Tarih

13 Haziran 1891

İstanbul Arkeoloji Müzesi ziyarete açıldı

13 Haziran 1891

13 Haziran  Tarihte Bugün  Miladi takvime göre yılın günü

 

Olaylar

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Arkeoloji Müzesi'nin giriş kapısı

  Açılış 13 Temmuz 1891 (134 yıl önce) Konum Osman Hamdi Bey Yokuşu Sokak, Gülhane, İstanbul, Türkiye Koordinatlar 41°00′42″K 28°58′53″D Tür Arkeoloji müzesi Koleksiyon boyutu Yaklaşık 1 milyon parça Ziyaretçi 530.065 Müdür Rahmi Asal Kurucu Osman Hamdi Bey

Sayda/Sidon kazılarında bulunan İskender Lahdi

İstanbul Arkeoloji Müzesi, çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle, dünyanın en büyük müzeleri arasındadır. Türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski binasıdır. 19. yüzyılın ortalarında Maarif Nazırı Mehmed Esad Safvet Paşa tarafından Müze-i Hümâyûn adıyla 1869 yılında kurulmuştur ve 13 Haziran 1891'de ana binanın inşaatı tamamlanıp ziyarete açılmıştır.

Müzenin birimleri

Müzenin koleksiyonunda, Balkanlar'dan Afrika'ya, Anadolu ve Mezopotamya'dan Arap Yarımadası'na ve Afganistan'a kadar, Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları içinde yer alan medeniyetlere ait eserler bulunmaktadır. Müze üç ana birimden oluştuğu için İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak adlandırılmaktadır.

Tarihçe

Osman Hamdi Bey'in Büstü ve Anısına Çakılan Plaketi

Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçen İstanbul Arkeoloji Müzeleri, ülkedeki ilk müzecilik faaliyetlerini bünyesinde barındırır. Osmanlı döneminde tarihî eser toplama merakı, Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren görülebilir ancak müzeciliğin resmi olarak kurumsallaşması, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin 1869'da 'Müze-i Hümayun' olarak kurulmasıyla denk gelmiştir. Müze-i Hümayun, Aya İrini Müzesi'nde toplanmış arkeolojik eserlerden oluşur ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin temelini oluşturur. Dönemin Maarif Nazırı Mehmed Esad Safvet Paşa, müzeyle yakından ilgilenmiş ve kişisel çabalarıyla müzeye eserler kazandırmıştır. Ayrıca, Galatasaray Lisesi'nden İngiliz asıllı Edward Goold, müze müdürü olarak atanmıştır. 1872'de Maarif Nazırı Ahmed Vefik Paşa, müzeyi tekrar kurarak Phillip Anton Dethier'i müdür olarak atanmıştır. Dethier'ın çalışmaları sonucunda Aya İrini kilisesi mekânının yetersiz olduğu anlaşılmış ve yeni bir bina yapılması gündeme gelmiştir. Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle yeni bina yapılamaz ve Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılan "Çinili Köşk" müzeye dönüştürülmüştür. Çinili Köşk, hala İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin bir parçası olarak hizmet vermektedir ve 1880'de restore edilerek açılmıştır. İstanbul Arkeoloji Müzeleri kompleksi içinde, en eski yapı olan Çinili Köşk, Türk çini ve seramik örneklerinin sergilendiği bir müzedir. II. Mehmed'in İstanbul'da yaptırdığı sivil mimari örneklerinin en eski örneğidir ve Selçuklu etkileri taşır. Yapının kapısında bulunan çini kitabede inşa tarihi olarak Miladi 1472 yazsa da, mimarı bilinmemektedir.[5]

  • Lahitlerin İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne taşınmasına dair belgeler
  • İskele yapım masraflarını gösterir belge

    İskele yapım masraflarını gösterir belge

  •  
  • Lahitlerin Asir vapuru ile Sirkeci'deki Şimendifer İskelesi'ne getirildiğini gösteren belge

    Lahitlerin Asir vapuru ile Sirkeci'deki Şimendifer İskelesi'ne getirildiğini gösteren belge

1881 yılında, Sadrazam Edhem Paşa'nın oğlu olan Osman Hamdi Bey'in müze müdürlüğüne atanmasıyla Türk müzeciliğinde yeni bir çağ açılmıştır. Bugün Eski Şark Eserleri Müzesi olarak bilinen bina, Osman Hamdi Bey tarafından II. Abdülhamid döneminde 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi olarak inşa edilmiştir. Bu akademi, ileride Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin temelini oluşturacak ve Osmanlı İmparatorluğu'nda açılan ilk güzel sanatlar okulu olacaktır. Binanın mimarı Alexander Vallaury'dir. 1917 yılında içindeki akademinin Cağaloğlu'nda başka bir binaya taşınmasıyla bu bina, müzeler müdürlüğüne tahsis edilmiştir. Dönemin müze müdürü Halil Ehem Bey, Yakındoğu ülkelerinin ülkelerinin antik kültürlerine ait eserlerin Yunan, Roma ve Bizans eserlerinden ayrı olarak sergilenmesinin daha uygun olacağını düşünmüş ve binanın Eski Şark Eserleri Müzesi olarak düzenlenmesini sağlamıştır.

