29 Ekim Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 302.günü
Olaylar
- 1888 - Britanya İmparatorluğu, Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İspanyol İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Hollanda, Rus İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu arasında, İstanbul Antlaşması'nın (Convention of Constantinople) nihai metni imzalandı. Buna göre, ilgili devletlerin gemileri hem savaş hem de barış zamanında Süveyş Kanalından geçebilecekler.
- 1913 - Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti yıkıldı.
- 1923 - Türkiye'de cumhuriyetin ilanı: Mustafa Kemal Atatürk ilk Türkiye cumhurbaşkanı seçildi.
- 1961 - İlk Türk yapımı otomobil Devrim, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e armağan edildi.
- 1969 - İki bilgisayar arasındaki ilk bağlantı gerçekleştirildi. Bu bağlantı İnternet'in öncüsü olan ARPANET üzerinden yapıldı.
- 2013 - Marmaray açıldı ve ilk sefer Üsküdar'dan Yenikapı'ya düzenlendi.
- 2016 - Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı hizmete açıldı.
- 2018 - İstanbul Havalimanı açıldı.
Doğumlar
- 1017 - III. Heinrich, Kutsal Roma İmparatoru (ö. 1056)
- 1875 - Marie, Kral I. Ferdinand'ın eşi olarak son Romanya konsort kraliçesi (ö. 1938)
- 1923 - Nazan İpşiroğlu, Türkiye'nin ilk sanat tarihi ve felsefe öğretmenlerinden biri (ö. 2015)
- 1926 - Necmettin Erbakan, Türk siyasetçi, mühendis, akademisyen ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı (ö. 2011)
- 1932 - Füruzan, Türk yazar (ö. 2024)
- 1933 - Muzaffer İzgü, Türk yazar ve öğretmen (ö. 2017)
- 1937 - Ayla Algan, Türk tiyatro sanatçısı, sinema oyuncusu ve şarkıcı (ö. 2024)
- 1938 - Sezen Cumhur Önal, Türk şarkı sözü yazarı, radyo-TV programcısı ve sunucusu
- 1943 - Müjdat Gezen, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, şair ve eğitmen
- 1944 - Mehmet Haberal, Türk tıp profesörü ve Başkent Üniversitesi Rektörü
- 1950 - Abdullah Gül, Türk siyasetçi ve Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı
- 1960 - Mustafa Koç, Türk iş insanı (ö. 2016)
- 1976 - Hikmet Çapanoğlu, Türk eski futbolcu ve teknik direktör (ö. 2025)
- 1982 - Serdar Şen, Türk yapımcı
- 1983 - Nurcan Taylan, Türk kadın halterci (Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu)
- 1989 - Leyla Lydia Tuğutlu, Türk oyuncu ve model
- 1991 - Hüseyin Atalay, Türk futbolcu
- 1996 - Benhur Keser, Türk profesyonel futbolcu
Ölümler
- 1321 - II. Stefan Uroš Milutin, 1282 yılından 1321 yılına kadar Sırbistan Kralı (d. 1253)
- 1884 - Ohannes Çamiç Efendi, Ermeni asıllı Osmanlı Ticaret ve Ziraat nâzırı
- 1949 - İbrahim Alaettin Gövsa, Türk siyasetçi (d. 1889)
- 1950 - V. Gustav, İsveç Kralı (d. 1858)
- 1981 - Rıza Kuas, Türk sendikacı, siyasetçi ve DİSK'in kurucusu (d. 1926)
- 1997 - Anton Szandor LaVey, Amerikan okültist yazar (d. 1930)
- 2004 - Alice, Kral V. George ve Kraliçe Mary'nin üçüncü oğlu Gloucester Dükü Prens Henry'nin karısı (d. 1901)
- 2004 - Ordal Demokan, Türk bilim adamı (d. 1946)
- 2017 - Metin Ersoy, Türk müzisyen ve şarkıcı (d. 1934)
- 2023 - Jeyan Mahfi Tözüm, Türk seslendirme sanatçısı ve oyuncu (d. 1928)
Tatiller ve özel günler
- Türkiye'de Cumhuriyet Bayramı
Ankara, Türkiye Diğer adı 29 Ekim 1339 tarihli ve 364 sayılı Kanun'un kabulü Neden
- Devletin şeklinin belirlenmesi gerekliliği
- 27 Ekim 1923'te Hükûmetin istifasıyla oluşan kabine bunalımı
- Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması
- Mustafa Kemal Paşa'nın oy birliğiyle cumhurbaşkanı seçilmesi
- İsmet Paşa'ya başvekillik görevinin verilmesi
Siyaset
- Saltanatın kaldırılması
- Cumhuriyetin ilanı
- Hilâfetin kaldırılması
- Laikliğin Anayasa'ya girmesi
- Kadınlara seçme ve seçilme hakkı
Toplumsal
- Şapka Devrimi
- Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması
- Soyadı Kanunu
- Lâkap ve unvanların kaldırılması
- Uluslararası ölçülerin kabulü
- Kıyafet İnkılâbı
Eğitim ve kültür
- Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu
- Harf Devrimi
- Millet mektepleri
- Türk Dil Kurumu
- Türk Tarih Kurumu
- Üniversite Reformu
- Güzel sanatlarda yenilikler
Ekonomi
- İzmir İktisat Kongresi
- Aşarın kaldırılması
- Çiftçinin özendirilmesi
- Kapitülasyonların kaldırılması
- Toprak reformu
- Atatürk Orman Çiftliği
- Sanayi Teşvik Kanunu
- Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı
- Tarım Kredi Kooperatifleri
- Kabotaj Kanunu
- Devlet Demiryolları Limanları İdaresi
- Yüksek Ziraat Enstitüsü
Hukuk
Cumhuriyetin ilanı, hukuki olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal'in hazırladığı anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle Türk devletinin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlenmesidir.
