Trabzon (il)
Trabzonİlin Türkiye'deki konumu Ülke Türkiye Coğrafi bölge Karadeniz Bölgesi İl merkezi Trabzon İdare • Vali Tahir Şahin Yüzölçümü • Toplam 4.689[1] km² Nüfus
(824.352)
• Toplam 766.782 • Yoğunluk 178/km² • Kır - • Şehir 766782 Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ) İl alan kodu 462 İl plaka kodu 61Resmî site
T.C. Trabzon Valiliği
Trabzon, Türkiye'nin bir ilidir. Trabzon merkezli olan ve Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan ilin Karadeniz'e kıyısı bulunur. Karadeniz sahili ile Doğu Karadeniz Dağları arasında yer almakta olup yüzölçümü açısından az bir alan kaplar.
Trabzon'un trafik plaka numarası 61'dir.
Coğrafya
Dar bir sahil şeridinin ardında denize paralel uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6'sı ise tepelerden oluşmaktadır. Trabzon'un deniz seviyesinden yüksekliği 33 metredir.
İldeki dereler; Ağasar Deresi, Çamlık Deresi, İskefiye Deresi, Değirmendere, Yanbolu Deresi, Fol Deresi, Karadere, Küçükdere, Manahos (Sürmene), Solaklı, Baltacı Deresi, Kalapotama Deresi, Maçka Deresi ve Galyan Deresi'dir. İldeki göller ise Çakırgöl, Uzungöl, Sera Gölü ve Haldizen Gölü'dür.
İklim
Karadeniz'e özgü ılıman iklime sahip kentte hava sıcaklığı yıl boyunca 7,4-23,5 °C arasında değişirken yaz ortalaması 22,3 °C, kışın ortalama en düşük sıcaklık ise 4,4 °C civarındadır. Trabzon'da yerel il meteoroloji istasyonlarınca bugüne kadar ölçülen en düşük sıcaklık −7 °C (15 Ocak 1950), en yüksek sıcaklık ise 37,8 °C (17 Mayısıs 1988) olmuştur. Denizden güneye doğru gidildikçe sıcaklık azalmaktadır. Yaylalar ve köylerde kış aylarında hava -30 derecenin altına düşebilir.
![]()
Coğrafi Özellikleri
COĞRAFİ GENEL DURUM
4.664 km2 yüzölçüme sahip Trabzon ili, Doğu Karadeniz Dağlarının oluşturduğu yayın ortasındaki Kalkanlı dağlık kütlesinin kuzeye bakan yamaçlarında 38° 30′ – 40° 30′ doğu meridyenleri ile 40° 30′ – 41° 30′ kuzey paralelleri arasında yer almaktadır.
Kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Gümüşhane ve Bayburt, doğusunda Rize, batısında Giresun ili bulunmaktadır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Sahanın dikey boyutta değişken olan ılıman ve her mevsim yağışlı iklim şartları, farklı türlerden oluşan bitki örtüsü, farklı türlerden oluşan bitki örtüsü kuşaklarını meydana getirmiştir. Buna göre; 0-300 m. yükseltilerinden Akdeniz bitki türlerinin sokulduğu psöudomaki (Trabzon hurması, akçaağaç, şimşir, karayemiş, defne, prekanta, muşmula, katran ardıcı, kocayemiş … gibi) elemanları dağılış gösterirken, kıyıya yakın kesimlerden itibaren geniş yapraklı etek ormanları yer almakta (kızılağaç, kestane, meşe türleri, dışbudak, ıhlamur, adi fındık, beyaz söğüt, kavak, doğu çınarı … gibi), bu katın üzerinde geniş yapraklıların hakimiyetindeki geniş-iğne yapraklı karışık ormanlar (Avrupa kestanesi, adi kızılağaç, adi gürgen, adi fındık, doğu gürgeni, meşe, akçaağaç, üvez, çitlenbik, defne, mor çiçekli ormangülü, kayın, ladin ve köknar) ve daha yukarıda da iğne yapraklıların hakimiyetindeki ormanlar (sarıçam, ladin, mor çiçekli ormangülü ve bazı çalı türleri) dağılış göstermektedir.
Aşağı kuşağın kıyı kesimlerinde orman örtüsünün tamamına yakınında, daha üst yükselti seviyelerde ise yer yer yerleşim ve tarım alanı açmalarıyla oluşan kesintilere rağmen, 500-1850 m. yükseltileri arasında hala zengin ve sık bir orman örtüsü varlığını sürdürmektedir. Daha yukarı seviyeler ise fizyolojik bakımdan ağaç yetişmesine müsait olmayan Alpin çayır alanlarıdır. Kış mevsiminde sert iklim şartları nedeniyle hiçbir ekonomik faaliyetin yapılamadığı, daimi yerleşim merkezlerine pek uzak olmayan bu geniş saha, yöre insanlarına hayvancılık bakımından son derece elverişli bir potansiyel sunar. Bu kattaki hayvacılığın diğer alanlardakinden ayrılmasının en önemli nedeni, otların yaz mevsimi boyunca yeşil kalabilmesidir. Çünkü denizden gelen su buharı sayesinde otlar canlılığını yitirmemekte ve hatta korunmaya alındığında çayır haline gelebilmektedir. Böylece yöre hayvancılığı içerisinde büyükbaş hayvan (sığır) besleyiciliği önem kazanmış ve daimi yerleşim alanlarının yetersiz ekip-biçme fonksiyonunu destekleyerek, çoğunda alternatif geçim kaynağı haline gelmiştir.
JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLER
Trabzon ilinin başlıça yeryüzü şekilleri; güneyde su bölümü çizgisi boyunca Doğu-Batı doğrultusunda uzanan dağlık alanlar, bunların ana akarsuyun kolları arasına, Kuzeye doğru sokulan ve gittikçe alçalan tepelik sahalar ile sahadaki mevcut şekillenlenmeyi sağlayan önemli dış etmen olan Solaklı, Yomra, Değirmendere, Sera, Kalenima, Foldere gibi akarsuların oluşturduğu vadiler ve deltalardır.
Jeolojik oluşumu; stratigrafi bakımından alttan üste doğru üst kretase yaşlı, tortul ara katkılı volkanik seriler, konglomera, kumaşı, marn, kil ve kireç taşlı denizsel üst miosen ve serileri; çakıllı, kumlu, siltli ve killi, kuaterner yaşlı taraça dolguları ile çakıllı kumlu, siltli, killi, killi akarsu ve kıyı alüvyonları şeklindedir.
VADİLER, YAMAÇLAR, AKARSU VE GÖLLER
Akarsuların oluşturduğu vadiler özellikle ikinci dereceden kolların ve onlara karışan yan derelerin bulundukları kısımlarda oldukça dardırlar. Bu özellik sahanın büyük kısmında hakimdir. Yörenin nemli iklim karakteri, havzaların hızlı akışlı olması ve fazla yük taşımaları, derine aşındırmada başlıça rolü oynamıştır. Aşınmaya karşı dayanıksız olan tüf, aglomera ve kalkerli yapılarda, derine aşındırma hızlanarak bir taraftan konsekant kollar gelişirken dik “V” şekilli vadiler oluşmuş, diğer taraftan da bu vadilerin yamaçlarında meydana gelen tali kollar arttırdıkları aşındırma faaliyetleri ile yamaçları iyice parçalamışlardır. Böylece sahada bugün görülen dantritik drenaj ağının oturduğu muntazam denize doğru alçalan vadi sistemi meydana gelmiştir. Dar bir alana sahip olsa bile erozyonla taşınan molozların vadi tabanına yakın alçak yamaçlarda birikmesiyle, düşük eğimli kısmi düzlükler oluşmuştur. Aynı zamanda bu tür alanlar taşıma elverişlidir.
Trabzon ilindeki en gelişmiş vadiler, batıda güney-kuzey yönünde uzanan Foldere Vadisi, Değirmendere akarsuyunun kurulu olduğu güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda Karadere Vadisi ve doğudaki güney-kuzey uzanış gösteren Solaklı Deresi vadisidir.
Güneyde 1.900 m. yükseltisindeki Horos ve Kalkanlı dağlarının su bölümü çizgisine yakın, kuzeye bakan yamaçlarından başlayan Değirmendere Vadisi giderek derinleşerek Maçka’ya kadar uzanır. Burada vadi tabanı yaklaşık 270 m.’ye kurulmuş ve 30 km. mesafede 1.630 m.’lik yükselti farkını kat eden yüksek eğimi ortaya çıkmıştır. Maçka’da aniden daralan vadi, buradan kuzeye doğru hem yana hem de derine doğru genişler, Esiroğlu yakınlarında ortadan kalkarak aşağı çığıra geçer.
Trabzon ilinin batısındaki Foldere ve Değirmendere’nin doğusunda kalan Karadere ve Solaklı dereleri kaynaklarını Horos, Soğanlı ve Haldizen Dağları’ndan almaktadır. Foldere, Değirmendere, Karadere ve Solaklı Deresi’nin yukarı havzaları güneyde birbirleriyle kavuşurken, daha küçük havzalar halindeki Kalenima Deresi, Yanbolu Deresi, Küçükdere ve Manahos Deresi, kısa boyları ve hızlı akışlarıyla oldukça dar vadiler meydaa getirirler. Yamaçların farklı kayaçlardan meydana gelmesi de engebeyi kuvvetlendiren diğer bir faktördür. Tortul ve volkanik sediman karakteri taşıyan yüzeyler kolay aşınırken, volkanik kayaçlar yamaç boyunca yer yer ortaya çıkarak normal yamaç seviyesinden yüksek satıhları oluşturmuşlardır.
İlimizdeki göller, Uzungöl heyelan seti gölü, Balıklı Göl, Aygır Gölü, Kara Göl ve Haldizen Dağları’ndaki büyüklü, küçüklü diğer buzul gölleri ile Sera heyelan seti gölüdür.
DELTALAR
Karadeniz’e dökülen akarsular, Pleistosen esnasında deniz seviyesinin alçalıp yükselmesi dolayısıyla, kıyılardaki aşındırma ve biriktirme faaliyetleri üzerinde de önemli etkilerde bulunmuşlardır. Yataklarını 90 m. kadar yarmışlar, son post-glasyal dönemde deniz seviyesinin yükselmesine bağlı olarak aktıkları vadiler boğulmuş, deniz, vadi ağızlarında karaya doğru girinti yapmıştır. Daha sonra akarsuların getirdiği alüvyonlar, dolu bir vadi şeklinin gelişmesine neden olmuştur. Bunlardan en önemlisi olan Değirmendere Deltası’nın günümüzdeki kıyı uzunluğu yaklaşık 4 km., vadi içine uzantısı 3,5 km. ve alanı 7 km2 civarındadır. Diğer deltalar ise Fol Deresi’nin Vakfıkebir, Sera Deresi’nin Yıldızlı, Kalenima Deresi’nin Söğütlü, Yomra Deresi’nin Yomra, Yanbolu Deresi’nin Yalıboyu, Karadere’nin Araklı, Küçük Dere’nin Aşağı Çavuşlu, Manahos Deresi’nin Sürmene ve Solaklı Deresi’nin Of yakınlarında oluşturdukları daha dar alüvyal düzlüklerdir.
İKLİM
Trabzon ili, kuzeydeki kutbi hava kütleleriyle, güneydeki tropikal hava kütlelerinin geçiş sahası üzerinde yer alır. Kışın, güneşim zahiri hareketlerine bağlı olarak, Tropikal Yüksel Basınç’ın güneye inmesiyle, genellikle kuzeyden gelip Anadolu yüksek kara parçası üzerine yerleşmiş bulunan Sibirya Antisiklonu’nun ve kuzeyde Doğu Avrupa üzerinde yer alan kutbi kava kütlelerinin etkisindeki bir konverjans sahası özelliği taşır. Ancak, yeryüzüne yakın kısımlarda, kış sıcaklıkları, kuzeyde Karadeniz’in varlığı ve kıyıya yakın mesafede set gibi uzanan Doğu Karadeniz Dağları’nın bulunuşu nedeniyle, aynı enlemlerdeki diğer sahalara göre oldukça ılıman hale gelir.
