4 Ağustos Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 216.günü
Olaylar
- 1578 - Vadi'l-Mehazin Muharebesi, Portekizlilere karşı Osmanlı İmparatorluğu ve müttefiki olan Fas birliklerinin kesin zaferiyle sona erdi.
-
Vadisseyl (Vâdi'l-Mehâzin) Savaşı
Osmanlı-Portekiz Savaşları

Vadisseyl (Vadi'l-Mehazin) Savaşı Tarih 4 Ağustos 1578 Bölge Sonuç Kesin Fas-Osmanlı zaferi Taraflar
Portekiz İmparatorluğu
Fas Sultanlığı
Osmanlı İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
I. Sebastião (öldü)
Thomas Stukley (öldü)
Ebu Abdullah (öldü)
Abdülmelik (öldü)
Ahmed el-Mansur
Tunus Valisi Ramazan Paşa
Güçler
Toplam 23.000 asker
Toplam 60.000-100.000 asker
Kayıplar
12,000 ölü
15,000 ele geçirildi 1,500 ölü- Cidde
- I. Hint
- Süveyş
- Güney Arabistan
- Basra
- Aden
- Kamaran
- Lahsa
- Maskat
- II. Hint
- III. Hint
- IV. Hint
- Habeş
- Muha
- Bahreyn
- Babülmendep
- Sumatra
- Maldivler
- Malakka
- Fas
- Maskat
- Doğu Afrika
- Mombasa
- Madeira
- Matapan
Vadisseyl Muharebesi veya Vâdi'l-Mehâzin Muharebesi ya da Vâdi's-Seyl Muharebesi, 4 Ağustos 1578 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu desteğini alan Fas'ın Saadi sultanı Abdülmelik ile Portekiz kralı Sebastião ve Portekizlilerin müttefiği III. Ebu Abdullah Muhammed el-Mütevekkil'in kuvvetleri arasında yapılan savaştır. Üç Kral Savaşı ya da Kasrülkebîr Savaşı olarak da bilinir.
Öncesi
1574'te Mevlây Abdullah'ın ölümünden sonra oğlu Ebu Abdullah (Muhammed el-Mütevekkil) tahta çıktı. Bunun üzerine sultanlıkta hak iddia eden amcaları Abdülmelik ile Abdülmelik'in küçük kardeşi Ahmed el Mansur İstanbul'a gittiler ve Osmanlı Sultanı III. Murad’dan yardım istediler. Ertesi yıl padişahın emriyle harekete geçen Cezayir Beylerbeyi Ramazan Paşa Miknâs civarında Ebu Abdullah’ı yenerek Fes şehrini ele geçirdi ve 8 Mart 1576' da Abdülmelik’i tahta çıkardı. Abdülmelik daha sonra kendi kuvvetleri ve Osmanlı'dan aldığı takviye ile Ebu Abdullah’ın çekildiği Marekeş’e 16 Temmuz 1576 yılında girerek “Mu‘tasım-Billâh es-Sa‘dî” lakabıyla bütün Fas ülkesinin sultanı oldu.
Osmanlı nüfuzunun Fas'a yayılması Portekizliler'i rahatsız etmesi, Tanca dolaylarına kaçan Ebu Abdullah'ın da devamlı şekilde yardım istemesi üzerine Portekiz Kralı I. Sebastião askerî harekâta karar verdi.
Savaş
I. Sebastião, Faslı müttefikleri ile birlikte; 60 bin kişilik ordu ve çok sayıda topla Tanca'ya çıktı. Lukkos Irmağı ile bu ırmağın kollarından biri arasında, Ksar'el-Kebir (Alcazar-quivir) yakınlarındaki Vadi'l-Mehazin'de Abdülmelik ile kardeşi Ahmed ve müttefik Osmanlı kuvvetleri ile karşılaştı. Piyadelerle süvarilerden oluşan ve sayıları 50 bin kişiyi bulan Müslüman kuvvetleri Sebastião'nun ordusunu kıyıdaki Larache'a (El-Araiş) çekilmeye zorladılar. Portekiz ordusu mağlup oldu. Müslüman askerlerin bir kısmı o sırada gelgit yükselmesinin etkisindeki Vadi'l-Mehazin'i geçmeye çalışırken boğuldu. Ayrıca Sebastião ile el-Mütevekkil de boğularak öldüler; böylece savaş Osmanlı desteğindeki Abdülmelik güçlerinin zaferiyle sona erdi. Savaş esnasında hasta olan Abdülmelik de öldü.
