilebilir.
Ancak Suriye'de Aralık 2024'teki devrimin ardından başlayan yeni dönemde şu ana kadar hiç idam cezası uygulanmadı.
NECİB ATIF KİMDİR?
66 yaşındaki Necib Atıf, Esad'ın kuzeni ve Suriye'nin güneyindeki Dera vilayetinde eski siyasi güvenlik biriminin başkanıydı. Necib, 1980'lerin başında okulunu tamamladıktan sonra Humus'taki Askeri Akademi'ye katıldı. Eğitimini tamamlamasının ardından Dera'daki siyasi güvenlik biriminin başına geçti.
Necib, 2011'de hükümet karşıtı gösterilerin şiddetle bastırılmasında rol almak, çok sayıda tutukluya işkence yapılmasından ve gözaltında ölümlerden sorumlu olmakla suçlandı.
Necib Atıf (REUTERS)
Dera'da bir okulun duvarına hükümet karşıtı sloganlar yazan çocuklar gözaltına alındı ve işkence gördü. O dönemde siyasi güvenlik biriminin başında bulunan Atıf, çocukların gözaltına alınması ve işkence görmesi sürecinde sorumlu tutuldu.
Çocukların gözaltına alınması, kentte büyük tepkiye yol açtı ve kısa sürede ülke geneline yayılan protestoların başlamasında önemli rol oynadı. Gösteriler zamanla büyüdü ve 14 yıl süren kanlı Suriye iç savaşına dönüştü.
Hakkında cinayet, işkence ve katliamlardan sorumluluk dahil en az 10 suçlama bulunuyordu. Necib, Ocak 2025'ten bu yana Suriye'de tutuklu bulunurken, Esad ve Mahir Esad Rusya'ya kaçtıkları için gıyaben yargılandı.
ATIF NASIL YAKALANDI?
Beşşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesinin ardından ülkeyi terk eden Atıf, daha sonra Suriye'ye geri döndü.
Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı genel güvenlik güçleri, Ocak 2025'te Lazkiye vilayetinde eski rejimin kalıntılarına yönelik operasyonlar sırasında Atıf'ı yakaladı.
Atıf'ın yakalanması, 2011'deki ayaklanmanın başlangıcında Dera'da kritik bir güvenlik görevinde bulunması nedeniyle eski rejim yetkililerine yönelik en önemli tutuklamalardan biri olarak değerlendirildi.
Necib Atıf (AFP)
ŞAM'DA KARAR SONRASI KUTLAMA
Kararın açıklanması sırasında Şam'daki mahkemenin çevresinde kalabalıkların toplandığı bildirildi.
Al Jazeera'nın aktardığına göre, kararın ardından bazı Suriyeliler "rahatladıklarını" ifade etti ve insanlar mahkeme binasının çevresinde kararları kutladı.
Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi (AFP)
Beşşar Esad ailesinin 50 yılı aşkın süren yönetiminin ardından Suriye'nin son 18 aydır geçmişiyle hesaplaşmaya çalıştığı belirtilirken, Necib Atıf davası bu sürecin en önemli adımlarından biri olarak öne çıktı.
ESAD REJİMİNİN KANLI MİRASI! İDAM KARARININ ARDINDA SEDNAYA'DAN VARİL BOMBALARINA UZANAN SAVAŞ SUÇLARI
Suriye'de devrik lider Beşşar Esad'ın gıyabında idama mahkum edilmesiyle birlikte, ülkeyi yıllarca yöneten Esad rejiminin iç savaş boyunca işlediği ağır suçlar yeniden gündeme geldi. Suriye mahkemesinin kararı, yalnızca Esad'ın siyasi iktidarının sonrasına ilişkin bir gelişme değil, aynı zamanda yıllarca belgelenen işkence, zorla kaybetme, infaz ve sivillere yönelik saldırılar nedeniyle hesap verme sürecinin önemli bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
Esad rejiminin iç savaş boyunca uyguladığı yöntemlere ilişkin Birleşmiş Milletler soruşturmaları ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarında çok sayıda savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddiası yer aldı. Human Rights Watch, Esad yönetiminin çöküşünün ardından yaptığı çağrıda, eski yönetimin işlediği suçlara ilişkin devlet ve istihbarat belgeleriyle birlikte işkence merkezleri, toplu mezarlar ve diğer suç mahallerindeki delillerin korunması gerektiğini belirtti.
Suriye (Arşiv)
SEDNAYA: ESAD REJİMİNİN İŞKENCE VE İNFAZ ÜSSÜ
Esad rejiminin karanlık yüzünün en güçlü sembollerinden biri, başkent Şam'ın kuzeyindeki Sednaya Askeri Cezaevi oldu.
Uluslararası Af Örgütü'nün 2017 tarihli kapsamlı araştırması, Sednaya'da binlerce kişinin sistematik biçimde öldürüldüğünü ortaya koydu. Örgüt, 2011-2015 arasında haftada bir, çoğu zaman haftada iki kez, gruplar halinde mahkumların hücrelerinden çıkarılarak gizlice asıldığını ve beş yıl içerisinde 13 bine kadar kişinin infaz edilmiş olabileceğini bildirdi. Kurbanların büyük bölümünün hükümete muhalif siviller olduğuna dikkat çekildi.