Yağışlar, kıyıya yakın alanlarda yağmur, orta ve yüksek kesimlerde ise genellikle kar şeklindedir. Yazın ise yeryüzüne yakın atmosfer bölümlerinde Azor Yüksek Basınç Alanı’nın uzantıları ve Basra Alçak Basınç Merkezi arasında gelişen kuzey sektörlü hava akımları ile Karadeniz üzerinden taşınan nemli kara kütleleri, kıyı kesiminde orografk yağışlara yol açmakta, zaman zaman yine kuzeyden sokulan serin hava baskınları ile soğuk cephe sağanak yağışları da sık sık görülmekte, yüksek seviyelerin soğuk hava damla durumlarında büyük kararsızlık ve önceden kestirilemeyen gelişmeleri ile bol yağışlar düşmektedir. Bölgede bu mevsimde ortalama sıcaklık 18,8°C civarındadır.
Bahar mevsimleri kış ve yaz arasında yumuşak bir geçişi sağlamakta ve bol yağmurlarıyla dikkati çekmekte, özellikle kıyıya yakın alanlar bu aylarda yoğun ekip-dikme faaliyetlerine sahne olmaktadır. İlkbahar mevsimi Mart ayından itibaren kendini göstermeye başlar, Nisan ve Mayısıs aylarını içine alır. Bu mevsimde aylık ortalama sıcaklıklar 15 °C’nin üzerine çıkar. Sonbahar mevsimi ise yaklaşık üç aylık bir dönemi kapsar ancak Eylül ayı kısmen yaz, Kasım ayı da nispeten kış mevsimi özelliklerini taşır.
Aktüel basınç değerlerinin Trabzon için yıllık gidişine bakıldığında toplam 1011,1 mb’lık bir değerin olduğu görülür. Yaz aylarında basınç diğer aylara göre düşüktür, oysa kış aylarında yıllık ortalamanın üzerine çok az çıkar.
İlimizde rüzgar yönü frekansları, sahada etkili olan basınç merkezlerinin yıl içindeki hareketleri, yer şekli özellikleri ve Karadeniz’in etkisi altındadır. Karadan ve denizden esen meltem rüzgarları kuzey ve güney yönlü rüzgarların hakimiyetini hissetmektedir. Deniz kıyısına yakın kesimlerde güney ve güneybatıdan esen rüzgarlar daha etkilidir. Fön rüzgarları Şubat, Mart ve Nisan aylarında görülmekte ve yılda ortalama on iki günü bulabilmektedir.
Trabzon ilinde yıllık yağış miktarı ve yıl içindeki gidişi, sahanın Karadeniz’e cephe olması nedeniyle yağış şartlarının oluşumunda, hemen kıyıdan itibaren artan bir eğimle yükselen kara sathı ile Karadeniz’in sıcaklığa bağlı ilişkisi etkili temel faktördür. Yağış şartlarının kısa mesafelerde değişiklik göstermesi (mikroklima alanları) yöremizin önemli bir özelliğidir. Bu nedenle İlimizde gerek kıyı boyu ve gerekse iç kesimler arasında farklılıklar gösterir.
Yörede nisbi nem oranlarının yaz mevsiminde yüksek olduğu ve özellikle iç kısımlara doğru arttığı görülmektedir. Bu mevsimde Karadeniz kuzeyinden olan buharlaşmanın, havanın sakin olduğu zamanlarda kıyıya yakın kesimleri etki altında bulundurması ve zamanla güneydeki yüksek alanlarda oluşan alçak basınç merkezine doğru yönelen Meltem rüzgarları sayesinde, nemin doğrudan buralara taşınması nedeniyle, yayla alanlarında çoğu zaman öğleye kadar devam eden açık-berrak bir hava hali ardından vadiler boyunca yükselen su buharı, sahayı tamamen kaplamakta ve bazen günlerce çekilmemektedir.
DAĞLIK ALANLAR
Dağlık alanlar, Doğu-Batı doğrultusunda uzanmakta olup, Kuzeyinde Karadeniz kıyılarını gören yay gibi bir antiklinal ekseni oluştururlar. Bölgenin yüksek dağ karakteri, permiyen sonundan itibaren oluşan ve üst kretase sonuna kadar süren kara rejiminde ve üst Pliyosen’deki vertikal hareketler sonucunda teşekkül etmiş, Pleistosen’de son şeklini almıştır.
Doğu-Batı yönünde uzanan su bölümü hattının en yüksek bölümü doğudaki Haldizen Dağları’dır. Bu dağlar aynı zamanda Doğu Karadeniz Dağları’nın en yüksek bölümü olan Kaçkarlar’ın batıya doğru olan son uzantılarıdır. Üst Kretase yaşlı kayaçlardan meydana gelirler. Önemli yükseltileri; Demirkapı (3.376 m.), Kayışkıran (3.156 m.) ve Karakaya (3.139 m.) tepeleridir.
Buzul vadilerinden zirvelere doğru çıkıldıkça hemen her vadide dağılış gösteren yirmiye yakın, bazıları peş peşe birer gideğenle birbirine bağlı, alanları 100-1900 m2 genişliğinde değişen buzul gölleri yer almaktadır. Karagöl, Sarıgöl, Balıklı Göl ve Aygır gölleri en önemlileri olarak sayılabilir. Demirkapı, Sağ ve Multat dereleri kaynaklarını bu dağların Kuzey yamaçlarından alırlar. Her biri buzul vadilerine kurulu cılız akarsulardır. Yan dereleri almaya başladıkları yaklaşık 2000 m. seviyelerinden itibaren taşıma güçlerinin artmasıyla birlikte Kuzeye doğru flüviyal topoğrafya kendini iyice belli etmeye başlar. Solaklı Deresi’nin doğudaki önemli kolu olan Haldizen Deresi, Demirkapı, Sağ ve Multat derelerinin katılımıyla Kuzeyde 1.150 m. Seviyelerinde Uzungöl’e ulaşır. Buradan itibaren Solaklı Deresi adı altında devam ederek Karadeniz’e karışır.
Daha batıda yer alan Soğanlı dağlık kütlesi bir bindirme fayından itibaren aralarına üst kretase –eosen yaşlı riyolit ve porfiridasitlerin sokulduğu dasitik lavlardan meydana gelmiştir. Solaklı Deresi’ni oluşturan Büyük Dere ile Haldizen Deresi arasında ortalama 2.500 m. Yüksekliğinde çok geniş bir plato düzlüğü yer almakta, Soğanlı Dağları’nın alçaldığı bu kesimlerde kıyıyı iç kesimlere bağlayan Of-Çaykara-Bayburt karayolu geçidi bulunmaktadır. Su bölümü hattı batıya doğru Kemerlik Dağı (2.746 m.) ve Ziyaret Tepesi (2.850 m.) ile devam eder. Bu hat aynı zamanda Karadere’nin güneyindeki su bölümü çizgisini de teşkil etmektedir. Karadere’nin Yağmurdere koluyla birleştiği kesime doğru kuzeye girinti yapan su bölümü çizgisi, bu kolu içine alacak şekilde güneybatıya doğru uzanarak Değirmendere Havzası su bölümü hattına ulaşır. Karadeniz sahil yolundan güneye, Karadere boyunca ayrılan Araklı-Dağbaşı karayolu, bu bölgede Taşköprü civarında alçalan su bölümü hattından güneye doğru Gümüşhane’ye ulaşır.
Su bölümü çizgisi Değirmendere Havzası güneyi boyunca Kostan Dağı ( 2.582 m .) üzerinden Deveboynu (3.082 m .) ve Kolat Dağları’nı alçalan bir şekilde aşarak Zigana Dağları’nda bir omuz oluşturur. Burası, 2.000 m . seviyesi, Karadeniz kıyılarını iç bölgelere bağlayan önemli bir jeo-stratejik geçit olan Trabzon-İran transit karayoluna zemin oluşturur. Trabzon ili sınırları bu bölümde dağ zirvelerinden güneye doğru girinti yapmıştır.
Dağlık alanların batı kısmını Kalkanlı ve Horos Dağları oluşturmakta ve genel yükselti seviyesi giderek düşmektedir. Viran Kilise Tepesi (1.784 m.), Taşoluk Tepesi (2.420 m.), Ayeser Tepesi (2.423 m.) yayın batı kanadını, Kalkanlı Tepesi (2.193 m.) ise doğu kanadını meydana getirir. Bu yaya bütünüyle Kalkanlı Dağları adı verilir. Kuzeybatı-Güneydoğu yönünde uzanan Horos Dağları 10° – 15° lik eğime sahiptir. Değirmendere ana akarsuyuna güneybatıdan karışan Maçka Deresi, Çeşmeler Deresi adı ile kaynağını Taşoluk Tepesi’nin güney eteklerinden alırken, yeser Deresi, Horos Dağları’nın su bölümü hattından doğarak, kuzeye doğru derin olmayan “V” şeklindeki bir vadi ile Uçurum (2.349 m.) ve Ayeser tepelerini birbirinden ayırır. Bu dağlık kütlenin tamamı 2.000 m.’nin üzerindedir. Zirvelere yakın kısımlardan itibaren etkili olan akarsuların mekanik aşındırması dışında özellikle 2.400 m.’nin üzerinde yer alan konjelifraksiyon hakimiyeti vardır. Uçurum Tepesi’nin kuzey yamaçlarında eğimin yükselmesi dolayısıyla akarsuların mekanik tesirleri de artmıştır. İl sınırları bu bölgede yaklaşık 2.000 m. seviyelerinden geçer. Horos Dağları zirvelerinden batıya doğru giderek alçalan bu bölümü hattı Erikbeli Yaylası’na kadar devam eder.
TEPELİK ALANLAR
Dağlık kütlenin kuzeye doğru devam eden vadiler arası bölümleri giderek daralmış ve yan derelerle önemli ölçüde parçalanmışlardır. Bu nedenle tepelik alanlar, yükseltileri güneyden kuzeye doğru giderek alçalan komşu havzalarla olan su bölümü çizgilerini takip eder.
Doğudan batıya doğru başlıça tepeler olan Haldizen ile Karadere akarsuları arasındaki Mador Tepesi (2.742 m.), Polot Tepesi (2.880 m.), Ziyaret Tepesi (2.829 m.), Seslikaya Tepesi (2.117 m.), Gümüşki Tepesi (2.375 m.), Karadağ (1.946 m.), Oba Tepesi (1.951 m.), Güzelyayla Tepesi (1.945 m.) ve Yankaya Tepesi (1.410 m.) havzaların iç kısımlarında, akarsu kolları aralarına doğru sokulan bir dağılış göstermektedirler. Batıdaki akarsu kollarının az oluşu, bu alanın daha az parçalanmasına neden olmuştur.
KÜTLE HAREKETLERİ
Trabzon ilinin Jeomorfolojik unsurlarından birisi de kütle hareketleridir. Bunlar büyüklüklerine göre heyelanlar, toprak akması ve soliflüksiyondur. Trabzon ilinin şekillenmesinde son derece önem taşıyan kütle hareketlerinin oluşmasının temel nedeni zeminin yapısıdır. Hakim materyaller olan lavlar ve tüfler bünyelerindeki yarık ve çatlaklarından dolayı az çok su geçirme özelliğine sahiptir. Yine yaygın halde bulunan tüfler büyük ölçüde gözenekler ihtiva ederler. Yörenin oldukça fazla yağış alması, sıcak ve nemli oluşu, kayaçların derinliklerine kadar ayrışmasına sebep olurken, genel yamaç eğimlerinin 25° – 30° nin üzerinde oluşu ve yıl içerisindeki belli aylarda alınan toplam yağışın uç değerlere yakın miktarlara ulaşması da kütle hareketlerini teşvik etmektedir. Günümüze kadar meydana gelmiş olan heyelanların en önemlileri; Çaykara-Ulucami (1929, 146 ölü), Sera (1949), Maçka-Çatak (1988, 63 ölü), Sındıran (1990) ile Karakaş ve Kavak heyelanlarıdır.
Toprak akmalarında örnek olarak Maçka’nın kuzeybatısındaki Ormanüstü Köyü’nün Maçka Deresi’ne bakan yamaçlarının eteklerindeki ve biraz daha güneyindeki sahaları verilebilir.
Yamaç Soliflüksiyonu ise en çok yüksek eğimli ve vadi yamaçları ile yayla ve mezralardır.
Trabzon.gov.tr
Trabzon’un Coğrafi Yapısı

ANA BAŞLIKLAR
COĞRAFi YAPISI VE AKARSULARZİGANA GEÇİDİ
Doğu Karadeniz’de yer alan Trabzon 4.685 km2 yüz ölçüme sahiptir. Trabzon, bölgenin coğrafi yapısı gereği Kalkanlı dağlık kütlesinin kuzey yamaçlarında kurulmuştur. İlin güneyini kuşatan sıradağların yükseltisi yer yer 3000 metreyi bulmaktadır. Bununla birlikte şehir, sahilden başlayan ve güneyde Boztepe’ye kadar uzanan ve giderek yükseltisi artan teraslar üzerinde kuruludur. Kuzeyde Karadeniz’e kıyısı, güneyinde Gümüşhane ve Bayburt, doğusunda Rize, batısında Giresun bulunmaktadır.