Sonrası
Savaş sonucunda Portekizliler bölgedeki üstünlüklerini kaybettiler. Öte yandan genç kral Sebastião'nun bir varis bırakmadan ölmesi, Portekiz Krallığı'nın sonraki 60 yıl boyunca İspanyol denetimine girmesine neden oldu.Abdülmelik'in savaş sırasında ölmesi üzerine yerine kardeşi Ahmed el Mansur tahta geçti. Ayrıca bu savaş sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun Fas üzerindeki etkinliği daha da arttı.
- 1791 - Osmanlı ile Avusturya Devletleri arasında Ziştovi Antlaşması imzalandı.
- 1870 - Kızılhaç Derneği, Birleşik Krallık'ta kuruldu.
- 1923 - Rauf Bey (Orbay) Başbakanlıktan ayrıldı.
- 1940 - Taksim Gazinosu açıldı. İstanbul Belediyesi'nin açtığı gazinonun amacı halka ucuz eğlence sağlamaktı.
- 1950 - TSKB - Türkiye Sınai Kalkınma Bankası kuruldu.
- 1958 - Uluslararası Para Fonu'nun baskısıyla yüksek devalüasyona gidildi. Dolar 2 lira 80 kuruştan, 9 liraya çıktı.
- 1976 - İspanya Kralı Juan Carlos, siyasi tutukluların %90'ını affetti.
- 1986 - Yargıtay, ameliyatla cinsiyet değiştiren Bülent Ersoy'un erkek olduğuna karar verdi.
- 2005 - Senarist Safa Önal, filme çekilmiş 395 senaryosuyla Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi.
- 2020 - 2020 Beyrut patlamaları: Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, Beyrut Limanı'nda bir depoda bulunan 2 bin 750 ton amonyum nitrat infilak etti; 154 kişi öldü, 6 bin kişi yaralandı. Kentte büyük hasar meydan geldi.
Doğumlar
- 1521 - VII. Urbanus, Katolik Kilisesi'nin 228. Papası (ö. 1590)
- 1927 - Turgut Uyar, Türk şair (ö. 1985)
- 1940 - Hilmi Özkök, Türk asker ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 24. Genelkurmay Başkanı
-
Hilmi Özkök
TOP.1959-1
24. TSK Genelkurmay Başkanı Görev süresi
28 Ağustos 2002 - 28 Ağustos 2006 Yerine geldiği Hüseyin Kıvrıkoğlu Yerine gelen Yaşar Büyükanıt Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Görev süresi
27 Ağustos 2000 - 29 Ağustos 2002 Yerine geldiği Atilla Ateş Yerine gelen Aytaç Yalman 1. Ordu Komutanı Görev süresi
20 Ağustos 1999 - 21 Ağustos 2000 Yerine geldiği Çevik Bir Yerine gelen Necdet Timur TSK Genelkurmay II. Başkanı Görev süresi
30 Ağustos 1998 - 30 Ağustos 1999 Yerine geldiği Çevik Bir Yerine gelen Edip Başer Müttefik Kara Kuvvetleri
Güneydoğu Avrupa Komutanı Görev süresi
1996-1998 Yerine geldiği Hüseyin Kıvrıkoğlu Yerine gelen Edip Başer Kişisel bilgiler Doğum 4 Ağustos 1940 (85 yaşında)
Turgutlu, Manisa, Türkiye Evlilik(ler) Özenç Özkök (e. 1967) Çocuk(lar) 2 Bitirdiği okul Mesleği Asker Dini İslam Ödülleri





- Arnavutluk Cumhuriyeti Altın Kartal Madalyası
- Arnavutluk Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası
- İspanya Büyük Askerî Liyakat Haç Nişanı
Askerî hizmeti
Bağlılığı
Türkiye
Branşı
Türk Kara Kuvvetleri
Hizmet yılları
1959-2006
Rütbesi
Orgeneral
Birimi
- MGK Genel Sekreterliği Özel Kalem Müdürlüğü