Daha geniş anlamıyla cumhuriyetin ilanı, Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaçlayan Atatürk Devrimleri'nin bir parçasıdır, diğer yenileşme ve reformların da önünü açan bir siyasal inkılap hareketidir.
"29 Teşrinievvel 1339 tarih ve 364 sayılı Teşkîlât-ı Esâsiye Kanununun Bazı Mevaddının Tavzihan Tadiline Dair Kanun" ile 1921 Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu'nun altı maddesinde (1, 2, 4, 10, 11 ve 12. maddeler) değişiklik yapılmış; birinci maddesi şu şekilde değiştirilmiştir:
"Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir."
Anayasanın diğer maddelerinde yapılan değişiklikler ile cumhurbaşkanlığı makamı oluşturulmuş; cumhurbaşkanının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendi üyeleri arasından seçileceği öngörülmüş; hükûmetin kuruluş usulü değiştirilmiştir. Hükûmetin kuruluş şeması bakımından meclis hükûmeti sisteminden vazgeçilerek parlamenter sisteme geçilmiştir.
Arka plan
Osmanlı Devleti, 1876 yılına kadar mutlak monarşi ile yönetilmiştir. Bu dönemde padişahlık kurumu, halk üzerinde mutlak bir egemenlik sürdürmüştür. Tanzimat dönemiyle beraber, cumhuriyet düşüncesinden söz edilmeye başlanmışsa da Osmanlı aydınları meşrutiyetin kurulmasını yeterli görmüşlerdi; meşrutiyetin daha ilerisine gidilmedi veya talep edilmedi. Osmanlı Devleti, 1876-1878 ve 1908-1918 yılları arasında meşrutiyet rejimiyle idare edildi.
Osmanlı Devleti'nin yıkılması ile sonuçlanan I. Dünya Savaşı'nın ardından Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılan ulusal mücadelenin, daha ilk yıllarından itibaren artık yönetimde halk iradesinin egemen olacağı açıkça ilan edilmiştir.[5] Erzurum Kongresi'nin ardından 23 Temmuz 1919 tarihinde yayımlanan bildirinin 3. maddesindeki "Ulusal kuvvetleri etkin ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır." kararı bu anlayışın bir ifadesiydi.
Ulusal iradeyi somut olarak gösterecek meclis, İstanbul'un işgal edilip Meclis-i Mebûsan'ın dağıtılması üzerine Büyük Millet Meclisi adıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplandı. Olağanüstü yetkilerle donatılmış 390 kişilik meclisin başkanı, aynı zamanda hükûmet ve devlet başkanı olarak görevlendirilmişti.
Meclisin 20 Ocak 1921'de kabul ettiği ve bir anayasa niteliğinde olan Teşkilât-ı Esâsîye Kanunu başlıklı yasa ile egemenliğin Türk ulusuna ait olduğu ilan edildi. Saltanat hükûmetinin kendini hâlâ Türk ulusunun temsilcisi saymasına karşı bir tepki olarak meclis, 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırdı.