Tarih
Trabzon’un toplam 18 ilçesi vardır. Bunlar; Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdüzü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Ortahisar (merkez ilçe), Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir, Yomra’dır.
Trabzon’un güneyinde doğu-batı istikametinde denize paralel uzanan dağlık alanların yükseltisi Rize sınırına yaklaşıldıkça artar. Bununla birlikte Trabzon’un güney doğusundaki Haldizen dağları 3000 metrenin üzerinde zirvelere sahiptir. İlin yüzölçümünün yaklaşık %77’sini dağlar, %23’ünü platolar oluşturur. Doğu Karadeniz dağlarının kuzey yamaçları diktir. Bu dik yamaçlar birbiri ile az çok aynı doğrultudaki birçok derin vadilerle yarılmıştır (Pural, 1995). Özellikle, dağlık yeryüzü şekillerinin oluşmasında akarsuların etkisi büyüktür. Hatta, ilin güneyindeki dağlardan doğan akarsular batı-doğu istikametinde birbiri ardınca sıralanan derin vadilerin oluşmasını sağlamıştır. Bu vadiler içinde en derin ve geniş olanı, Trabzon-Erzurum yolunun da geçtiği Değirmendere vadisidir. Değirmendere vadisi denize yaklaştıkçe ildeki en geniş düzlüklerin oluşmasını sağlamıştır. İl merkezi de bu nedenle Değirmendere vadisi çevresinde gelişme göstermiştir.
COĞRAFi YAPISI VE AKARSULAR
İlin önemli akarsuları Solaklı Çayı, Yomra, Değirmendere, Sera, Foldere, Kale deresi, Yanbolu deresi, Karadere, Koha deresi, Sürmene deresi, Solaklı çayı, Baltacı deresi ve Söğütlü deresidir. Akarsular, özellikle ilin güneyindeki yüksek dağlık alanlardan kaynağını alır. Denize ulaştıkları yerlerde küçük ovalar, düzlükler oluştururlar. Bu düzlükler, toprakları verimli olmasına karşın kalabalık yerleşimlerin görüldüğü yerlerdir.

Trabzon dağlık coğrafi yapısı ve akarsuların etkisiyle üç tane gelişmiş vadiye sahiptir. Batıda güney-kuzey yönünde uzanan Foldere vadisi; Değirmendere akarsuyunun kurulu olduğu güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda Karadere vadisi; Doğuda güney-kuzey uzanış gösteren Solaklı deresi vadisidir.
Yeryüzü şekilleri içerisinde özellikle dağlar en geniş paya sahip. Ordu’daki Melet suyu yakınlarından başlayan Doğu Karadeniz dağlarının bir bölümü Trabzon sınırları içinde yer alır. İlin güneyinde Kuzey Anadolu dağları uzanır.
Turistik Yerler
Dağlık alanlar üç farklı bölgeye ayrılmıştır;
- Değirmendere’nin batısında Zigana dağları kesimi,
- Solaklı çayı ile Değirmendere arasındaki Trabzon dağları,
- Solaklı çayının doğusunda kalan alan Soğanlı dağları.
Trabzon’un kıyı kesimi fazla girintili çıkıntılı değildir. Özellikle, akarsuların oluşturduğu delta benzeri küçük düzlükler oluşmuştur. Şehrin batısındaki Değirmendere ve şehrin doğusundaki Yanbolu deresi ile Karadere derin ve dik vadiler açmıştır.
ZİGANA GEÇİDİ
Gümüşhane – Trabzon yolu üzerindeki Zigana geçidi önemli bir yol güzergâhıdır. Doğu Anadolu illeri ile ulaşımının sağlanmasında bu güzergâh önemlidir.
Kış Sporları ve Kayak Merkezleri

İldeki plato ve yaylalar Trabzon’un güneyinde doğu-batı doğrultulu uzanan dağların eteklerinde yer alır. İldeki en önemli göller, Çakırgöl, Uzungöl ve Sera gölüdür.
trabzon.net.tr
Turizm
Bilinen tarihi geçmişi en az 4000 yıl öncesine dayanan Trabzon, konumu itibariyle tarihin bütün evrelerinde tüm dünyanın ilgisini çekmiş ender kentlerden biridir. Coğrafi önemi ve tam bir geçiş noktasında bulunması nedeniyle Trabzon; tarihi boyunca birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Ticari ve idari merkez olarak Trabzon'da yüzyılların ötesinden bu yana kurulu bulunan eğitim -kültür -ticaret merkezlerinin varlığı kentin etrafıyla birlikte canlı ve süregelen bir kültürel birikime sahip olmasını sağlamıştır. Dolayısıyla Trabzon kültür varlıkları bakımından zengin bir şehirdir. Günümüzde bu kültür varlıkları yerli ve yabancı birçok turistin uğrak yerleri arasındadır.
Sümela Manastırı
İlimiz Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde, Altındere Vadisi’ne hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sumela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” adı ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneğini sürdürmüştür. Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sumela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar’ dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir. Rivayete göre; Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395) Atina’dan gelen Barnabas ve Sophranios isimli iki rahip tarafından kurulmuş olan manastır, 6.yüzyılda İmparator Justinianus’un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine Generallerinden Belisarios tarafından tamir edilmiştir. Sumela Manastırı’nın şimdiki durumuyla varlığını 13.yüzyıldan itibaren sürdürdüğü bilinmektedir. 1204 tarihinde kurulan Trabzon Komnenosları Prensliği’nden III.Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır. III.Alexios’un oğlu III.Manuel ve sonraki prensler döneminde de Sumela yeni fermanlarla zenginleştirilmiştir. Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı Padişahları pek çok manastırda olduğu gibi Sumela’nın da haklarını korumuşlar, bazı imtiyazlar vermişlerdir. Sumela Manastırı’nın 18. yüzyılda bir çok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir. Trabzon’un 1916-1918 yılları arasındaki Rus işgali sırasında manastıra el konulmuş, 1923'den sonra tamamıyla boşaltılmıştır. Sumela Manastırı’nın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazma’dır. Bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir. Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bölümü yıkılmıştır. Dar uzun bir merdivenle manastırın ana girişine ulaşılmaktadır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmaktadır. Buradan bir merdivenle iç avluya inilmektedir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır. Yine sağda yamacın ön yüzünü kaplayan büyük balkonlu bölüm keşiş odaları ve misafir odaları olarak kullanılmıştır ve 1860 yılına tarihlenmektedir. Avlunun etrafındaki binalarda odalardaki dolapları, hücreleri, ocakları ile Türk sanatının etkileri de görülmektedir. Manastırın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları fresklerle donatılmıştır. Kaya kilisesinin içinde avluya bakan duvarda III. Alexios dönemine ait fresklerin varlığı tespit edilmiştir. Şapeldeki freskler ise 18. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir ve üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülmektedir. En alt tabakanın freskleri daha üstün niteliktedir. Sumela Manastırı’nda yer yer sökülerek alınmış olan ve oldukça harap bir görünüm taşıyan fresklerde işlenen başlıca konular İncil’den alınmış sahneler, Hz. İsa ve Meryem Ana’nın hayatı ile ilgili tasvirlerdir.
Vezalon (Yahya) Manastırı
İlimiz Maçka ilçesi Kiremitli Köyü’nün 7 km batısında çam ormanları içerisinde bulunur. Bu manastırda da bir mağara ve ayazma vardır. İlk manastır mağaranın önünde kurulmuştur. Bugün ayakta kalan mağaranın önündeki kilise ve keşiş odaları, 19.yüzyıla aittir. Kompleksin 9 km kuzeyindeki şapel 15.yüzyıla tarihlenmekte ve içerisinde değerli freskler bulunmaktadır. Kuştul - Hızır İlyas Manastırı ( Gregorius Peristera) İlimiz Maçka ilçesi Şimşirli Köyü yakınlarında 8. yüzyılın ortalarında kurulmuş ve daha sonra gelişmiştir. Peristera adıyla anılır. Günümüze ancak manastırın temelleri ulaşabilmiştir. Kaymaklı Manastırı İlimiz merkez ilçe sınırları içerisinde Boztepe'nin Değirmendere vadisine bakan yakasında kurulmuştur. 1424 yılında inşa edilmiştir. Yapılar topluluğu dikdörtgen alan içerisinde, ortada tek apsisli kilise, kuzey batıda çan kulesi, güney doğuda ise küçük bir şapel ve manastır hücrelerinden oluşmaktadır. Manastır yapıları birçok defa onarım görmüştür. En eski kısım kilisenin beşgen apsis bölümüdür. Kilise içerisindeki freskler 18. yüzyıla tarihlenmektedir.
Kızlar (Panagia Theokephastros) Manastırı
İlimiz merkez ilçe sınırları içerisinde Boztepe’ nin yamacında şehre hakim bir mevkide kurulmuştur. İki teras üzerine inşaa edilen manastır kompleksi yüksek bir koruma duvarı ile çevrilmiştir. Manastır III. Alexios zamanında (1349-1390) kurulmuş birkaç defa onarılmış son şeklini 19. yüzyılda almıştır. İlk olarak güneyde içinde kutsal su bulunan kaya kilisesi ve onun girişindeki şapel ve birkaç hücreden ibarettir. Kaya kilisesinin içerisinde kitabeler ve Alexios III karısı Theodora ve annesi Eirene’ nın portreleri yer almaktadır.
Kızlar Manastırı(Panagıa Keramesta)
Bu manastır, İlimiz Maçka ilçesi Kiremitli Köyü vadisi üzerinde yer almaktadır. Yerin isminin manası şimdiye kadar anlaşılamamıştır. Buraya ilk kez kimlerin geldiğini belirten bir kitabe yoktur. Sumela veya Vazelon manastırlarının bir minyatürü olan bu yapı, kutsal bir mağara ile tamamlanır. Günümüze kadar gelen taş bölümler, bu manastırın Ortaçağ’da yapılmış olduğu hissini uyandırıyorsa da, yapı 1858 yılında inşa edilmiştir.
Trabzon Kalesi
Trabzon il merkezinde, şehrin en yüksek kesimindeki kale, Trabzon’da günümüze en iyi durumda ulaşabilen eserlerin başında gelmektedir. Deniz kıyısından başlayarak şehrin arkasındaki tepelere kadar uzanan Trabzon kalesi, Bizans Çağı’na ait eski temeller üzerinde yükselmiştir. Yukarı Hisar, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç ayrı bölümden meydana gelen kale, eski anıtlardan toplanan taşlardan yapılmıştır. Ne var ki yüzyılımızın başlarında aynı kalenin taşları bu kez yeni binaların yapımında kullanılmıştır. Yukarı Hisar’ın 300 m. Kuzeyindeki tiyatrodan ise hiçbir kalıntı günümüze ulaşamamıştır.
Atatürk Köşkü
Köşk, 19. yüzyıl başlarında Trabzon’a hâkim Soğuksu Sırtlarında Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak yaptırılmıştır. Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmıştır. Bununla birlikte Köşkün dış cephesinde taş işçiliği kullanılmış olup, bahçesi çam ağaçlarıyla çevrilidir. İç cephede tuğla kullanılmış merdivenler ahşap ve korkulukludur. Katlarda karo kullanılmış ve tavanlar ampir tarzda alçı süslemelidir. Su ve ısı tesisatı ise zamanın ileri teknolojisiyle döşenmiştir. Giriş katında oturma odası, dinlenme odası, yemek odası ve misafir odası bulunmaktadır. Birinci katta çalışma odası, büyük yatak odası, bekleme odası ve toplantı odası vardır. İkinci katta ise iki küçük oda mevcuttur. Atatürk Eylül 1924 tarihinde Trabzon’a ilk ziyaretini gerçekleştirdi. 15 Eylül’de Trabzon Belediyesine ve 3. Genel Müfettişliği ziyaretlerinden sonra Soğuksu’ya gezi amaçlı götürülmüş ve burada dinlenmek için durmuştur. Atatürk ikinci kez Kasım 1930’da Trabzon’u tekrar onurlandırdığında Köşk’te ağırlanmış ve çok memnun kalmıştır. Haziran 1937’de kendisi için düzenlenen Köşkte iki gece kalmış ve 11 Haziran gecesi bu Köşk’te bütün mal varlığını, canından çok sevdiği Türk Ulusuna armağan etme kararı almış ve mal varlığının bir listesini hazırlayarak gereğinin yapılması için Başbakan’ a göndermiştir. Atatürk Trabzon’daki Köşk’ ten mal varlığını milletine adarken şöyle diyordu: “İnsanın serveti manevi kişiliğinde olmalıdır. Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekten ferahlık duyuyorum.”Bilinmeyen bir sebepten dolayı Soğuksu’daki Köşk Türk Ulusuna armağan edilen mal varlığı listesinde yoktu ve ölümünden sonra kız kardeşi Makbule BOYSAN’ a kaldı.1942 yılında Köşk Makbule BOYSAN’ dan satın alınarak aynı yıl müze olarak hizmete açıldı. Atatürk Köşkü Trabzon’a gelen ziyaretçilerin çoğunluğu tarafından ziyaret edilen tarihi bir mekândır.
