Tarih

4 Ağustos 1940

 Hilmi Özkök, Türk asker ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 24. Genelkurmay Başkanı

4 Ağustos 1940

4 Ağustos Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 216.günü

Olaylar

Doğumlar

  • 1521 - VII. Urbanus, Katolik Kilisesi'nin 228. Papası (ö. 1590)
  • 1927 - Turgut Uyar, Türk şair (ö. 1985)
  • 1940 - Hilmi Özkök, Türk asker ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 24. Genelkurmay Başkanı
  • Hilmi Özkök

    TOP.1959-1

     Hilmi Özkök 2004 darbesini nasıl önledi? 24. TSK Genelkurmay Başkanı Görev süresi
    28 Ağustos 2002 - 28 Ağustos 2006 Yerine geldiği Hüseyin Kıvrıkoğlu Yerine gelen Yaşar Büyükanıt Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Görev süresi
    27 Ağustos 2000 - 29 Ağustos 2002 Yerine geldiği Atilla Ateş Yerine gelen Aytaç Yalman 1. Ordu Komutanı Görev süresi
    20 Ağustos 1999 - 21 Ağustos 2000 Yerine geldiği Çevik Bir Yerine gelen Necdet Timur TSK Genelkurmay II. Başkanı Görev süresi
    30 Ağustos 1998 - 30 Ağustos 1999 Yerine geldiği Çevik Bir Yerine gelen Edip Başer Müttefik Kara Kuvvetleri
    Güneydoğu Avrupa Komutanı Görev süresi
    1996-1998 Yerine geldiği Hüseyin Kıvrıkoğlu Yerine gelen Edip Başer Kişisel bilgiler Doğum 4 Ağustos 1940 (85 yaşında)
    TurgutluManisaTürkiye Evlilik(ler) Özenç Özkök (e. 1967) Çocuk(lar) 2 Bitirdiği okul Mesleği Asker Dini İslam Ödülleri
    • Arnavutluk Cumhuriyeti Altın Kartal Madalyası
    • Arnavutluk Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası

    • İspanya Büyük Askerî Liyakat Haç Nişanı
    İmzası Askerî hizmeti Bağlılığı  Türkiye Branşı  Türk Kara Kuvvetleri Hizmet yılları 1959-2006 Rütbesi  Orgeneral Birimi Komutası Çatışma/savaşları Atmaca Harekâtı

    Hilmi Özkök (d. 4 Ağustos 1940; TurgutluManisaTürk askerTürk Silahlı Kuvvetlerinin 24. Genelkurmay Başkanı.

    Askerî kariyeri

    Eğitim hayatına Turgutlu'da bulunan Namık Kemal İlkokulunda başladı. 1957'de Işıklar Askerî Lisesinden mezun oldu. 1959 yılında Kara Harp Okulunu birincilikle tamamlayıp 1961 yılında da Topçu Okulundan mezun oldu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı çeşitli topçu birliklerinde 1970 yılına kadar batarya subaylığı ve batarya komutanlığı yaptı. 1972 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu.

    1975 yılında NATO Savunma Kolejinden mezun oldu. Kurmay subay olarak; 15. Piyade Er Eğitim Tugayında Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü, NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı Özel Silahlar Şube Müdürlüğünde Karargâh Subaylığı, Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhı (SHAPE) Plan ve Prensipler Dairesinde Karargâh Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığında Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü, Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliğinde Haydar Saltık ve Necdet Üruğ'un özel kalem müdürlüğü ve Kara Harp Okulu Komutanlığında Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    1984 yılında tuğgeneral rütbesine terfi etti. Bu rütbedeyken, Genelkurmay Plan ve Harekât Daire Başkanlığı ve 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    1988 yılında tümgeneral rütbesine terfi etti. Bu rütbedeyken, 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı ve Genelkurmay Personel Daire Başkanlığı görevlerini yürüttü.