Birinci meclisin seçimin yenilenmesine karar vererek 1 Nisan 1923'te dağılmasından sonra yeni meclis toplanıncaya kadar Mustafa Kemal'in direktifi ile yeni bir anayasa tasarısı hazırlıkları başlamıştır. Mevcut anayasa, ulusal iradenin Türk ulusuna ait olduğunu, bu iradeyi ulus adına temsil yetkisinin meclise devredildiğini onaylamıştı ancak devletin yönetim şeklini ve başkentini ilan etmemişti Yeni anayasa tasarısı hazırlıkları sırasında Mustafa Kemal, çevresindekilerle cumhuriyetin ilanı ile ilgili görüşmeler yapmıştır. Mustafa Kemal'in Avusturya'nın Neue Freie Presse gazetesinin muhabirine 22 Eylül 1923'te verdiği ve Türkçe bir özeti ilk defa İkdam gazetesinde yayımlanan demeçte, muhabirin sorusu üzerine ilk defa cumhuriyet kelimesini açıkça ortaya atması ülkede ve yurtdışında büyük yankı uyandırdı. Ekim 1923'te İsmet Paşa ve bir grup mebus Ankara'nın hükûmet merkezi olarak kabul edilmesi yolunda bir kanun teklifi verdi. 13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik yasa ile Ankara, devletin başkenti oldu. Devlet merkezinin İstanbul olacağı yolundaki çekişmelere son veren bu yasa ile cumhuriyetin ilanı için de bir adım atılmış oldu.
Süreç
Hükûmet bunalımı
3 Kasım 1923 tarihli Resimli Gazete'de Cumhuriyetin İlanı
1 Kasım 1922'den itibaren artık saltanatın olmadığı ülke, meclis hükûmeti tarafından yönetilmekteydi. Bu hükûmet sisteminde her bakan meclis tarafından seçildiğinden uyumsuz kişilerin bir araya geldiği hükûmet biçimine yol açmaktaydı; ayrıca her bir bakanlık için uzun süren tartışmalar yaşanmaktaydı. Yeni Meclis seçildikten sonra kurulan İcra Vekilleri Heyeti'nin üyeleri bu şartlar altına çalışmanın güçlüklerinden şikayetçi idi. Hükûmetin zayıflığı, 23 Ekim'de net bir şekilde ortaya çıktı. Aynı zamanda Dahiliye Vekili olan İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Fethi Bey, Dahiliye Vekilliğini Ferit Tek Bey'e bırakmak istemiş ancak meclis bunu kabul etmeyerek Erzincan milletvekili Sabit Bey'i seçmişti. TBMM ikinci başkanı Ali Fuat Bey de görevi bırakmak isteyip yerine Yusuf Kemal Bey'i aday göstermiş ancak meclis kabul etmeyerek Rauf Bey'i seçmiştir.
Bu durum üzerine Meclis Başkanı Mustafa Kemal, 25 Ekim 1923 akşamı hükûmeti Çankaya'da topladı. Toplantıda, Vekiller Heyeti'nin istifa etmesine ve yeni seçilecek Vekiller Heyeti'nde görev almamasına karar verildi. Böylece ülkeyi Cumhuriyet rejiminin ilanına götürecek bir hükûmet bunalımı oluşturuldu.
Anayasa değişiklik tasarısı
27 Ekim 1923'te Vekiller Heyeti'nin istifası TBMM'de okunduktan sonra, yeni bir vekiller heyeti kurma yolunda çalışmalar başladı. Muhalefetin yeni hükûmet kurma çabasında bir sonuç alınamadı. 28 Ekim'de Çankaya Köşkü'ndeki akşam yemeğinde İsmet Paşa, Fethi Bey, Kazım Paşa (Özalp), Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize mebusu Fuat ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Bey'i misafir olarak ağırlayan Mustafa Kemal Paşa, kabine bunalımından çıkma yolu üzerine görüştü ve misafirlerine "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" dedi. Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa birlikte kanun tasarısını hazırladı.
Halk Fırkası Grubu toplantısı
Mecliste 29 Ekim 1923 sabahı toplanan Halk Fırkası Grubu kabine değişikliği için görüşmelere başladı. Görüşmelerin çıkmaza girmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa'nın meselenin halli için görevlendirilmesine karar verildi. Çözüm için bir saat izin isteyen Mustafa Kemal, bir saat sonra kürsüye çıkarak yönetim biçiminin Cumhuriyet olması halinde hükûmet bunalımlarının yaşanmayacağının, bunun için rejimin Cumhuriyet olarak tescil edilmesi ve yönetim biçiminin buna göre düzenlenmesi gerektiğini ifade etti ve anayasa değişikliği teklifini sundu. Fırka toplantısında yapılan konuşmaların ardından teklifin önce bütünü, sonra ayrı ayrı maddeleri okunarak kabul edildi.