Trabzon Müzesi
Trabzon müzesi olarak düzenlenen konak zeytinlik caddesinde 1900’lü (1889-1913) yılların başlarında banker Kostaki Thopylaktos tarafından büyük programlı konut olarak yaptırılmıştır. Konağın mimarlarının ismi tespit edilememiştir. Ancak mimarlarının İtalyan olduğu belirlenen yapıda kullanılan birçok malzemenin de İtalya’dan getirildiği bilinmektedir. Kostaki Teopylaktos 1917 yılında iflas edince bu yapıyla birlikte bütün mal varlığına haciz konulmuş ve konak Nemlioğlu ailesi tarafından satın alınmıştır. Trabzon Valisi Ali Galip Bey zamanında 1927-1931 yıllarında 25.000 TL bedelle kamulaştırılarak, 1927-1931 yılları arasında Hükümet Konağı, 1931-1937 yılları arasında Genel Müfettişlik Binası olarak kullanılmıştır. 1937 yılında Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilen yapı, 50 yıl Kız Meslek Lisesi olarak hizmet vermiş, 1987 yılında müze olarak düzenlenmek üzere Kültür Bakanlığı’na tahsis yapılmıştır. Ülkemizin sayılı Sivil mimarlık örnekleri arasında yer alan konağın bodrum katı hariç diğer kat duvarları tamamen kalem işi bezelidir. 1988-2001 yılları arasında Kültür Bakanlığınca restorasyonu tamamlanan Konak 22 Nisan 2001 tarihinde Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Konağın bodrum katı; Arkeolojik Eserler Seksiyonu, zemin katı; Konak Teşhiri, birinci katı; Etnoğrafik Eserler Seksiyonu ve asma katı İdari Bölüm olarak düzenlenmiştir.
Ayasofya Camii
Günümüzde müze olarak kullanılmakta olan Trabzon Ayasofya Kilisesi, Trabzon İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir. İngiliz seyyah ve araştırmacı G. Finlay tarafından 1427 yılına tarihlenen Çan Kulesi kilisesinin batısında yer almaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethini takiben yapı, camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Trabzon üzerine anlattıkları ile ünlü Evliya Çelebi (1648), Pitton Tournefort (1701), Hamilton (1836), Texier (18649), Trabzon Şakir Şevket (1878) ve Lynch (1893) yapıya önem veren kişiler arasındadır. 1868 yılında harap durumda olan caminin Bursalı Rıza Efendi’nin teşvikleriyle yeni baştan onarıldığı bilinmektedir. Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare-haç planlıdır ve yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Nartex denilen giriş holüne sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beş köşeli, yanlardakiler ise yuvarlak bir apsisle son bulmaktadır. Nartex’in üzerinde şapel vardır. Yapının kuzey, batı ve güneyinde üç revaklı giriş bulunmaktadır. Kubbe ve kasnağı oniki köşelidir. Kubbe mono blok dört mermer sütun, kemerler ve pandantiflerle taşınmaktadır. Yapı ana kubbenin etrafında değişik tonozlarla örtülmüş, çatı farklı yükseklikler verilerek kiremitle kaplanmıştır. Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır. Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem’le Havva’nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır. Güney cephedeki kemerin kilit taşı üzerinde Trabzon’da 257 yıl hüküm süren Komnenosların sembolü olan tek başlı kartal motifi bulunmaktadır. Benzer bir kartal tasviri ana apsisin dışında doğu tarafta yer alır. Bu cephede, kentavr grifon gibi karışık varlıklar, güvercinler, merkezlerinde yıldız ve hilal bulunan kare panolar, içleri bitkisel motifli madalyonlar yer almaktadır. Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opus-sectile tarzında çok renkli mermerden yapılmış bir yer mozaiği bulunmaktadır. Ayasofya’nın süslemelerinin önemli bölümünü meydana getiren fresklerde İncil’den alınmış konular canlandırılmıştır. Kubbede ana tasvir Hz. İsa’nın tanrısal yönünü aksettiren Pantacrator İsa’dır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında on iki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa’nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir. Binanın arka kemerleri üzerindeki dairesel madalyonlarda portrelere yer verilmiştir. Yapının tonozlarında da İncil’ den alınmış dini sahneler canlandırılmıştır. I. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesinin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Yapı, 2013 yılında resmi olarak ilk Cuma namazının kılınmasıyla Ayasofya, camii olarak ibadete açılmış ve müze işlevini yitirmiştir.
Cevdet Sunay Müzesi
İlimiz Çaykara İlçesine 21 km. uzaklıkta bulunan, Çaykara Sultan Murat yolu üzerindeki Ataköy beldesindedir. 1900 yılında Ataköy’de doğan, Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanlığı ve Kontenjan Senatörlüğü yaptıktan sonra 1982 yılında ölen ilimizin yetiştirdiği devlet adamı Cevdet Sunay’ın doğduğu ev, restore edilerek 2001 yılında Cevdet Sunay Evi-Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.
Trabzonspor Müzesi
İlimiz merkezi Maraş Caddesi Halkevi Sokaktaki Sadri Şener Sosyal Tesisleri Binasının 2. katında yer almaktadır. Trabzon’un özgün tarihi eserlerinden biri olan binadaki müze, barındırdığı kupalarla Türk futbol tarihinde önemli bir yere sahip olmasının yanında Cumhuriyet Dönemi Trabzonspor tarihinin de belleği konumundadır. Müzede en ilginç kupa ise 1958 yılında Türkiye Amatör Futbol Şampiyonası’nda Trabzon İdmanocağı’nın kazandığı yarım kupadır. Futbol Federasyonu tarafından 1958 yılında düzenlenen Türkiye Şampiyonası Finallerinde Ankara Havagücü takımı ile Trabzon İdmanocağı takımlarının puanlarının ve averajlarının aynı olması ve her iki takımın da ayrı bir maç yapmayı kabul etmemeleri üzerine Futbol Federasyonu iki takımı da şampiyon ilan etti ve kupa ortadan ikiye bölünerek her iki takımada yarımşar olarak verildi. Şimdi kupanın yarısı Trabzonspor Müzesi’nde, diğer yarısı ise Ankara Havagücü Müzesi’ndedir.
Memişoğlu Konağı
İlimiz Sürmene ilçesinin 4 km doğusunda Balıklı mevkiinde yer alır. İki katlı kademeli cepheli büyük bölümü taştan inşa edilmiş geniş saçaklı bir yapıdır. Bölgemizde taş ve özellikle ahşap işçiliği ile ünlüdür. Kapı kanatları ve tavanlar ahşap işçiliğinin en mükemmel örneklerini sergiler. 18 yy.da yapıldığı sanılan binanın üst katındaki batı odasının ortasında bir mil etrafında dönebilen bir parça vardır ki: bu vantilatör ve rüzgârgülü vazifesini görmektedir. Tavanın bu özelliğinden dolayı konağa halk arasında ''Döner tavanlı konak ''ismi verilmiştir.
Nemlizade Konağı
İlimiz merkezi Gazipaşa mahallesinde yer alan eser geniş bir alana yerleştirilmiş dört katlı kargir bir yapıdır. Konak haremlik ve selamlık bölümlerinden oluşmakta idi. Zemin kat ve odalarında Kütahya çinilerinin en güzel örnekleri panolar şeklinde sergilenmiştir. 1945-1963 yılları arası bina tekel bürosu olmuş, 1963-1979 yılları arasında Fatih Eğitim Enstitüsü yapılmış,17 Eylül 1979 tarihinden itibaren Trabzon İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi olarak kullanılmış halen eski Kız Meslek Lisesinin Kültür Bakanlığına devrinden sonra Olgunlaşma Enstitüsü ve Kız Meslek Lisesi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Yarımbıyıkoğlu Evi
İlimiz merkezi Pazarkapı Mahallesinde Kundupoğlu sokaktadır. 2 katlı dış sofalı planlı bir evdir. Kötü onarımlarla süsleme özelliklerini yitirmiştir. Kitabesinden 1706 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kundupoğlu Evi
İlimiz merkezi Pazarkapı Mahallesinde Yarımbıyıkoğlu evinin güneyinde yer alır. Sadece bir kısmı ayakta kalmıştır. Zamanında dış sofalı planlıydı. Bugün onarılan fevkani, üst oda alçı, ahşap oyma ve kalem işi süslemelere sahiptir. 18. yüzyıla tarihlenmektedir.
Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı
Çakıroğlu İsmail Ağa tarafından Of ilçesi Sıraağaç (Çalek) köyünde inşa edilmiş olan konağın,1805 senesinde tamamlandığı tahmin edilmektedir. Yapımı 6 sene sürmüş, 40 usta çalışmıştır. Bina, Karadeniz bölgesinin en büyük taş konağı olarak kabul ediliyor. Konağın zemin katı kesme taş olup, kış odası, kiler ve ambar burada yer almaktadır. Ahşap Bağdadi kaplamalı ikinci kattaki oda sayısı tam olarak bilinmemektedir. Çakırağa Konağı, 1979 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce onarılarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Ortahisar Evleri (Trabzon)
Eski Türk evlerini ön plana çıkartan en önemli unsur geleneksel mimari tarzındaki fonksiyonellik ve estetiktir. Bu evler bir yandan kentsel konumlarıyla diğer yandan mimarileriyle dikkate değerdirler. Eski Türk evleri yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır.
Orta Mahalle (Akçaabat)
Anadolu'nun kimi bölgeleri "Örnek Evler" niteliğini taşıyan yerleşme örnekleri açısından günümüze kadar önemli değişiklikler geçirmeden gelebilmiştir. Bu yerleşmeler arasında Akçaabat-Orta Mahalle Evleri Karadeniz Bölgesinde en önde gelenlerden birisi olarak sayılabilir.
Gülbahar Hatun Camii
İlimiz merkezinde yer almaktadır. Yavuz Sultan Selimin annesi Gülbahar Hatun’un hatırası için Orta Hisar’ın batısında, Zağnos Köprüsü’nün yakınında bir külliye içerisinde yapılmıştır. Külliyeden cami ile türbe günümüze gelebilmiş; imaret, medrese, hamam ve mektep yıkılmıştır. Mektebin yerine 1899 tarihinde bugünkü Gülbahar Hatun İlkokulu yapılmıştır Kaynaklar Gülbahar Hatun’un ölümünden sonra 1514 yılında yaptırıldığını göstermektedir. Caminin inşa kitabesi yoktur. Cami erken devir Osmanlı mimarisinde ayrı bir plan tipi oluşturan Zaviyeli Camiler grubuna girmektedir. Duvar işçiliği özenlidir. Pencereler, son cemaat mahali, kemerleri ve minarede koyu gri ve sarımsı beyaz taş kullanılmıştır. Caminin örtüsü kurşun kaplıdır. Mihrap mermerden yapılmıştır. Kenar bordürleri sade, tepeliği bitkisel süslemelidir. Beşgen niş mukarnaslı bir kavsara ile son bulur. Köşeliklerinde ikişer kabara (gülbezek) motifi yer alır. Minberde mermer olup sade bırakılmıştır. Caminin klasik dönem süslemeleri bozulmuştur. Bugünkü süslemeler son onarımlarda yapılmıştır. Avlusundaki şadırvan eskiden kubbe ile örtülüydü. Bu örtü son onarımlarla konik külaha dönüştürülmüştür.