    1992 yılında korgeneral rütbesine terfi etti. Bu rütbedeyken, NATO Türk Askeri Temsil Heyet Başkanlığı ve 7. Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulundu. 7. Kolordu Komutanı iken 241 PKK'lının öldürüldüğü Atmaca Harekâtı'nı yönetti.

    1996 yılında orgeneral rütbesine terfi etti ve sırasıyla NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay II. Başkanlığı1. Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    28 Ağustos 2002 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına atandı.

    Genelkurmay Başkanlığı dönemi

    Bir ABD ziyareti sırasında Özkök.

    28 Ağustos 2002 tarihinde Genelkurmay Başkanı oldu. 28 Ağustos 2006 tarihinde emekli olarak görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a devretti. Görev yaptığı 4 yıl boyunca, önceki genelkurmay başkanlarına nispeten sivil siyasete müdahale etmeyen bir görüntü çizdi. Bu tutumu bazı ulusalcı yazarlar tarafından eleştirildi.

    Haklarında yolsuzluk, emre itaatsizlikte ısrar gibi suçlamalar bulunan birçok general hakkında askerî savcılık tarafından soruşturma yapılmasına onay vererek önceki genelkurmay başkanlarına göre farklı bir tutum sergiledi. Ancak, Şemdinli olayı soruşturmasını yürüten savcı Ferhat Sarıkaya'nın Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt hakkında yaptığı suç duyurusuyla ilgili olarak soruşturma izni vermedi.29 Mart 2007'de Nokta dergisinin yayınladığı dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlüklerde, 2003 ve 2004 yıllarında bazı kuvvet komutanları tarafından planlanan "Sarıkız", "Ayışığı", "Yakamoz" ve "Eldiven" adlı askeri darbeler'e karşı çıkarak Genelkurmay Başkanlığı sırasında, Türkiye'de demokratik rejimin devamını sağladığı iddia edilmiştir. Özkök; dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ve 1. Ordu komutanı Hurşit Tolon'un Ergenekon soruşturmasında tutuklanmasından sonra verdiği bir demeçte darbe teşebbüsü iddiaları hakkında “Ne var ne de yok derim” açıklamasını yapmıştır. Yaklaşık bir yıl sonra Ergenekon soruşturması kapsamında tanık sıfatıyla bilgisine başvurulan Özkök, Ayışığı ve Yakamoz planlarından haberdar olduğunu Eldiven'i ve Cumhuriyet Çalışma Grubu'nu duymadığını belirtti. Özkök ifadesinde Ayışığı ve Yakamoz duyumunu aldığı dönemde Şener Eruygur'a bu yönde plan ve çalışma olup olmadığını sorduğunu, "Yok" cevabını alınca da buna rağmen sık sık rektörlerin, gazetecilerin Jandarma Genel Komutanlığı'na çağrılarak görüşülmesinin yanlış anlaşılacağını söyleyerek kendisini uyardığını söylemiştir.

    Bunun yanı sıra Chronicle dergisi, darbe planlarının yapıldığı günlerde Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e yönelik suikast planlandığını iddia etmişti. Dergiye göre, 3 Şubat 2004'te gerçekleştirilmesi planlanan suikast, Özkök'ün kullandığı yol güzergâhını değiştirmesi ve alınan yoğun güvenlik önlemleriyle sonuçsuz kalmıştı. Özkök ise bu iddialar için "Benim konumumdaki kişilere karşı böyle girişimler olabilir. Güvenlikten sorumlu arkadaşlar önlemlerini alırlar. Çoğunlukla da komutana söylemezler bile. Tedirginlik yaratmamak için. O tarihlerde benim güzergâhım zaman zaman bir önlem olarak değiştirilirdi.'" dedi.

    Özkök'ün Genelkurmay başkanlığı döneminde zehirlenmekten korktuğu için Genelkurmay yemekhanesinde yemek yemediği ve yemeklerini evden getirdiği ve GATA'daki sağlık kontrollerine gitmediği iddiaları basında yer almıştı. Özkök, yemeklerinin evden getirdiğini doğrulamış, fakat karargâhtaki yağlı yemeklerin biraz ağır olacağı düşüncesiyle evde hazırlanan hafif gıdaları tükettiğini söylemişti.