Sednaya Hapishanesi (Arşiv)
Af Örgütü, Sednaya'daki uygulamaları yalnızca münferit işkence vakaları olarak değil, sistematik ve yaygın bir saldırının parçası olarak tanımladı. Raporda cinayet, işkence, zorla kaybetme, tecavüz, cinsel şiddet ve imha uygulamalarının devlet politikası kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.
Af Örgütü'nün Sednaya'ya ilişkin araştırmasında cezaevindeki mahkumların ağır işkenceye, aç bırakmaya, susuz bırakmaya ve tıbbi yardımdan mahrum bırakılmaya maruz kaldığı; infaz edilenlerin cesetlerinin kamyonlarla taşınarak toplu mezarlara götürüldüğüne ilişkin tanıklıklara yer verildi.
"İNSAN MEZBAHASI" OLARAK TANIMLANDI
Sednaya'daki uygulamaların boyutu nedeniyle cezaevi, uluslararası kamuoyunda Esad rejiminin işkence sisteminin sembolü haline geldi.
Af Örgütü'nün raporunun başlığında Sednaya için "Human Slaughterhouse", yani "İnsan Mezbahası" ifadesi kullanıldı. Örgüt, cezaevinde gerçekleştirilen toplu infazların binlerce kişinin sistematik biçimde öldürülmesi anlamına geldiğini belirtti.
Sednaya Hapishanesi (Arşiv)
Esad'ın 2017'de Af Örgütü'nün bulgularını reddetmesine rağmen örgüt, Esad'ın Sednaya'daki gerçek duruma ilişkin somut bir bilgi ortaya koymadığını ve cezaevinde infazların yapıldığını kabul ederken bunların kapsamına ilişkin açıklama sunamadığını belirtti.
İŞKENCE SEDNAYA İLE SINIRLI KALMADI
Esad rejiminin suçları Sednaya ile sınırlı değildi.
Human Rights Watch, Suriye'deki ayaklanmanın başladığı 2011'den itibaren hükümete bağlı istihbarat ve güvenlik birimlerinin çok sayıda kişiyi gözaltına aldığını ve gözaltı merkezlerinde ölümler yaşandığını belgeledi. Kuruluş, 2012'de ülke genelinde 27 ayrı gözaltı merkezini tespit ederek haritalandırdı.
Af Örgütü'nün 65 işkence mağduruyla yaptığı görüşmelere dayanan başka bir araştırmada ise Esad hükümetine bağlı güvenlik güçlerinin işkenceyi muhalifleri bastırmak amacıyla sistematik bir yöntem olarak kullandığı belirtildi.
Dara, Suriye (Arşiv)
SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILAR VE ZORLA YERİNDEN ETME
Esad rejimine yöneltilen suçlamalar cezaevlerindeki işkence ve infazlarla da sınırlı değildi.
Human Rights Watch ve Af Örgütü, Esad yönetiminin savaş boyunca yargısız infazlar, keyfi gözaltılar, sivillere yönelik kasıtlı ve ayrım gözetmeyen saldırılar ile sivillerin aç bırakılması gibi yöntemlere başvurduğunu belgeledi. Kuruluşlar, bu uygulamaların muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivilleri zorla yerinden etmeye yönelik bir stratejinin parçası olduğunu belirtti.
Esad rejiminin sivillere yönelik hava saldırıları da uluslararası soruşturmalarda geniş biçimde ele alındı. Savaş boyunca yerleşim bölgelerinin bombalanması, hastaneler ve sivil altyapının hedef alınması ve kimyasal silah kullanımı iddiaları, Esad yönetiminin savaş suçları dosyasının en önemli başlıkları arasında yer aldı.
Suriye (Arşiv)
VARİL BOMBALARI: SİVİL YERLEŞİMLERİN ÜZERİNE YAĞAN SALDIRILAR
Esad rejiminin savaş boyunca kullandığı yöntemlerden biri de varil bombaları oldu.
Sivillerin yaşadığı bölgelerde kullanılan doğaçlama patlayıcı düzenekler, özellikle rejim güçlerinin hava üstünlüğüne sahip olduğu dönemlerde büyük yıkıma neden oldu. Varil bombalarının yerleşim bölgelerine bırakılması, Esad rejiminin sivillere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarıyla ilgili uluslararası raporların önemli başlıklarından biri haline geldi.
Bu saldırılar, Esad rejiminin muhalif bölgeleri kontrol altına almak için kullandığı askeri yöntemlerle birlikte değerlendirildi.
Suriye (Arşiv)
DELİLLERİN KORUNMASI İÇİN ULUSLARARASI ÇAĞRI
Esad rejiminin devrilmesinin ardından insan hakları kuruluşlarının en önemli çağrılarından biri, suçların delillerinin korunması oldu.
Human Rights Watch, Af Örgütü ve Sednaya'daki mağdurları temsil eden kuruluşlar, yeni Suriye yönetimine eski hükümete ait istihbarat ve devlet belgelerini, suç mahallerini ve toplu mezarları koruma çağrısı yaptı. Amaç, yıllarca süren ihlallerin belgelenmesi ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması olarak açıklandı.
Af Örgütü, 2025'te yayımladığı başka bir değerlendirmede de Sednaya ve diğer cezaevlerinden kurtulanların ağır fiziksel ve psikolojik sonuçlarla mücadele ettiğini belirtti. Örgüt, mağdurlar ve yakınları için adalet, tazminat ve kapsamlı destek mekanizmaları kurulması çağrısında bulundu.

Necib Atıf (REUTERS)
Yorumlar
Yorum Yap