Ortahisar Fatih Camii
İlimiz merkezinde yer almaktadır. Yapı Altınbaşlı Meryem Kilisesi Chrysokephalos olarak adlandırılmıştır. Yapımı 914 yılına kadar inmektedir. Bu yapının manastır içerisinde bazilikalı planlı olarak yapıldığı sanılmaktadır.
Araştırmacılar yapının 6 esas onarım devri geçirdiğini belirtmişlerdir. Üç nefli olan yapının apsisi içten yuvarlak dıştan çokgendir. Bir iç ve bir dış narteksi vardır. Kuzey girişi 14. Yüzyılda inşa edilmiştir. Merkezi kubbe pandantiflere oturur ve 12 köşeli yüksek bir kasnağa sahiptir. Zamanında şehrin başkilisesi, katedrali olduğu için yapının süslemesine önem verilmiştir. Freskler bugün sıvanmıştır. Bema duvarlarında ve zeminde opus sectile tarzında mozaik süsleme yer almaktadır. Fetihten sonra camiye çevrilmiş, Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur. Türk devrinde caminin esas girişi kuzeye alınmış, güney duvarının ortasına bir mihrap yerleştirilmiş, minber konulmuş ve minare yapılmıştır. Mihrap taştan yapılmış olup, süsleme bakımından zengindir. Mihrabı çevreleyen geometrik geçmeli bordürler, mukarnaslı niş ve alındığındaki rozetler Selçuklu örneklerini hatırlatmaktadır. Ceviz ağacından yapılmış minber değerli bir sanat eseridir. Orta Hisar Camii’ne değişik zamanlarda nakışlı süslemeler yapılmış ve kitabeler konulmuştur. Mihrabın doğusundaki oda 1842 yılında kütüphane haline getirilmiş ve kapısı üzerine bir kitabe yerleştirilmiştir.
Yeni Cuma Camii
İlimiz merkezinde yer almaktadır. Trabzon’un kurtarıcı ve koruyucu azizi Eugenios’a ithaf edilmiştir. İlk kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Araştırmacılar ilk yapının bazilika olduğunu belirtmektedir. Ayrıca 1291 yılına ait bir kitabe bulunmuştur. Bugünkü yapının 14. Yüzyılda haç planlı olarak inşa edildiği muhtemeldir. Yapının bugün narteksi yoktur. Üç nefli ve üç apsislidir. Orta apsis içten yuvarlık dıştan beş köşelidir. Diğerleri içten at nalı, dıştan yuvarlaktır. Merkezi kubbe doğuda haç biçimli iki ayağa, batıda yuvarlak iki dorik sütuna pandantifler yardımıyla oturur. Yan neflerin üzeri tonozlarla örtülmüştür. Bu yapıda da fresk izleri ve zemin mozayiklerinin kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca orta apsisin dışında kartal ve güvercin kabartmalarına yer verilmiştir. Trabzon’un fethinden sonra camiye çevrilen yapıya kuzey giriş kısmı ile minare ilave edilmiştir. Büyük apsisten bir giriş daha açılmıştır. Taştan yapılan mihrap barok karakterlidir. Minberi ahşaptan yapılmış olup sade bırakılmıştır. Mahfilde iyi bir ahşap işçilik görülür. Bu ilavelerden başka caminin içinde çok değerli kalem işi süslemeler vardır. Pandantiflerin yazıları ünlü hattat Hafız Hasan Rıfat’ın eseridir. Kullanılan diğer kısımlardaki yazı ve nakışlar yenilenmiştir.
İskender Paşa Camii
İlimiz merkezinde Atatürk Alanında Belediye Binasının bitişiğinde yer almaktadır. Cami’nin avlusunda yer alan medresesi yıkılmış, batı tarafındaki mezarlık kaldırılmıştır. Burada sadece İskender Paşa’nın mezarı bırakılmıştır. Camiye değişik zamanlarda ilaveler yapılmış ve onarımlarla orijinalitesi bozulmuştur. Çok iyi bir taş işçiliğine sahiptir. Minare, tuğla ve renkli taşlarla almaşık tarzda yapılmıştır. Yapının esas planı İznik’teki Yeşil Camiye benzemektedir. Muhtemelen öndeki üç bölümlü olan son onarımlarla değiştirilmiş ve kırma çatı ile örtülmüştür. Son cemaat mahallinden ara bölüme girilir. Burası, yan duvarlarla ve güneyden iki sütuna oturan ortada bir kubbe, doğu ve batısındaki tonoz parçaları ile örtülmüştür. Harim kısmı pandantiflere oturan bir kubbeye sahiptir. Mihrab ve mimber mermerden yapılmıştır. 19. Yüzyıl barok süslemelerine sahiptir. Üzerlerinde iri yapraklı kıvrım dallı bordürler, kartuşlar bulunmaktadır. Caminin içerisinde kalem işi süslemeler de bulunmaktadır. Cami’nin H. 936, M.1529 tarihli inşa kitabesi cephedeki giriş kapısı üzerindedir. Ayrıca burada yapının bugünkü haline kavuştuğu 1882 yılı onarımına ait kitabe de bulunmaktadır.
Ahi Evren Dede Camii
Trabzon'a hakim Boztepe semtinde yapılmış olan caminin tarihi bilinmemektedir. Bununla beraber Şemsettin Sami’nin belirttiğine göre Sultan Orhan döneminde Ahi Evren’in bir derviş dergâhı inşa ettirdiği bunun da bugünkü cami ve türbenin yerinde olduğundan bahsetmektedir. Komplekse ait kesin bir bilgimiz yoktur. Burada aynı isimli bir cami inşa edildi. Ahi Evren Dede camisi Hacı Hakkı Baba'nın Abdulaziz döneminde H.1305 (1888) katkılarıyla tamir ettirilerek günümüze ulaştırılmıştır.
Hızırbey Camii
Bu eser ilimiz merkez Hızırbey mahallesinde yer almaktadır. Yapının ve mahallenin bu isimle anılması Trabzon'da valilik yapan Hızır Bey'den ötürüdür. Kare planlı olan yapı H.1213(1789/99) yılında yaptırılmıştır. Mimar Çetintaş'ın raporuna göre; camiinin hicri 1298(1880) senesinde halk tarafından yaptırıldığı söylenir ise de bu tarih tamir kitabesidir. Eser, 1970 yılında tamir ettirilmiştir. Daha sonra 1998-1999 yıllarında Camii avlusu düzenlenmiş ve bu günkü halini almıştır.
Çarşı Camii
Trabzon merkez Çarşı Mahallesi Kemeraltı Mevkiinde yer alır. Cami, uzun yıllar Trabzon’da valilik yapmış Hazinedarzade Osman Paşa tarafından H.1225, M.1839 yılında yaptırılmıştır. Caminin kurulduğu saha eğimli olduğu için kuzey cephesinde son cemaat mahallinin altına dükkanlar yerleştirilmiştir. Şehrin en büyük camisidir. Yapıda muntazam bir taş işçiliği göze çarpar. Örtüsü bütünüyle kurşunla kaplanmıştır. Kapı ve pencere silmelerinde barok süslemeli bordürler görülür. Cami, son cemaat mahalli ve harim kısmından meydana gelmekte ve altı istinatlı olarak planlanmış bulunmaktadır. Son cemaat mahalli üç bölümlü, kubbeli dört sütunun arasına yerleştirilen ince perde duvarlı ampir bir revaktan meydana gelmektedir.
Erdoğdu Bey Camii
Hicri 985 (M.1577) yılında Trabzon Valisi Erdoğdu Bey tarafından, kendi ismi ile anılan il merkezi Erdoğdu Mahallesi’nde yaptırılmıştır. Cami birçok onarım geçirmiş ve geniş ölçüde özelliklerini yitirmiştir. Son cemaat mahalli ile harimin girişindeki ahşap mahfiller üstten irtibatlıdır. Mihrap nişinin mukarnaslı bir kavsarası vardır. Köşeliklerde birer gül-bezek ile üst kısımda yazı kuşağı yer alır. Burada bulunan H.1317, (M.1899) tarihi caminin son onarımına aittir. Minber ahşap olup sade bırakılmıştır.
Tavanlı Camii
Trabzon’un tipik çatılı camilerinden birisidir. İlimiz merkezi Gazipaşa Mahallesinde yer alır. 1874 yılında Nemlizadeler tarafından yapılmıştır. Geniş bir haziresi vardır. Dikdörtgen planlı olan yapı son cemaat mahalli ve harim kısmından meydana gelmektedir. Kalın taş duvarlar özenli bir işçilik gösterir. Harimin giriş kısmı üzerinde ahşap mahfil yer almaktadır. Caminin aydınlatılması bütün cephelerdeki pencerelerle sağlanır. Taş mihrap bordürleri vazodan çıkan ağaçlar ve kıvrım dallarla kabartma olarak süslenmiştir. Minber sade tutulmuştur. Harimin ahşap tavanı da ortada göbeklidir.
Ahi Evren Dede Türbesi
İlimiz merkezi Boztepe’de bulunan Ahi Evren Dede Camii’nin bitişiğindedir. Kare planlı türbe, bir kubbe ile örtülüdür. H.1307 (1887-1888) yıllarında Hacı Hakkı Baba tarafından onartılan bu türbe günümüzdeki halini almıştır. Ahi Evren Dede’nin mezarının (türbe içinde) yanında Hacı Hakkı Baba ve oğullarının mezarı da yer alır.
Gülbaharhatun Türbesi
Büyük İmaret (Hatuniye) Camii’nin doğusunda yer alır. Yavuz Sultan Selim’ in annesi Gülbaharhatun için 1506 yılında yaptırılmıştır. Türbe iyi bir taş işçiliği gösterir. Sarımsı renkli kesme taşlardan inşa edilmiştir. Pencerelerinin tahfif (sağır) kemerlerinde olduğu gibi gri taşlar dekoratif olarak kullanılmıştır. Sekizgen planlı türbe gövde üzerinde yine sekizgen bir kasnağa sahiptir. Kubbe sekiz köşeli olup, kurşunla kaplanmıştır.
Emir Mehmet Türbesi
Eski kabak meydanında Trabzon Lisesinin güneyinde yer alır. Kitabesinden 1523 yılında Emir Mehmet için yaptırıldığı anlaşılmıştır. Ancak, yakınındaki Kadiri Tekkesi (Hatuncuk Camii) Şeyhi Osman Baba da 1877 yılında bu türbeye defnedilmiştir. Sekizgen Planlı türbe kesme taştan yapılmıştır. Girişi kuzeydoğudandır. Mevcut iki pencere doğu ve batıya açılmaktadır. Kapı ve pencereler sağır sivri kemerlere sahiptir. Kurşun kaplı kubbe sekizgen bir kasnak üzerine oturur.
Hamza Paşa (Açık Türbe) Türbesi
Küçük İmaret Mezarlığında Hamza Paşa Camisinin doğusunda yer alır. 18. yüzyıla tarihlenen altı köşeli baldaken bir türbedir. İçerisinde üç mezar bulunmaktadır. Bunlardan H.1148, M.1735 tarihli olan Hamza Paşaya aittir.
Santa Harabeleri
Santa Harabeleri bugünkü Dumanlı köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Santa Harabeleri 17. yy’dan beri dini, ticari ve kültürel önem taşıyan bir yerleşim yeri olmuş. 7 adet mahallesi vardır. Arsin-Araklı-Gümüşhane sınırları içindedir. Her mahalle tümüyle taştan inşa edilmiş tek katlı konutlar, taş cepheli 1 veya 2 kilise, her sokak başında 1 çeşme vardır. Tarihi eserler yönünden zengin olan Santa doğal konumları itibariyle de yayla özelliği taşımaktadır.
Taşhan
Osmanlı dönemi avlulu, iki şehir hanlarının güzel bir örneğidir. Kaynaklara göre 1531-1533 yılları arasında Trabzon Valisi İskenderpaşa tarafından yaptırılmıştır. Muhtelif zamanda yapılan onarımlarla günümüze gelmiştir. Kuzey çephesine geç devir dükkanları eklenmiştir. Duvarlar düzgün yontu taştan yapılmıştır. Revak kemerleri ve tonoz örtü tuğladır. Önceleri alaturka kiremit kaplı çatısı 1980 yılındaki onarımda beton mozaik olarak değiştirilmiştir.