Meclis toplantısı
Halk Fırkası Grubunun toplantısından hemen sonra meclis toplantısı açıldı. Meclis başka konularla meşgul olurken, teklif edilen kanun tasarısı Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlandı. Kanun, birçok konuşmacının "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. 158 üyenin oybirliği ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Cumhuriyet BayramıTürkiye Cumhuriyeti'nin 10. yıldönümü kutlamaları (29 Ekim 1933). Soldan sağa: Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, TBMM Başkanı Kâzım Özalp, Başbakan İsmet İnönü.
Ülke Türkiye KutlayanlarUygun şehir merkezlerinde 21 pare top atışı Bağlantılı günler
28 Ekim 1946 tarihli Ulus gazetesinde Cumhuriyetin yıl dönümü kutlamalarına dair manşet.
Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye'de ve Kuzey Kıbrıs'ta kutlanan bir millî bayramdır. 1925 yılında çıkarılan bir yasa ile ulusal (millî) bayram olarak kutlanmaya başlanmıştır.
Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı ülkeler olan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ta 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlarda şenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetin onuncu yılı kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği Onuncu Yıl Nutku'nda, bu günü "en büyük bayram" olarak nitelendirmiştir.
Cumhuriyetin ilanı
Ana madde: Türkiye'de cumhuriyetin ilanı
Osmanlı İmparatorluğu, 1876 yılına kadar mutlak monarşi, 1876-1878 ve 1908-1918 arasında meşruti monarşi ile yönetilmişti. I. Dünya Savaşı'nda yenilgiye uğramasının ardından işgale uğrayan Anadolu'da halkın işgalcilere karşı Mustafa Kemal Paşa önderliğinde verdiği Millî Mücadele, Ekim 1922 tarihinde millî güçlerin zaferi ile sonuçlandı. Bu süreçte, "Büyük Millet Meclisi" adıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplanan halkın temsilcileri, 20 Ocak 1921'de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adlı yasayı kabul ederek egemenliğin Türk ulusuna ait olduğunu ilan etmiş ve 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırmıştı. Ülke, meclis hükûmeti tarafından yönetilmekteydi.
27 Ekim 1923'te İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve yerine meclisin güvenini kazanacak yeni bir kabinenin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, yönetim biçiminin Cumhuriyet olması için İsmet İnönü ile birlikte bir yasa değişikliği tasarısı hazırlayarak 29 Ekim 1923'te Meclis'e sundu. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan değişikliklerin kabulü ile Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmiş oldu.
Cumhuriyetin ilanı, Ankara'da 101 pare top atışı ile duyuruldu ve 29 Ekim gecesi ile 30 Ekim 1923 tarihinde başta Ankara olmak üzere tüm ülkede bir bayram havasında kutlandı.
Bayram kabul edilmesi
8 Kasım 1928 tarihli Servet-i Fünun dergisinin kapağında Cumhuriyetin 5. yılı kutlamaları.
Atatürk, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için TBMM'ye gelirken.
![]()
Süre: 7 dakika ve 5 saniye.7:05
Mustafa Kemal Atatürk'ün, Cumhuriyet'in onuncu yılı nedeniyle verdiği Onuncu Yıl Nutku (29 Ekim 1933)
Dinlerken sorun mu yaşıyorsunuz? Medya yardımı alın.
Cumhuriyet ilan edildiği sırada henüz 29 Ekim günü bayram ilan edilmemiş, kutlamalar konusunda bir düzenleme yapılmamıştı; 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günündeki şenlikleri halk kendiliğinden organize etti. Ertesi yıl, 26 Ekim 1924 tarihli 986 numaralı kararname ile Cumhuriyet'in ilanının 101 pare top atılarak ve planlanacak özel bir programla kutlanmasına karar verildi. 1924 yılında yapılan kutlamalar, daha sonra yapılacak olan Cumhuriyet'in ilanı kutlamalarının başlangıcı oldu.
2 Şubat 1925'te Hariciye Vekaletince (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir yasa teklifinde 29 Ekim'in bayram olması önerildi. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelendi ve 18 Nisan'da karara bağlandı, 19 Nisan'da ise teklif TBMM tarafından kabul edildi. "Cumhuriyetin İlanına Müsadif 29 Teşrinievvel Gününün Milli Bayram Addi Hakkında Kanun" ile 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı'nın millî bayram olarak kutlanması resmi bir hüküm şekline geldi. Cumhuriyetin ilan edildiği gün, 1925'ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde resmî bir bayram olarak kutlanmaya başladı.