ApollonMilet.

Okeanos heykeli.

Osman Hamdi Bey, Nemrut DağıKyme, Marinave diğer Aiolia Nekropolleri'nde ve Lagina Hekate Tapınağı'nda kazılar gerçekleştirmiş ve bu alanlardan elde edilen eserleri İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilemek üzere toplamıştır. 1887-1888 yıllarında Lübnan'daki Sayda'da yürüttüğü kazılar sonucunda Krallar Nekropolü'ne ulaşmış ve dünyaca ünlü İskender Lahdi dahil olmak üzere birçok önemli lahit ile İstanbul'a dönmüştür. Bu eserlerin sergilenebilmesi için yeni bir müze binasına ihtiyaç duyulmuştur. Osman Hamdi Bey'in talebi üzerine dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından Çinili Köşk'ün karşısına inşa edilen ve Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) olarak adlandırılan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, 13 Haziran 1891'de ziyarete açılmıştır. Bu tarih hala Türkiye'de müzeciler günü olarak kutlanmaktadır. Ana müze binasına, kuzey kanadı 1903'te ve güney kanadı ise 1907'de inşa edildi ve kanatların eklenmesiyle bugünkü ana müze binası oluşturulmuştur. Ayrıca, ana müze binasının güneydoğu bitişiğine, yeni sergi salonları ihtiyacını karşılamak amacıyla 1969-1983 yılları arasında bir ilave yapılmış ve bu bölüm Ek Bina olarak adlandırılmıştır. İstanbul Arkeoloji Müzeleri çoğul olarak bilinir bunun nedeni Eski Şark Eserleri Müzesi, Çinili Köşk Müzesi, Arkeoloji Müzesi olmak üzere üç ayrı müzenin var olmasıdır.

Galeri

İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde Sergilerden Antik Eserlerden Alıntılar

Doğumlar

Ölümler

  • 976 - I. Mansûr, 961-976 yılları arasında hüküm süren Samani hükümdarı
  • Mansûr bin Nûh bin Nasr

  • I. Mansûr
    Farsça: منصور Emir
    Şehinşah

    I. Mansûr'un tahta çıkması, 14. yüzyıl çizimi

    Sâmânî emiri Hüküm süresi 24 Kasım 961 – 13 Haziran 976 Önce gelen I. Abdülmelik Sonra gelen II. Nuh Ölüm 13 Haziran 976 Çocuk(lar)ı II. Nuh Hanedan Sâmânî Hanedanı Babası I. Nuh Dini Sünnilik

    Mansûr bin Nûh bin Nasr (I. Mansûr) (ö. 976) 961-976 yılları arasında hüküm süren Samani hükümdarı. I. Nuh'un oğludur.

    Kardeşi I. Abdülmelik'in ölmesinden sonra, Samani Devleti'nin başına kimin geçeceği konusundaki belirsiz ortamda Alp Tegin'in etkili olması sonucu, Samani sarayında Alp tegin'nin hâkimiyetinden ve her işe müdahale edişinden kurtulmak isteyen bir yeni bir grup ortaya çıktı. Samani hanedan üyeleriyle ordu, Mansur bin Nuh'a sadakat yemini ederek, onu tahta geçirdiler. Alp Tegin ise kendi adayını zorla tahta çıkarmak için çaba göstermeye çalışsa da, askerlerine güvenmediğinden Buhara üzerine yürümekten vazgeçerek kendi has gulâmlarıyla beraber Belh'e çekildi ve bu şehri aldı. Alp Tegin'e karşı olanlar I. Mansûr'u onu yakalamak için ordu göndermeye ikna ettiler. Alp Tegin, kendisine doğru gelen 16.000 kişilik orduya karşı harekete geçerek Belh ile Hulm arasındaki, "Hulm Geçidi"nde yer tuttu ve 3.000 kişilik ordusuyla savaşı Nisan-Mayısıs 962'de kazandı ve Gazne'ye doğru yürüyerek 4 aylık bir çaba sonucunda 12 Ocak 963'te Gazne'yi ele geçirip, Gazne Devleti'nin temelini attı.

    Gazneliler karşısında Büveyhiler ile iyi geçinen I. Mansur, 976'da öldü ve yerine oğlu olan II. Nuh geçti.

 

 

 

Vikipedi

 

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.