Vakıf Han (Gön Han, Attar Han)
Bedestenin kuzey batısında yer alır. Üç katlı avlulu bir handır. Birlikte inşa edildiği güneydoğu kısmındaki caminin şadırvanı üzerindeki kitabeye göre Hicri 1196 Miladi 1781 yılında Hacı Yahya adında bir hayırsever tarafından yaptırılmıştır. Zemin katın esas girişi doğudandır. Açık avluyu revak ve arkasındaki odalar çevirir. Birinci katın girişi güneydedir. Bu katta cephede dört dükkân, şadırvan ve caminin giriş kapısı bulunmaktadır. Avlu etrafında sıralanan odalar farklı büyüklüktedir. Kuzeyde orta kısımda bir eyvan yer alır. İkinci katta revaklı avlu odaları ve cami bulunmaktadır. Bu caminin güneydoğu köşesindeki minaresi yıkılmıştır.
Alaca Han
Bakırcılar Semtinde avlulu üç katlı bir handır. Kesin yapılış tarihi bilinmemektedir. Yakınındaki Alaca Hamam ile birlikte 18. yüzyıla tarihlenmektedir. Bütünüyle dikdörtgen planlı han iyi bir taş işçiliği gösterir. Örtüsü alaturka kiremittir. Bütün cepheleri yapılarla kapatılmıştır. Ana giriş kapısı batı tarafta cephenin ortasındadır. Revak’lı avlunun çevresinde odalar sıralanmıştır. Zemin katta depolar, 1 ve 2. katlarda odalar yer almaktadır.
Sekiz Direkli Hamam
Pazarkapı mahallesinde yer alır. Trabzon Belediyesince onarılmış kuzeyindeki soyunmalı kısmı yeniden yapılmıştır. Soyunmalığın güney köşesinden soğukluğa girilir. Sıcaklık bölümü kare planlıdır. Köşelere yerleştirilmiş duvar yükseklikleri 2.5 m olan dört halveti vardır. Ortada sekizgen göbek taşı ve etrafında yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sekiz sütün sekizgen planlı kubbemsi bir tonozu taşır. Bu tonozla yan duvarlar arasındaki boşluk çepeçevre beşik tonozla örtülmüştür. Hamamın tarihlendirilmesi tartışmalıdır. Bazı kaynaklarca Selçuklu Hamamı olarak adlandırılır. Yapının mimari özelliklerinden dolayı 18. yüzyıla tarihlendirilmesi gerekir düşüncesindeyiz.
Paşa Hamamı
Çarşı Camisinin güneyinde yer alan bir çifte hamamdır. İskenderpaşa’ nın vakıfları arasında adı geçmektedir. 1521-1533 yılları arasında yapılmış olmalıdır. Erkekler kısmı batı tarafındadır. Bu kısım soyunmalık, soğukluk ve dikdörtgen planlı sıcaklıktan meydana gelir. Kadınlar kısmı da soyunmalık, soğukluk ve iki hücreden ibaret sıcaklıktan oluşmaktadır.
Meydan Hamamı
19. yüzyılın sonlarında kazazedeler tarafından yaptırılmış bir çifte hamamdır. Erkekler bölümü doğudadır. Soyunmalık kısmı orijinalliğini korur. Soğukluktan sonra ılıklığa girilir. Sıcaklık kısmında dört eyvanlı köşe hücreli plan uygulanmıştır. Yalnız doğudaki halvetlerin duvarları yapılmamıştır. Kadınlar bölümü kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Soyunmalık soğukluk ve sıcaklık kısımlarından meydana gelir. Sıcaklık haçvari dört eyvanlı köşe hücreli plana sahiptir.
Zağnospaşa Köprüsü
Zindan Kapı ile İmaret Kapısını birbirine bağlar, üst üste kemerli iki gözü olan bir köprüdür. Tarihi kaynaklar bunun yerinde iner kalkar ahşap bir köprünün varlığından söz ederler. Bununla birlikte köprü ayaklarında Roma ve Bizans işçiliği görülmektedir. Araştırmacılar köprüde dört yapı evresi tespit etmişlerdir. 15.yüzyılda Zağnos Paşa’nın onarımından sonra da köprü elden geçirilmiştir.
Tabakhane Köprüsü
Ortahisar'ın doğusunda Kuzgun Dere üzerinde kurulmuştur. Birçok onarım ve genişletme ile günümüze gelebilmiştir. İlk kuruluşu Roma dönemine l. yüzyıla kadar inmektedir. Evliya Çelebi köprünün Karakoyunluların yapısı olduğunu yazar. Bugünkü haliyle Osmanlı yapısıdır ve son şekline 19.yüzyılda kavuşmuştur.
Değirmendere Köprüsü
1891 tarihinde Nemlizadeler tarafından yaptırılmış dört gözlü bir köprüdür. Ayrıca batı tarafında birde tahliye kemeri bulunur.
Abdullah Paşa Çeşmesi
Zağnospaşa Kulesinin doğu girişinde yer alır. Çeşme, zamanında bugünkü Taksim Meydanındaki su makseminin önünde inşa edilmişti. Caddeler genişletilirken sökülüp atılmış sonradan bugünkü yerine yerleştirilmiştir. Çeşme, Trabzon Valisi Haznedarzade Abdullahpaşa tarafından 1844 yılında mermerden yaptırılmıştır. Dikdörtgen formlu cephe ampir üslupta bir yapıdır. Düz sütuncelerle sınırlandırılmış birkaç kademeli saçak ve süslemeli taç kısmından meydana gelmektedir. Lüle yeri stilize hayat ağacı motiflidir. Üst köşelerde rozetler vardır. Aynalık kısmının üzerinde dokuz satır halinde 18 beyitten oluşan farsça kitabesi bulunmaktadır. Ampir üsluptaki çeşmelerin güzel örneklerinden birisidir.
Abdülhamit Çeşmesi
İskender Paşa Mahallesi’ndedir. 1891’de yapılmıştır. Yivli sütunlarla dört bölüme ayrılmış dikdörtgen biçimlidir. Sütun başlık ve tabanları akantus yapraklarıyla bezelidir. Saçağın üstünde Sultan Abdülhamit’in tuğrası vardır.
İmaret Deresi Su Kemeri
Trabzon Kalesi’nin batı yamacındaki İmaret Deresi üstündedir. 6. yüzyılda Iustinianus tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra çeşitli onarımlar geçirmiştir. Günümüzdeki su kemeri 13. yüzyıl yapısıdır. Kesme taştan 30 m. uzunluğunda, 7 m. yüksekliğindeki köprü, beş gözlüdür. Çevresindeki kayalıklarda su getiren künkler görülebilir.
Kuzgundere Su Kemeri
Kalenin doğusundaki Kuzgundere üstüne kurulmuştur. 13. yüzyıl yapısıdır. Kesme ve moloz taştan yapılmış, 8 m. uzunluğunda, 6 m. yüksekliğindeki kemer “İnce Köprü” adıyla bilinir.
Kavaklı Su Kemeri
Yenicuma Mahallesi’nde olup, 13. yüzyıla tarihlenmektedir. Kesme ve moloz taştan yapı 20 m. uzunluğunda 7 m. yüksekliğindedir.
Trabzon Valiliği
Trabzon’da Gezilecek Yerler

Trabzon Banner Görseli
Karadeniz bölgesinin Samsun’dan sonra en büyük ikinci şehri olan Trabzon, Karadeniz seyahatlerinin vazgeçilmez noktalarından biri olarak anılmayı başarıyor. Liman şehri olması ile dikkat çeken ve Karadeniz bölgesinde tarih boyunca ticaret için önemli bir rol oynamış olan Trabzon, günümüzde bu özelliğini halen korumaya devam ediyor.
Karadeniz bölgesinde ticari açıdan önemli bir şehir olmasına rağmen özellikle turistik açıdan da şehir dikkat çekiyor! 1 milyona yaklaşmış nüfusu, doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel noktaları ve kendine ait mutfağı ile Trabzon; mutlaka görülmesi gereken şehirlerin başında geliyor.
Genellikle yağışlı bir havanın hüküm sürdüğü şehirde dört mevsim yağmura yakalanmanız olası bir ihtimal! Ancak her mevsimin ayrı bir güzellikte olduğunu belirtmek gerekiyor. Bunun yanında Trabzon’a turistik bir seyahat planlıyorsanız tercihinizi Mayısıs ayından eylül ayına kadar geçen zaman aralığından yana yapabilirsiniz.
Seyahatiniz öncesi Trabzon’da gezilecek yerler planlaması yapmanızı öneriyoruz. Oldukça geniş olanaklara sahip olan bu şehir, gezilmesi gereken yerler ile dolu. Eğer gezmeniz gereken yerler hakkında kafa karışıklığı yaşıyorsanız sizler için derlediğimiz listeyi inceleyebilirsiniz.
Trabzon Gezilecek Yerler Listesi
Trabzon’da gezilmesi gereken yerler elbette bu liste ile sınırlı değil. Ancak ziyaretiniz esnasında listede yer alan lokasyonlara mutlaka göz atmanızı öneriyoruz.
1.Uzungöl

Uzungöl
Trabzon’da görülmesi gereken yerler denildiğinde herkesin aklına ilk olarak Uzungöl geliyor. Şehir merkezine 99, bulunduğu Çaykara ilçesine ise 19 km uzaklıkta yer alan Uzungöl, Trabzon’un en çok ziyaret edilen noktası olma özelliği taşıyor. Haldizen Deresi’nin doğal bir şekilde kapanması ile oluşmuş ve denizden 1100 metre yükseklikte yer alan Uzungöl, çevresini saran ağaçlar ve tepeler ile unutulmaz bir manzara sunuyor.
Uzungöl, Türkiye’nin yağmur ormanlarına ev sahipliği yapıyor olması sebebiyle de dikkat çekiyor. 2004 yılında koruma alanı ilan edilmiş ve 60’tan fazla endemik bitki türünü bünyesinde barındıran Uzungöl’de 250’den daha fazla kuş türüne rastlamak da mümkün.
Yaz aylarında kano, deniz bisikleti ve sandal gibi aktivitelerin yapıldığı Uzungöl; ATV turları, bisiklet gezileri ve doğa yürüyüşleri için de Trabzon’da ziyaret edilebilecek en ideal noktalarından birisi konumunda. Eğer ekstrem sporlardan hoşlanıyorsanız Uzungöl seyahatiniz esnasında yamaç paraşütü de yapabilirsiniz!
”Uzungöl konum için tıklayın”
2.Sümela Manastırı

Sümela Manastırı
Sümela Manastırı yalnızca Trabzon için değil dünya için en önemli tarihi hazinelerden birisi konumunda. Karadeniz’in simgesi haline gelmiş ve hakkında pek çok araştırma yapılmaya halen devam edilen Sümela Manastırı her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Meryem Ana Manastırı ismiyle de anılan ve Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı olan Sümela Manastırı, Altındere Vadisi’ne bakan kayalıklar üzerine konumlandırılmış ve görenleri büyüleyen bir mimari yapı.
Denizden 300 metre yukarıda bulunan ve inşasının M.S. 375 yılında gerçekleştiği düşünülen Sümela Manastırı, Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası haline getirilen ve bugüne dek özenle korunan Sümela Manastırı; ana şapeli, duvarları süsleyen büyüleyici freskleri, tavanı ve kaya kilisesi ile dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Manastıra giriş için 450 TL ücret ödemek gerekiyor. Trabzon turu ile görmeniz gereken manastır ekim ve mart arası 08.00 ile 17.00; nisan ve ekim arası 08.00 ile 19.00 ziyarete açık oluyor.
”Sümela Manastırı konum için tıklayın”
3.Mavura Yaylası
Maçka ilçesine yakın bir konumda bulunan Mavura Yaylası temiz havada Karadeniz çayı yudumlamak için tercih edilebilecek en güzel yerlerden birisidir. Yaylada birçok kır bahçesi ve organik ürünlerin satıldığı manavlar bulunuyor. Organik ürünlerin satışını gerçekleştiren manavlarda keyifli alışverişler yapabilir ve doğa yürüyüşünüzü lezzetli bir çay ile taçlandırabilirsiniz.
Yöre halkı tarafından da yoğun olarak kullanılan ve özellikle yaz aylarında çok daha kalabalık hale gelen Mavura Yaylası’nda olta balıkçılığı ve kano gezileri gibi aktivitelere katılabilirsiniz. Sarı yayla çiçekleri, ahşap yayla evleri ve sunduğu muhteşem manzaralar ile fotoğraf safarileri için de Mavura Yaylası, Karadeniz’in en ideal noktalarından biridir.