    Kişisel yaşamı

    4 Ağustos 1940 tarihinde, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde dünyaya geldi. Babası sıhhi tesisatçılık işiyle uğraşıyordu, annesini 3 yaşında iken kaybetmişti. İngilizce ve orta derecede Rusça bilen Özkök, 1967 yılında Turgutlu eşrafından Ali Moralıgil'in kızı olan fen bilgisi öğretmeni Özenç ile evlenmiş ve bu evliliklerinden Gürler ve Çağlar adında iki oğulları olmuştur. 2006'da Genelkurmay başkanı görevinde iken emekli olduktan sonra İzmir'in Urla ilçesine yerleşmiştir ve hâlen burada yaşamını sürdürmektedir.

    Özkök, Beşiktaş taraftarıdır.

    Hilmi Özkök, Müslüman olduğunu belirtmiştir.

Hilmi Özkök 2004 darbesini nasıl önledi?

Takvimler 3 Mart 2004'ü gösterirken Ankara'da akıllara durgunluk veren bir toplantı düzenlenir. ATO salonunda "asker ve sivil" kanattan darbeciler buluşurlar.

Bu 'sıradışı' buluşMayısı Atatürkçü Düşünce Derneği düzenlemiş, ilk kez bir sözüm ona 'sivil' toplantıyı kuvvet komutanları hem de eşleriyle tam tekmil şereflendirmişlerdi. Toplantıyı 8 üniversite ve 7 sendika desteklemekte, emekli Başsavcı Vural Savaş'tan tutun da Doğu Perinçek'e, Sinan Aygün'den Çetin Yetkin'e, Kamer Genç'ten Nur Serter'e kadar malum zihniyetten yüzlerce insan bir araya gelmektedir.

O gün üç kuvvet komutanı da oradadır. Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur salonda hazır bulunurken Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, o sırada düşen bir uçaktaki şehitlerin cenazesine katılmak üzere Konya'ya gittiğinden salonda yoktu. Ancak olmayan birisi daha vardı. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök nedense İsveç'teydi!

Bunca zevat, görünüşte Hilafetin Kaldırılmasının 80. Yıldönümü için toplanmıştı ama daha çok 'AKP' iktidarında laikliğin elden gitmekte olduğu, AB'nin Türkiye'yi parçalayacağı, Kıbrıs'ın satıldığı vs. gibi ilgisiz konular konuşulmuştu. Derya Sazak'ın sıcağı sıcağına yazdığı gibi 3 Mart toplantısı "yeni bir çıkış"ın, yani darbenin habercisiydi ve "arkasının geleceği" izlenimini uyandırıyordu.

Yanılmıyordu, plana göre, salonu çınlatan 10. Yıl Marşı'yla biten bu sıradışı buluşmanın arkası gelecekti. Ne var ki, beklenmedik bir gelişme, darbe girişimini akim bırakacaktı.

Peki planlar neden tutmadı? Bu başarısız darbe girişiminin şimdiye kadar gizli kalan içyüzünü, araştırmacı Süleyman Yeşilyurt'un "Üniformalı Uyanıklar" (Ank. 2010) adlı kitabından öğreniyoruz. Yeşilyurt'un Genelkurmay'daki iki albay ile bir yarbaydan edindiği gizli bilgileri burada açıklıyorum.

Bu gelişmeler yaşanırken CIA, Ankara'daki bir üst düzey diplomat vasıtasıyla MİT'i ve Emniyet İstihbarat'ı, Özkök'e "çok ciddi fizikî bir eylem veya suikast" tertipleneceği konusunda uyarır. Bunun üzerine Ankara Merkez Garnizon Komutanı Tümgeneral Fehmi Büyükbayram ve özel eğitimli ekibinin olağanüstü çabasıyla suikast girişimi başarısızlığa uğrar. Hem MİT'in, hem de Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'nın girişimden haberdar edilmeleri oyunu bozmuştu.