- Genelkurmay Plan Harekât Daire Başkanlığı
- Genelkurmay Personel Daire Başkanlığı
- NATO Türk Askerî Temsil Heyet Başkanlığı (TMR)
- Genelkurmay II. Başkanlığı
- Kara Harp Okulu Öğrenci Alayı
- 70. Mekanize Piyade Tugayı
- 28. Motorlu Piyade Tümeni
- 7. Kolordu
- 1. Ordu
- Türk Kara Kuvvetleri
- Türk Silahlı Kuvvetleri
Hilmi Özkök (d. 4 Ağustos 1940; Turgutlu, Manisa) Türk asker. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 24. Genelkurmay Başkanı.
Askerî kariyeri
Eğitim hayatına Turgutlu'da bulunan Namık Kemal İlkokulunda başladı. 1957'de Işıklar Askerî Lisesinden mezun oldu. 1959 yılında Kara Harp Okulunu birincilikle tamamlayıp 1961 yılında da Topçu Okulundan mezun oldu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı çeşitli topçu birliklerinde 1970 yılına kadar batarya subaylığı ve batarya komutanlığı yaptı. 1972 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu.
1975 yılında NATO Savunma Kolejinden mezun oldu. Kurmay subay olarak; 15. Piyade Er Eğitim Tugayında Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü, NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı Özel Silahlar Şube Müdürlüğünde Karargâh Subaylığı, Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhı (SHAPE) Plan ve Prensipler Dairesinde Karargâh Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığında Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü, Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliğinde Haydar Saltık ve Necdet Üruğ'un özel kalem müdürlüğü ve Kara Harp Okulu Komutanlığında Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu.
1984 yılında tuğgeneral rütbesine terfi etti. Bu rütbedeyken, Genelkurmay Plan ve Harekât Daire Başkanlığı ve 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı görevlerinde bulundu.
1988 yılında tümgeneral rütbesine terfi etti. Bu rütbedeyken, 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı ve Genelkurmay Personel Daire Başkanlığı görevlerini yürüttü.
1992 yılında korgeneral rütbesine terfi etti. Bu rütbedeyken, NATO Türk Askeri Temsil Heyet Başkanlığı ve 7. Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulundu. 7. Kolordu Komutanı iken 241 PKK'lının öldürüldüğü Atmaca Harekâtı'nı yönetti.
1996 yılında orgeneral rütbesine terfi etti ve sırasıyla NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay II. Başkanlığı, 1. Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulundu.
28 Ağustos 2002 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına atandı.
Genelkurmay Başkanlığı dönemi
Bir ABD ziyareti sırasında Özkök.
28 Ağustos 2002 tarihinde Genelkurmay Başkanı oldu. 28 Ağustos 2006 tarihinde emekli olarak görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a devretti. Görev yaptığı 4 yıl boyunca, önceki genelkurmay başkanlarına nispeten sivil siyasete müdahale etmeyen bir görüntü çizdi. Bu tutumu bazı ulusalcı yazarlar tarafından eleştirildi.