4.Haldizen Yaylası
Haldizen Deresi’nin çevresini saran bu yayla, Karakaya Dağlarının buzul göllerinde yaz aylarında eriyen suları ile besleniyor. Bulutlar arasında doğa yürüyüşüne çıkmak ve fotoğraf çekim turlarına katılmak istiyorsanız Haldizen Yaylası’nı her mevsim ziyaret edebilirsiniz. Hem rehberli turlar hem de tek başınıza seyahat edebileceğiniz Haldizen Yaylası’na merkezden kalkan minibüsler veya şahsi aracınız ile ulaşım sağlayabilirsiniz.
5.Lapazan Yaylası
Trabzon seyahati denildiğinde akla ilk olarak yaylalar ve oksijen seviyesi yüksek yerler geliyor. Bu düşüncenin haklılık payı olduğunu belirtmek gerekiyor. Lapazan Yaylası da Trabzon’un oksijen seviyesi en yüksek ve en çok ziyaret edilen yaylalarından birisi konumunda.
Maçka ilçesinin Gürgenağaç Köyü içinde bulunan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte yer alan Lapazan Yaylası oksijen seviyesinin en yüksek olduğu yaylalardan biri olması sebebiyle sağlık amacıyla da ziyaret ediliyor. Solunum yolu sıkıntılarına iyi geldiği düşünülen temiz oksijeni, klasik yayla yaşamını gözlemlemeniz konusunda da sizlere eşsiz bir fırsat sunuyor.
Lapazan Yaylası’na yapacağınız seyahati daha uzun hale getirmek istiyorsanız konaklamak için yaylada bulunan pansiyonları veya ahşap yayla evlerini tercih edebilirsiniz. Çim kayağı gibi eğlenceli aktivitelerin oldukça rağbet gördüğü Lapazan Yaylası, dört mevsim boyunca ziyaret ediliyor olsa da özellikle yaz aylarında çok daha kalabalık hale geliyor. Lapazan Yaylası’nda yöresel yemekleri deneyebileceğiniz pek çok restoran da bulunuyor!
6.Trabzon Kalesi
Trabzon’un en önemli simgelerinden biri olan Trabzon Kalesi yerli ve yabancı, Trabzon’a ilk kez gelen bütün turistlerin seyahat ettikleri ilk yapılar arasında. Araklı ilçesinde bulunan ve şehrin panoramik manzaralarını hakim yüksek bir noktasında konumlanan Trabzon Kalesi yukarı, orta ve aşağı hisar olmak üzere üç bölüme ayrılarak tasarlanmış.
Antik kalıntılardan toplanan taşlarla inşa edilen, dolayısıyla önemli bir yapı olan Trabzon Kalesi’nin M.Ö. 2000 yılında inşa edildiği düşünülüyor. Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethetmesiyle birlikte denizden gelecek saldırılara karşı korunması amacıyla eski Bizans Kalesi’nin üzerinde inşa ettirdiği Trabzon Kalesi’nin iç bölümleri halen gezilebilir durumda. Kalenin sularından Trabzon’un panoramik fotoğraflarını çekmek ise ziyaretçiler tarafından en sevilen aktivite oluyor!
”Trabzon Kalesikonum için tıklayın”
7.Trabzon Ayasofya Müzesi

Trabzon Ayasofya Müzesi
Şehrin en önemli simgelerinden biri olan ve 1250 yılında bir manastır kilisesi olarak inşa edilen Trabzon Ayasofya Müzesi 1461 yılında Trabzon’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesi sonrası yenilenmiş. Yenilenmiş hali halen kullanılan binada İncil’de yer alan hikayelerle süslü etkileyici duvar freskleri, Adem ve Havva’nın yaratılışı kabartmaları ve kıyamet gününü simgeleyen betimlemeler gibi oldukça zengin bir koleksiyon mevcut. Ücretsiz şekilde ziyaret edebileceğiniz ve haftanın her günü 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyareti açık olan Trabzon Ayasofya Müzesi’ne şahsi aracınızla veya toplu taşım araçları ile ulaşım sağlayabilirsiniz.
”Trabzon Ayasofya Müzesikonum için tıklayın”
8.Altındere Vadisi Milli Parkı
Trabzon’a 48 km uzaklıkta bulunan ve Maçka ilçesinde konumlanan Altındere Vadisi Milli Parkı 4 hektarlık geniş bir alanı kapsıyor. Sarp kayalara inşa edilen ünlü Sümela Manastır’ına da ev sahipliği yapıyor olması milli parkın dört mevsim boyunca ziyaretçilerin akınına uğramasına yol açıyor.
Altındere Vadisi Milli Parkı, Trabzon seyahatiniz esnasında mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri konumunda. 1987 yılında milli parkı ilan edilmiş olan Altındere Vadisi Milli Park, bu yıldan beri koruma altında tutuluyor. Milli park içinde mescit, tuvalet ve park gibi alanlar bulunuyor.
”Altındere Vadisi Milli Parkıkonum için tıklayın”
9.Çal Mağarası
Dünyanın en uzun ikinci mağarası olan Çal Mağarası, Trabzon gezilerinin vazgeçilmez noktalarından birisi olmayı başarıyor. Deniz seviyesinden 1050 metre yükseklikte ve sarp kayalar arasında bulunan mağara, adeta gizlenmiş bir konumda. Kendine özgü bir havaya sahip olması ise mağaranın ziyaret edilmesini sağlayan en önemli özellikleri arasında. Mağara havasının astım gibi solunum yolu hastalıkların büyük bir çoğunluğuna şifa olduğu düşünülüyor.
400 metrelik bir yürüyüş yoluna sahip olan Çal Mağarası oldukça başarılı bir şekilde düzenlemiş. Yaz aylarında yeraltı sularıyla beslenen kaya göletlerinde yüzebilir, minik şelale ve derelerde keyifli bir gezi yapabilirsiniz.
”Çal Mağarasıkonum için tıklayın”
10.Zağnos Vadisi Parkı
Trabzon şehrinin tam ortasında, merkezi bir konumda yer alan Zağnos Vadisi Parkı çocuk oyun alanları, kafeteryaları, spor sahaları ve kır bahçeleri ile merkezde huzur arayanların tercihi olmayı başarıyor. Kuzgun Dere’nin üzerinde yer alan ve 15. yüzyılda Zağnos Mehmet Paşa tarafından inşa ettirildiği düşünülen köprüyü görmenize de imkan tanıyan Zağnos Vadisi Parkı, aileniz ya da kalabalık arkadaş grubunuz ile keyifli vakit geçirmek istiyorsanız ziyaret edebileceğiniz bir park.
”Zağnos Vadisi Parkıkonum için tıklayın”
11.Vazelon Manastırı

Vazelon Manastırı
Vazelon Manastırı, Sümela Manastırı ile aynı vadide yer alıyor. Bu sebeple Sümela Manastırı’nı ziyaret ederken Vazelon Manastırı’na da uğramanızı öneriyoruz!
Sarp bir yamaçta, çam ormanları arasında gizlenmiş etkileyici taş bir mimariye sahip olan manastır bugüne dek varlığını koruyabilmiş olması sebebiyle de dikkat çekici. Şehir merkezine yaklaşık 40 km mesafede yer alan manastıra şahsi araçlarınız ile ulaşım sağlayabilirsiniz.
Vazelon Manastırı özellikle yabancı turistler tarafından adeta akına uğruyor. Fakat yerli turistler tarafından da ilgi gördüğünü ve özellikle fotoğraf çekimleri adına tercih edildiğini söylemek mümkün. Manastırın içerisine girebilir, oda ve şapelleri gezebilir, pencerelerden Trabzon’a ait muhteşem panoramik fotoğraflar çekebilirsiniz. Bugüne dek sağlam kalabilmeyi başarmış ve halen içerisi gezilebilen bir yapı olması Vazelon Manastırı’na duyulan ilgiyi artırıyor.
”Vazelon Manastırıkonum için tıklayın”
12.Sera Gölü

Sera Gölü
Trabzon’un ünlü doğa harikalarından biri olan Sera Gölü, Trabzon merkezine yalnızca 12 km uzaklıkta olması sebebiyle ziyaretçiler tarafından adeta akına uğruyor. 1200 metre uzunluğa sahip bir heyelan set gölü olan ve Derecik Vadisi’nde bulunan Sera Gölü, 1950 yılında yamaçlardan düşen kayaların su yolunu kapaması sebebiyle, doğal yollarla oluşmuş.
18 günde oluştuğu bilinen ve yöre halkının gölün oluşumuna bizzat şahit olduğu Sera Gölü, ağaç ve bitki çeşitliliği bakımından da büyük bir zenginlik sunuyor. Korunması için 2010 yılında tabiat parkı ilan edilen ve bu yıldan beri koruma altında olan Sera Gölü lezzetli yemekler yiyebileceğiniz restoranlara ve piknik alanlarına da yer veriyor. Gölde özellikle yaz aylarında gerçekleşen sandal ve kano gezileri ise ziyaretçiler tarafından yoğun bir ilgi görüyor!
”Sera Gölükonum için tıklayın”
13.Hamsiköy

Hamsiköy
Karadeniz’e ait kartpostalları pek çok farklı yerde görmüş olabilirsiniz. Gördüğünüz kartpostallardaki manzara çoğunlukla Hamsiköy’e ait olduğunu ise Hamsiköy seyahatiniz ile anlayabilirsiniz!
Trabzon’un büyüleyici güzellikteki köylerinden biri olan Hamsiköy, merkeze 50 km uzaklıkta bulunuyor. Maçka ilçesinde yer alan ve İpek Yolu’nun geçiş noktası olması sebebiyle dikkat çeken Hamsiköy, Zigana Dağı eteklerinde yemyeşil çam ormanları arasına gizlenmiş muhteşem bir yer. Yiyecek sevdalılarının uğrak noktalarından biri olan Hamsiköy, sütlacı ile de meşhur.Trabzon’un Meşhur Yemekleridediğinde akla gelen Hamsiköy sütlacını burada mutlaka denemelisiniz!
”Hamsiköykonum için tıklayın”
14.Hıdırnebi Yaylası
Deniz seviyesinden 1600 metre yükseklikte yer alan Hıdırnebi Yaylası Akçaabat ilçesinde bulunuyor. Metinkale Vadisi eteklerinde yer alan ve Trabzon’un mutlaka görülmesi gereken yaylalarından biri olan Hıdırnebi Yaylası, yayla turizmi konusunda bölgenin en ilgi çekici yerlerinden biri olması sebebiyle de ziyaret ediliyor.
Hıdırnebi Yaylası içerisinde bulunan çok sayıdaTrabzon otelleride bulunuyor. Bungalov otellerden ahşap yayla evlerine kadar pek çok konaklama seçeneğine sahip olan yayla, huzurlu bir Trabzon tatili için en ideal noktalardan biri olmayı başarıyor. Bunun yanı sıra günübirlik geziler için ziyaret edilebilecek restoranlar, yürüyüş parkurları, kır bahçeleri ve mesire alanları da yayla içerisinde bulunuyor.
”Hıdırnebi Yaylasıkonum için tıklayın”
15.Şahinkaya Kanyonu

Şahinkaya Kanyonu
Şahinkaya Kanyonu Trabzon’un en çok tercih edilen doğu spor merkezlerinden birisi konumunda. Merkezden 65 km uzaklıkta, Düzköy sınırında yer alan Şahinkaya kanyonu 2,5 km uzunluğa sahip. Binlerce yıldır akarsu aşındırmaları sonucu doğal yollar ile oluşan ve bir tabiat harikası olarak değerlendirmenin yanlış olmayacağı Şahinkaya Kanyonu tırmanış için elverişli sarp uçurumları ile dünyanın her yerinden ziyaretçilerini kabul ediyor. Dağ yürüyüşleri, fotoğraf safarileri ve ekstrem sporlar için Karadeniz’in en ideal yerlerinden biri olmayı başarıyor.
16.Sis Dağı Yaylası
Trabzon ile Giresun arasında yer alan Sis Dağı Yaylası, deniz seviyesinden 1850 metre yükseklikte bulunuyor. Ekolojik turizmin en çok gelişme gösterdiği yerlerden biri olan Sis Dağı Yaylası, yalnızca yayla turları için değil doğa gezileri ve yaz tatilleri için de sıklıkla ziyaret ediliyor. Sis Dağı Yaylası’nda her yıl temmuz ayında yayla şenlikleri düzenleniyor.