Hükûmet 27 Mayısıs 1935'te milli bayramlar hakkında yeni bir düzenleme yaparak ülkede kutlanan bayramları ve içeriklerini yeniden belirledi. Daha evvel Meşrutiyet'in ilan günü olan Hürriyet Bayramı ile Saltanatın kaldırılış günü olan Hâkimiyet Bayramı millî bayramlar arasından kaldırılarak kutlanmasına son verildi. Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim günü "ulusal bayram" olarak ilan edildi ve devlet adına yalnız o gün tören yapılması karara bağlandı.
Kutlamalar
Ayrıca bakınız: Türkiye Cumhuriyeti'nin Yüzüncü Yılı
2007 yılı Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Boğaziçi'nde patlayan havai fişekler
İstanbul'daki Vatan Caddesi'ndeki geçit töreni
Ankara metrosunda bulunan 100. yıl afişi
İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki Cumhuriyet Taşı
Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında yıkılan bir devletin enkazından genç Türkiye Cumhuriyeti'nin doğduğu vurgusu yapılmıştır. Bu ilk zamanlarda kutlamalar, günübirlik yapılan törenler şeklindeydi. Aynı gün içinde törenler, sabah resmikabul ile başlar daha sonra devlet erkanı önünde resmî geçit düzenlenir ve akşamda fener alayı gerçekleştirilerek program üç kısımda tamamlanmış olurdu. Ayrıca bayram akşamları şehrin idarecileri ve ileri gelenlerinin katıldığı "Cumhuriyet Baloları" düzenlendi. Törenlerin bu yapısı 1933 yılına kadar devam etti.
Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında 1933 yılında gerçekleşen onuncu yıl kutlamalarının ayrı bir yeri ve önemi vardır. 1923'te kurulan Cumhuriyet'in on yıl gibi kısa bir süre içinde gerçekleştirdiği reformların ve ekonomik kalkınmanın halka ve tüm dış dünyaya gösterilmek istenmesi Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına farklı bir anlam yüklenmesine sebep oldu. Onuncu yılda kutlamalar daha önce yapılan bayram kutlamalarından çok daha geniş bir şekilde organize edildi. Hazırlıklar için 11 Haziran 1933 tarihinde TBMM'de görüşülen ve 12 maddeden oluşan 2305 sayılı "Cumhuriyet’in İlanının Onuncu Yıl Dönümü Kutlama Kanunu" kabul edildi. Bu yasa ile 10. yıl kutlamalarının üç gün sürmesi ve bu günlerin resmi tatil olması kararlaştırıldı.
Tüm yurtta, 10. yıl bayram kutlama törenlerinin yapıldığı yerlere "Cumhuriyet Meydanı" adı verildi ve isim koyma törenleri yapıldı. İsim konma törenleri sırasında hatıra olarak "Cumhuriyet Anıtı" veya "Cumhuriyet Taşı" denilen mütevazı anıtlar yapıldı. Kutlamalar, çok renkli geçti. Mustafa Kemal, Ankara Cumhuriyet Meydanı'nda Onuncu Yıl Nutku'nu okudu. Onuncu Yıl Marşı bestelendi ve Marş her yerde okunur oldu. 1934 yılından 1945 yılına kadar yapılan Cumhuriyet Bayramı kutlamaları bazı değişiklikler dışında 1933 yılında yapılan Cumhuriyet Bayramı kutlamaları örnek alınarak düzenlendi.
Yüzüncü yıl kutlamaları tüm ülkede, "Türkiye Yüzyılı" temasıyla gerçekleştirilmiştir. İletişim Başkanlığı tarafından yüzüncü yıla özel logo tasarlanmıştır. Ayrıca 400 eser arasından seçilen Yüzüncü Yıl Marşı ilk kez 30 Ağustos 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Zafer Bayramı etkinlikleri sırasında çalınmıştır.
Şehirlerde ise belediyeler çeşitli şekillerde kutlamalar gerçekleştirmiştir; İstanbul Büyükşehir Belediyesi "Demokrasi Yüzyılı" temasıyla etkinliklerini düzenledi. İstanbul'daki Vatan Caddesi'nde yapılan geçit törenine İstanbul valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ve 1. Ordu Komutanı Ali Sivri katılmıştır. İstanbul Havalimanı da yüzüncü yıl logosu ve Türk bayrakları ile süslendi.
- Kızılay Haftası (29 Ekim - 4 Kasım)
![]()
Yorumlar
Yorum Yap