Haklarında yolsuzluk, emre itaatsizlikte ısrar gibi suçlamalar bulunan birçok general hakkında askerî savcılık tarafından soruşturma yapılmasına onay vererek önceki genelkurmay başkanlarına göre farklı bir tutum sergiledi. Ancak, Şemdinli olayı soruşturmasını yürüten savcı Ferhat Sarıkaya'nın Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt hakkında yaptığı suç duyurusuyla ilgili olarak soruşturma izni vermedi.29 Mart 2007'de Nokta dergisinin yayınladığı dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlüklerde, 2003 ve 2004 yıllarında bazı kuvvet komutanları tarafından planlanan "Sarıkız", "Ayışığı", "Yakamoz" ve "Eldiven" adlı askeri darbeler'e karşı çıkarak Genelkurmay Başkanlığı sırasında, Türkiye'de demokratik rejimin devamını sağladığı iddia edilmiştir. Özkök; dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ve 1. Ordu komutanı Hurşit Tolon'un Ergenekon soruşturmasında tutuklanmasından sonra verdiği bir demeçte darbe teşebbüsü iddiaları hakkında “Ne var ne de yok derim” açıklamasını yapmıştır. Yaklaşık bir yıl sonra Ergenekon soruşturması kapsamında tanık sıfatıyla bilgisine başvurulan Özkök, Ayışığı ve Yakamoz planlarından haberdar olduğunu Eldiven'i ve Cumhuriyet Çalışma Grubu'nu duymadığını belirtti. Özkök ifadesinde Ayışığı ve Yakamoz duyumunu aldığı dönemde Şener Eruygur'a bu yönde plan ve çalışma olup olmadığını sorduğunu, "Yok" cevabını alınca da buna rağmen sık sık rektörlerin, gazetecilerin Jandarma Genel Komutanlığı'na çağrılarak görüşülmesinin yanlış anlaşılacağını söyleyerek kendisini uyardığını söylemiştir.
Bunun yanı sıra Chronicle dergisi, darbe planlarının yapıldığı günlerde Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e yönelik suikast planlandığını iddia etmişti. Dergiye göre, 3 Şubat 2004'te gerçekleştirilmesi planlanan suikast, Özkök'ün kullandığı yol güzergâhını değiştirmesi ve alınan yoğun güvenlik önlemleriyle sonuçsuz kalmıştı. Özkök ise bu iddialar için "Benim konumumdaki kişilere karşı böyle girişimler olabilir. Güvenlikten sorumlu arkadaşlar önlemlerini alırlar. Çoğunlukla da komutana söylemezler bile. Tedirginlik yaratmamak için. O tarihlerde benim güzergâhım zaman zaman bir önlem olarak değiştirilirdi.'" dedi.
Özkök'ün Genelkurmay başkanlığı döneminde zehirlenmekten korktuğu için Genelkurmay yemekhanesinde yemek yemediği ve yemeklerini evden getirdiği ve GATA'daki sağlık kontrollerine gitmediği iddiaları basında yer almıştı. Özkök, yemeklerinin evden getirdiğini doğrulamış, fakat karargâhtaki yağlı yemeklerin biraz ağır olacağı düşüncesiyle evde hazırlanan hafif gıdaları tükettiğini söylemişti.
Kişisel yaşamı
4 Ağustos 1940 tarihinde, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde dünyaya geldi. Babası sıhhi tesisatçılık işiyle uğraşıyordu, annesini 3 yaşında iken kaybetmişti. İngilizce ve orta derecede Rusça bilen Özkök, 1967 yılında Turgutlu eşrafından Ali Moralıgil'in kızı olan fen bilgisi öğretmeni Özenç ile evlenmiş ve bu evliliklerinden Gürler ve Çağlar adında iki oğulları olmuştur. 2006'da Genelkurmay başkanı görevinde iken emekli olduktan sonra İzmir'in Urla ilçesine yerleşmiştir ve hâlen burada yaşamını sürdürmektedir.
Özkök, Beşiktaş taraftarıdır.
Hilmi Özkök, Müslüman olduğunu belirtmiştir.
Hilmi Özkök 2004 darbesini nasıl önledi?

Takvimler 3 Mart 2004'ü gösterirken Ankara'da akıllara durgunluk veren bir toplantı düzenlenir. ATO salonunda "asker ve sivil" kanattan darbeciler buluşurlar.