Yine de Genelkurmay Başkanlığı ser verip sır vermemiş, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etmişti. Jandarma Tuğgeneral Levent Ersöz'ün başını çektiği istihbaratçı subaylar Özkök'ü dinlemeye devam ediyorlardı. Özkök'e gelince, en ufak bir şüphe uyandırmadan kendi oyununu oynamaya başlamıştı. Darbecilerin bütün çalışmalarını sesli ve görüntülü kayda aldırıyor ve nihai hesaplaşma gününü bekliyordu. İki tarafın da birbirini görüntülediği ve dinlettiği bu nefes nefese takip sürecinden bakalım kim galip çıkacaktı?

2004 Nisan'ı ortalarında -Özkök mahkemedeki ifadesinde olaydan 2004 baharında haberdar olduğundan söz eder- Eruygur'u karargâha çağırır. Çay kahve faslından sonra konuya giren Özkök, Eruygur'a sürpriz yapar ve Jandarma Karargâhı'nda yapılan darbe toplantılarının şok görüntülerini izletir. Hiç beklemediği bu manzara karşısında Eruygur kızarır, bozarır, zira görüntülerde karşısındaki Genelkurmay Başkanı aleyhinde ağza alınmayacak hakaretler vardır.

Hilmi Özkök, görüntüleri izlettikten sonra zarif bir üslupla "Darbeni yakaladım Paşa" demiş, Eruygur buna karşılık ölgün bir sesle "Karargahım bana ihanet etti" diye mırıldanmıştır. Özkök ona, hukukî yaptırımları hatırlatmayı da ihmal etmemiştir.

Komutanlarının omuzları çökük vaziyette döndüğünü gören Jandarma'daki darbeci kurmaylar onun etrafını almışlar, söyleyeceklerini merakla beklemektedirler. Eruygur deşifre edildiklerini izah ettikten sonra paniğe kapılan darbeciler içlerindeki köstebeği aramaya koyulurlar. Ancak çok geçtir. Mustafa Balbay'ın günlüklerindeki korkulan ihtimal gerçekleşmiş, DP'li bir aileden geldiği için sürekli horlanan, aşağılanan, evinden sefertasıyla yemek getirmesi alay konusu edilen "sizin bir numara" (ona "yetim", "imam", "dinci" gibi kendilerince küçümseyici sıfatlar da taktıklarını biliyoruz), bütün oyunları bozmuş, ipleri eline almıştır.

Şimdi darbeci cenahta korku dağları bekler olmuştur: Ya bir ihbar eden olursa? Kâbus günlerce sürmüş ama Özkök, şuyuu vukuundan beterdir diye düşünüp hadisenin üzerini örtmeyi tercih etmiş, nitekim mahkemedeki ifadesinde Eruygur'u uyarmakla yetindiğini söylemiştir.

Öte yandan uyarı görevine devam eden Özkök, Mayısıs 2004'te katıldığı Harp Oyunları'nda 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ı çağırıp "Darbe hazırlığı duyumu aldım, bunlar doğru mu?" diye sıkıştırıp gözdağı vermiştir. Böylece darbenin İstanbul ayağını da pasifize eden Özkök'ün müdahalesi sonuç vermiş ve Jandarma Genel Komutanlığı'ndaki bütün üst düzey subaylar peş peşe tayine tabi tutulmuştur. "Kocakulak" Levent Ersöz önce Bilecik'e atanmış, sonra da YAŞ'ta emekliye sevk edilmiştir. Tuğgeneral Kadir Ali Esener ise önce Aydın'a tayin edilmiş, ardından iki yıl üst üste rütbe bekleme alınca emekli olmuştur.

istanbulhaber.com - aksiyonhaber.com - istanbul haber ajansı

 

Ölümler

 

 

Vikipedi

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.