Bu 'sıradışı' buluşMayısı Atatürkçü Düşünce Derneği düzenlemiş, ilk kez bir sözüm ona 'sivil' toplantıyı kuvvet komutanları hem de eşleriyle tam tekmil şereflendirmişlerdi. Toplantıyı 8 üniversite ve 7 sendika desteklemekte, emekli Başsavcı Vural Savaş'tan tutun da Doğu Perinçek'e, Sinan Aygün'den Çetin Yetkin'e, Kamer Genç'ten Nur Serter'e kadar malum zihniyetten yüzlerce insan bir araya gelmektedir.
O gün üç kuvvet komutanı da oradadır. Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur salonda hazır bulunurken Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, o sırada düşen bir uçaktaki şehitlerin cenazesine katılmak üzere Konya'ya gittiğinden salonda yoktu. Ancak olmayan birisi daha vardı. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök nedense İsveç'teydi!
Bunca zevat, görünüşte Hilafetin Kaldırılmasının 80. Yıldönümü için toplanmıştı ama daha çok 'AKP' iktidarında laikliğin elden gitmekte olduğu, AB'nin Türkiye'yi parçalayacağı, Kıbrıs'ın satıldığı vs. gibi ilgisiz konular konuşulmuştu. Derya Sazak'ın sıcağı sıcağına yazdığı gibi 3 Mart toplantısı "yeni bir çıkış"ın, yani darbenin habercisiydi ve "arkasının geleceği" izlenimini uyandırıyordu.
Yanılmıyordu, plana göre, salonu çınlatan 10. Yıl Marşı'yla biten bu sıradışı buluşmanın arkası gelecekti. Ne var ki, beklenmedik bir gelişme, darbe girişimini akim bırakacaktı.
Peki planlar neden tutmadı? Bu başarısız darbe girişiminin şimdiye kadar gizli kalan içyüzünü, araştırmacı Süleyman Yeşilyurt'un "Üniformalı Uyanıklar" (Ank. 2010) adlı kitabından öğreniyoruz. Yeşilyurt'un Genelkurmay'daki iki albay ile bir yarbaydan edindiği gizli bilgileri burada açıklıyorum.
Bu gelişmeler yaşanırken CIA, Ankara'daki bir üst düzey diplomat vasıtasıyla MİT'i ve Emniyet İstihbarat'ı, Özkök'e "çok ciddi fizikî bir eylem veya suikast" tertipleneceği konusunda uyarır. Bunun üzerine Ankara Merkez Garnizon Komutanı Tümgeneral Fehmi Büyükbayram ve özel eğitimli ekibinin olağanüstü çabasıyla suikast girişimi başarısızlığa uğrar. Hem MİT'in, hem de Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'nın girişimden haberdar edilmeleri oyunu bozmuştu.
Yine de Genelkurmay Başkanlığı ser verip sır vermemiş, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etmişti. Jandarma Tuğgeneral Levent Ersöz'ün başını çektiği istihbaratçı subaylar Özkök'ü dinlemeye devam ediyorlardı. Özkök'e gelince, en ufak bir şüphe uyandırmadan kendi oyununu oynamaya başlamıştı. Darbecilerin bütün çalışmalarını sesli ve görüntülü kayda aldırıyor ve nihai hesaplaşma gününü bekliyordu. İki tarafın da birbirini görüntülediği ve dinlettiği bu nefes nefese takip sürecinden bakalım kim galip çıkacaktı?
2004 Nisan'ı ortalarında -Özkök mahkemedeki ifadesinde olaydan 2004 baharında haberdar olduğundan söz eder- Eruygur'u karargâha çağırır. Çay kahve faslından sonra konuya giren Özkök, Eruygur'a sürpriz yapar ve Jandarma Karargâhı'nda yapılan darbe toplantılarının şok görüntülerini izletir. Hiç beklemediği bu manzara karşısında Eruygur kızarır, bozarır, zira görüntülerde karşısındaki Genelkurmay Başkanı aleyhinde ağza alınmayacak hakaretler vardır.
Hilmi Özkök, görüntüleri izlettikten sonra zarif bir üslupla "Darbeni yakaladım Paşa" demiş, Eruygur buna karşılık ölgün bir sesle "Karargahım bana ihanet etti" diye mırıldanmıştır. Özkök ona, hukukî yaptırımları hatırlatmayı da ihmal etmemiştir.
Komutanlarının omuzları çökük vaziyette döndüğünü gören Jandarma'daki darbeci kurmaylar onun etrafını almışlar, söyleyeceklerini merakla beklemektedirler. Eruygur deşifre edildiklerini izah ettikten sonra paniğe kapılan darbeciler içlerindeki köstebeği aramaya koyulurlar. Ancak çok geçtir. Mustafa Balbay'ın günlüklerindeki korkulan ihtimal gerçekleşmiş, DP'li bir aileden geldiği için sürekli horlanan, aşağılanan, evinden sefertasıyla yemek getirmesi alay konusu edilen "sizin bir numara" (ona "yetim", "imam", "dinci" gibi kendilerince küçümseyici sıfatlar da taktıklarını biliyoruz), bütün oyunları bozmuş, ipleri eline almıştır.
Şimdi darbeci cenahta korku dağları bekler olmuştur: Ya bir ihbar eden olursa? Kâbus günlerce sürmüş ama Özkök, şuyuu vukuundan beterdir diye düşünüp hadisenin üzerini örtmeyi tercih etmiş, nitekim mahkemedeki ifadesinde Eruygur'u uyarmakla yetindiğini söylemiştir.
Öte yandan uyarı görevine devam eden Özkök, Mayısıs 2004'te katıldığı Harp Oyunları'nda 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ı çağırıp "Darbe hazırlığı duyumu aldım, bunlar doğru mu?" diye sıkıştırıp gözdağı vermiştir. Böylece darbenin İstanbul ayağını da pasifize eden Özkök'ün müdahalesi sonuç vermiş ve Jandarma Genel Komutanlığı'ndaki bütün üst düzey subaylar peş peşe tayine tabi tutulmuştur. "Kocakulak" Levent Ersöz önce Bilecik'e atanmış, sonra da YAŞ'ta emekliye sevk edilmiştir. Tuğgeneral Kadir Ali Esener ise önce Aydın'a tayin edilmiş, ardından iki yıl üst üste rütbe bekleme alınca emekli olmuştur.
istanbulhaber.com - aksiyonhaber.com - istanbul haber ajansı
- 1941 - Zeki Ökten, Türk yönetmen (ö. 2009)
- 1944 - Orhan Gencebay, Türk arabesk müziği sanatçısı ve besteci
- 1948 - Erdal Özyağcılar, Türk oyuncu ve seslendirme sanatçısı
- 1961 - Barack Obama, ABD'nin 44. Başkanı
- 1982 - Öykü Gürman, Türk şarkıcı
- 1982 - Onur Buldu, Türk oyuncu
- 1990 - Hikmet Balioğlu, Türk futbolcu
- 1994 - Almila Ada, Türk oyuncu
- 1996 - Muhammed Enes Yılmaz, Türk futbolcu
- 1998 - Aytaç Şaşmaz, Türk oyuncu
- 1998 - Ercan Osmani, Arnavut asıllı Türk millî basketbolcu
Ölümler
- 1060 - I. Henri, 20 Temmuz 1031'den 4 Ağustos 1060'ta ölümüne kadar Fransa kralı (d. 1008)
- 1072 - Romen Diyojen, Bizans imparatoru (d. y. 1030)
- 1306 - III. Wenceslaus, 1301 ile 1305 arasında Macaristan ve 1305 yılında Bohemya ve Polonya kralı (d. 1289)
- 1345 - İsmail, 1342-1345 doneminde saltanat süren Türk kökenli Bahri Hanedanı'ndan onaltıncı Memluk Devleti hükümdarı (d. 1325)
- 1578 - I. Sebastião, Portekiz Kralı (d. 1554)
- 1683 - Turhan Hatice Sultan, Osmanlı'nın 2. Valide Sultanı (IV. Mehmet'in annesi) (d. 1627)
- 1922 - Enver Paşa, Osmanlı asker ve siyaset adamı (d. 1881)
-
Hürriyet Kahramanı · Edirne Fatihi
İsmail Enver Paşa1315 (1899) P.-4
Enver Paşa'nın Nicola Perscheid tarafından çekilen fotoğrafı, 8 Ocak 1915.
Harbiye Nazırı
Görev süresi
3 Ocak 1914 - 14 Ekim 1918 Yerine geldiği Ahmed İzzet Paşa Yerine gelen Ahmed İzzet Paşa Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Reisi Görev süresi
8 Ocak 1914 - 14 Ekim 1918 Yerine geldiği Mehmed Hadi Paşa Yerine gelen Ahmed İzzet Paşa Osmanlı Orduları Başkomutan Vekili Görev süresi
8 Ocak 1914 - 3 Temmuz 1918 Hükümdar V. Mehmed Osmanlı Orduları Başkomutanlık
Kurmay Başkanı Görev süresi
3 Temmuz 1918 - 14 Ekim 1918 Hükümdar VI. Mehmed Kişisel bilgiler Doğum İsmail Enver
23 Kasım 1881 veya 6 Aralık 1882
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Ölüm 4 Ağustos 1922 (40 yaşında)
Çeğen köyü, Türkistan, Rusya SFSC (bugünkü Tacikistan) Ölüm nedeni Ateşli silahla vurulma Defin yeri Abide-i Hürriyet, İstanbul
41°04′05″N 28°58′55″E
Milliyeti
Türk
Partisi
İttihat ve Terakki
Evlilik(ler)
Naciye Sultan
(e. 1914; ö. 1922) Çocuk(lar) Türkân Mayatepek
Ali Enver
Mahpeyker Enver Bitirdiği okul Mekteb-i Erkân-ı Harbiye Mesleği Asker, siyasetçi Dini İslam Ödülleri
İmzası
Askerî hizmeti
Takma adı
Edirne Fatihi
Gazi-i Namdar
Şehid-i Âla
Hürriyet Kahramanı Bağlılığı
Osmanlı İmparatorluğu
Branşı
Osmanlı ordusu
Hizmet yılları
1899-1918
Rütbesi
Ferîk-i evvel
Birimi
Berlin Askeri Ataşesi, 10. Kolordu Kurmay Başkanı
Komutası
Bingazi Bölgesi Genel Komutanlığı, 3. Ordu
Çatışma/savaşları
- 31 Mart Vakası
- Trablusgarp Savaşı
- Birinci Balkan Savaşı
- Bâb-ı Âli Baskını
- İkinci Balkan Savaşı
- I. Dünya Savaşı
- Basmacı Hareketi (öldü)
İsmâil Enver Paşa (Osmanlıca: انور پاشا اسماعیل; 23 Kasım 1881 veya 6 Aralık 1882 – 4 Ağustos 1922) veya doğum adıyla İsmâil Enver (Osmanlıca: اسماعيل انور), Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında etkili olan Türk asker, siyasetçi ve devrimcidir. Talat Paşa ve Cemal Paşa ile birlikte "Üç Paşalar" olarak anılan ve İttihat ve Terakki Cemiyetinin yönetim kadrosunu oluşturan bu üçlü, fiilî olarak Osmanlı idaresini yönetti ve devletin siyasi kaderini belirleyen başlıca aktörler hâline geldi.
Enver, Osmanlı Makedonyası'nda görevliyken, Sultan II. Abdülhamid'in despotik yönetimine karşı faaliyet gösteren Jön Türkler hareketine bağlı bir örgüt olan İttihat ve Terakki Cemiyetine katıldı. Osmanlı İmparatorluğu'nda anayasal düzeni ve parlamenter monarşiyi yeniden tesis eden 1908 Jön Türk Devrimi'nin önde gelen liderlerinden biri olarak, Ahmed Niyazi ile birlikte "devrim kahramanı" olarak selamlandı. Ancak, 31 Mart Vakası, Balkan Savaşları ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile yaşanan iktidar mücadelesi gibi bir dizi kriz, Enver ve İttihatçıların liberal Osmanlıcılığa duyduğu inancı sarstı. 1913'te Bâb-ı Âli Baskını adı verilen askerî darbeyle İttihat ve Terakki'nin yeniden iktidara gelmesinin ardından Enver, Harbiye Nazırı olurken, Talat ise sivil hükûmetin kontrolünü ele geçirdi.
1914'te Enver, Sultan Abdülmecid'in torunu Naciye Sultan ile evlenerek Osmanlı Hanedanı'nın damadı oldu ve siyasi gücünü artırdı. Aynı yıl Alman İmparatorluğu ile askerî ittifak kurulmasına önayak oldu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı'na girmesinde etkili oldu. Savaş yıllarında Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili sıfatıyla askerî politikayı yönetti. Kafkasya Cephesi'nde Ruslara karşı Sarıkamış Harekâtı'nı düzenledi ve askerî taktik hataları sebebiyle yaklaşık 40 bin Osmanlı askerinin donarak ölmesine sebep oldu. Enver, bu yenilgiden Ermenileri sorumlu tuttu ve Talat Paşa ile birlikte Sevk ve İskân Kanununu hazırladı.Enver, 800 bin ila 1,5 milyon Ermeni, 750 bin Süryani ve 500 bin Rum'un ölümünden sorumlu tutulmaktadır; ancak bu sayılar tartışmalıdır. TSK Genelkurmay Başkanlığı arşivinde bulunan belgeye göre tehcir edilen kişi sayısı 413.067 kişidir.
Enver Paşa, I. Dünya Savaşı'ndaki yenilginin ardından diğer önde gelen İttihatçılarla birlikte Osmanlı İmparatorluğu'ndan kaçtı. Osmanlı Askerî Mahkemesi, onu ve diğer İttihatçıları, imparatorluğu I. Dünya Savaşı'na sokmak, Rum ve Ermenilere karşı katliamlar düzenlemekten suçlu bularak gıyabında idama mahkûm etti. Ancak bu mahkemede yapılan 1919-1920 yargılamalarında hüküm giyen kişiler, 31 Mart 1923 tarihinde yeni kurulan Kemalist Hükümet tarafından affedilmişlerdir. Bununla birlikte savaş suçlarının baş sorumlularından biri olarak gösterilip bu mahkemece idam edilen Mehmed Kemal Bey, 1922 yılında TBMM tarafından millî şehit olarak ilân edildi. Enver ise Bolşeviklere karşı Basmacı Ayaklanması'nı yönetirken Orta Asya'da öldürüldü.
- 1957 - Talat Artemel, Türk tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1901)
- 1981 - Fazıla Şevket Giz, Türk zoolog (Türkiye'nin ilk kadın profesörlerinden) (d. 1903)
- 1993 - Sabri Berkel, Türk ressam (d. 1907)
- 2004 - Baki Tamer, Türk karakter, tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu (d. 1924)
- 2005 - Osman Numan Baranus, Türk şair ve yazar (d. 1930)
- 2007 - Samih Rifat, Türk mimar, fotoğrafçı, çevirmen ve yazar (d. 1945)
- 2012 - Metin Erksan, Türk film yönetmeni (d. 1929)
- 2013 - Şêrko Bêkes, çağdaş Kürt şairi (d. 1940)
- 2013 - Ahmet Erhan, Türk şair ve yazarı (d. 1958)
- 2017 - Yavuz Özışık, Türk piyanist ve müzisyen (d. 1942)
- 2020 - Üstün Asutay, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (d. 1938)
![]()
Yorumlar
Yorum Yap