Eğer şenliklere denk gelirseniz yöresel halk oyunlarını izleme şansı yakalayabilir ve lezzetli yayla yemeklerini deneyebilirsiniz. Yamaçları süsleyen şirin yayla evleri, muhteşem doğa manzaraları ve el değmemiş güzellikleri ile Sis Dağı Yaylası, dört mevsim şehrin en yoğun ilgi gören yaylalarından biri olmayı başarıyor.
17.Trabzon Balıklıgöl
Yemyeşil yaylaları ile Trabzon’un en güzel turistik noktalarından biri olan Trabzon Balıklıgöl, dört mevsim boyunca bölgenin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olmayı da başarıyor.
Şehir merkezine 50 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 1500 metre yükseklikte yer alan Balıklıgöl’de balık ve lezzetli mezeler hazırlayan pek çok restoran bulunuyor. Bunun yanı sıra doğa yürüyüşü yapmak veya bisiklet turlarına katılmak için de Balıklıgöl’ü ziyaret edebilirsiniz. Bölgeyi ziyaret etmek için şahsi araçlarınızı veya merkezden kalkan toplu taşıma araçlarını tercih edebilirsiniz.
18.Tonya

Tonya
Tonya Trabzon’un Karadeniz’e kıyısı olmayan tek ilçesi olması sebebiyle bölgenin en dikkat çekici yerlerinden birisi konumunda. Denizden 755 metre yüksekte yer alan Tonya, yürüyüş için mükemmel rotalar sunmasıyla biliniyor. Özellikle yaz aylarının gelmesiyle adeta turistlerin akınına uğrayan bu ilçe Sazalan Yaylası ve Erikbeli Yaylası gibi ünlü yaylalara da ev sahipliği yapıyor.
Her zorluk derecesine uygun olacak şekilde düzenlenmiş yürüyüş parkurları sebebiyle trekking, kampçılık ve dağ bisikleti turları içinde Tonya, oldukça ideal bir nokta. İlçeye ulaşmak için şahsi aracınızı kullanabilir veya merkezden kalkan minibüsler ile ulaşım sağlayabilirsiniz.
”Tonyakonum için tıklayın”
19. Boztepe
Boztepe, Trabzon şehir merkezine hâkim konumuyla en etkileyici manzara noktalarından biridir. Deniz seviyesinden yaklaşık 300 metre yüksekte bulunur ve şehri kuşbakışı izleme imkânı sunar. Gün batımı saatlerinde Karadeniz manzarası eşsiz bir atmosfere dönüşür. Çay bahçeleri ve kafeleriyle hem yerli halkın hem turistlerin uğrak noktasıdır. Özellikle serin akşamlarda Trabzon çayı eşliğinde manzara keyfi yapılır. Fotoğraf tutkunları için oldukça popülerdir. Şehir merkezine çok yakın olduğu için ulaşımı kolaydır. Trabzon gezisinin vazgeçilmez duraklarından biridir.
20. Atatürk Köşkü
Atatürk Köşkü, Soğuksu semtinde yer alan ve 19. yüzyılda inşa edilen tarihi bir yapıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon ziyaretlerinde konakladığı bu köşk günümüzde müze olarak hizmet verir. Bahçesi ve beyaz köşk mimarisi ile dikkat çeker. İç mekânda döneme ait eşyalar ve fotoğraflar sergilenir. Tarih meraklıları için önemli bir ziyaret noktasıdır. Şehir merkezine kısa bir mesafededir. Köşk bahçesi özellikle bahar aylarında oldukça keyiflidir. Trabzon’un kültürel mirasını yakından tanımak için ideal bir duraktır.
21. Zigana Geçidi
Zigana Geçidi, Karadeniz ile Doğu Anadolu’yu birbirine bağlayan önemli bir geçittir. Doğal manzaraları ve dağ silüetiyle ünlüdür. Özellikle kış aylarında kar manzarasıyla büyüleyici bir görüntü sunar. Yol boyunca fotoğraf molası verilebilecek pek çok nokta bulunur. Doğa sporları ve kamp için tercih edilir. Yayla ve dağ turizmi açısından önemli bir konuma sahiptir. Temiz havası ve serin iklimi dikkat çeker. Trabzon çevresinde keşfedilebilecek en etkileyici doğal rotalardandır.
22. Karaca Mağarası
Karaca Mağarası, sarkıt ve dikit oluşumları ile dikkat çeken doğal bir mağaradır. Maçka ilçesinde yer alır ve turizme açık düzenlenmiş yürüyüş yollarına sahiptir. İçerideki doğal oluşumlar estetik bir görüntü sunar. Mağara havasının solunum yollarına iyi geldiği düşünülür. Yaz aylarında serin bir atmosfer sunması avantaj sağlar. Doğa ve jeoloji meraklıları için ilgi çekicidir. Sümela Manastırı gezisi ile birlikte planlanabilir. Trabzon’un doğal zenginliklerinden biridir.
23. Akyazı Sahili
Akyazı Sahili, Trabzon merkezde deniz manzarası eşliğinde yürüyüş yapmak için tercih edilen kıyı alanlarından biridir. Uzun sahil şeridi spor yapmak isteyenler için uygundur. Yaz akşamlarında oldukça hareketlidir. Deniz havası almak isteyenlerin uğrak noktasıdır. Sahil boyunca dinlenme alanları ve kafeler bulunur. Gün batımında Karadeniz manzarası oldukça etkileyicidir. Şehir merkezine yakın konumdadır. Günübirlik kısa sahil planları için ideal bir noktadır.
24. Kadırga Yaylası
Kadırga Yaylası, Trabzon’un en bilinen yaylalarından biridir. Yaz aylarında düzenlenen Kadırga Yayla Şenlikleri ile ün kazanmıştır. Yüksek rakımı sayesinde serin ve temiz bir hava sunar. Geleneksel yayla evleri ve çayırlar tipik Karadeniz manzarası oluşturur. Kamp ve doğa yürüyüşü için uygundur. Sisli havalarda büyüleyici bir atmosfer oluşur. Yöresel ürünlerin satıldığı küçük tezgâhlar bulunur. Trabzon yayla kültürünü deneyimlemek için önemli bir duraktır.
25. Arsin Sahili
Arsin Sahili, Trabzon’un doğu hattında yer alan sakin kıyı bölgelerinden biridir. Yaz aylarında denize girmek isteyenler tarafından tercih edilir. Kalabalıktan uzak bir atmosfer sunar. Sahil boyunca yürüyüş yapılabilir. Ailece vakit geçirmek için uygun alanlar vardır. Karadeniz’in doğal dalga yapısı burada da hissedilir. Şehir merkezine göre daha sakin bir deneyim sunar. Deniz manzarası eşliğinde huzurlu bir mola için uygundur.
26. Şolma Yaylası
Şolma Yaylası, Akçaabat ilçesinde yer alan ve temiz havasıyla bilinen yaylalardan biridir. Yaz aylarında serinlemek isteyenlerin uğrak noktası olur. Ahşap yayla evleri ve geniş çayır alanları dikkat çeker. Doğa yürüyüşleri için uygun parkurlara sahiptir. Fotoğraf tutkunları için sisli manzaralar sunar. Yayla şenlikleri kültürel bir atmosfer oluşturur. Şehir merkezine nispeten yakındır. Trabzon’un sakin yayla rotalarından biridir.
27. Çakırgöl
Çakırgöl, yüksek rakımı ve doğal güzelliği ile dikkat çeken buzul göllerindendir. Doğa yürüyüşü ve kamp için uygun alanlara sahiptir. Serin havası yaz aylarında büyük avantaj sağlar. Çevresi çiçeklerle kaplıdır ve estetik bir manzara sunar. Macera ve keşif sevenler için idealdir. Ulaşım genellikle özel araç ile sağlanır. Sessiz ve bakir bir atmosfer sunar. Trabzon çevresindeki doğal kaçış noktalarından biridir.
28. Akçaabat Sahili
Akçaabat Sahili, hem yürüyüş hem de dinlenme için tercih edilen kıyı alanlarından biridir. Deniz manzarası eşliğinde geniş yürüyüş yolları bulunur. Akçaabat köftesi ile ünlü restoranlara yakın konumdadır. Yaz akşamlarında oldukça hareketlidir. Aileler için uygun sosyal alanlar vardır. Karadeniz kıyısında keyifli bir mola sunar. Şehir merkezine kısa mesafededir. Deniz ve gastronomiyi bir arada deneyimlemek isteyenler için ideal bir noktadır.
29. Beşikdüzü Teleferik
Beşikdüzü Teleferik, Karadeniz manzarasını yukarıdan izleme fırsatı sunar. Deniz seviyesinden yükselerek seyir terasına ulaşılır. Manzara fotoğrafçılığı için oldukça popülerdir. Teleferik yolculuğu kısa ama keyiflidir. Zirvede kafeterya ve dinlenme alanları bulunur. Gün batımında etkileyici görüntüler oluşur. Beşikdüzü ilçesine gelen turistlerin uğrak noktasıdır. Trabzon’un panoramik deneyim sunan rotalarından biridir.
30. Yalıncak Plajı
Yalıncak Plajı, Trabzon merkezde denize girilebilecek popüler plajlardan biridir. Yaz aylarında yoğun ilgi görür. Sahil boyunca sosyal tesisler bulunur. Deniz keyfi yapmak isteyenler için uygun alanlar vardır. Şehir merkezine oldukça yakındır. Gün batımı manzarası eşliğinde yürüyüş yapılabilir. Aileler için güvenli bir ortam sunar. Yaz sezonunda Trabzon’un en hareketli kıyı noktalarından biridir.
31. Sürmene Bıçak Müzesi
Sürmene Bıçak Müzesi, Trabzon’un geleneksel el sanatlarını yakından tanımak isteyenler için önemli bir duraktır. Sürmene ilçesi, yüzyıllardır bıçak ustalığı ile anılır ve bu zanaat bölgenin simgesi haline gelmiştir. Müzede farklı dönemlere ait el yapımı bıçaklar sergilenir. Ziyaretçiler üretim süreci hakkında bilgi edinebilir. El işçiliğinin inceliği dikkat çeker. Kültürel mirasın korunması açısından önemlidir. İlçe merkezine yakın konumdadır. Trabzon’un yerel değerlerini keşfetmek için ideal bir noktadır.
32. Çamburnu Tabiat Parkı
Çamburnu Tabiat Parkı, Karadeniz kıyısında yer alan eşsiz doğal alanlardan biridir. Çam ormanları ile denizin birleştiği nadir noktalardan biri olmasıyla dikkat çeker. Kamp ve piknik için uygun alanlara sahiptir. Temiz havası ve huzurlu atmosferi öne çıkar. Yaz aylarında denize girmek mümkündür. Gün batımı manzarası oldukça etkileyicidir. Doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir ortam sunar. Trabzon’un sakin kaçış rotalarından biridir.
33. Santa Harabeleri
Santa Harabeleri, tarihi Rum yerleşimlerinden biri olarak bilinir. Taş ev kalıntıları ve eski kiliseler bölgenin geçmişine ışık tutar. Doğayla iç içe bir konumda bulunur. Tarih ve fotoğraf meraklıları için ilgi çekicidir. Sisli havalarda mistik bir atmosfer oluşur. Ulaşım genellikle özel araçla sağlanır. Sessiz ve bakir yapısı korunmuştur. Trabzon’un az bilinen tarihi noktalarındandır.
34. Kayabaşı Tabiat Parkı
Kayabaşı Tabiat Parkı, doğa yürüyüşü ve kamp için tercih edilen alanlardan biridir. Geniş yeşil alanlara sahiptir. Serin havası özellikle yaz aylarında avantaj sağlar. Piknik alanları aileler için uygundur. Doğal manzarası huzur vericidir. Şehir merkezine nispeten yakındır. Kamp severler için düzenlenmiş alanlar bulunur. Trabzon’da doğayla baş başa kalmak isteyenler için ideal bir noktadır.
35. Çaykara Şelaleleri
Çaykara Şelaleleri, Uzungöl çevresinde yer alan doğal güzelliklerdendir. Yüksekten dökülen sular serin bir atmosfer oluşturur. Doğa yürüyüşü sırasında keşfedilebilir. Fotoğraf çekimi için oldukça uygundur. Yaz aylarında serinlemek isteyenler tarafından ziyaret edilir. Çevresi yeşilliklerle kaplıdır. Gürül gürül akan su sesi huzur verir. Trabzon’un doğal keşif rotalarından biridir.
36. Erikbeli Yaylası
Erikbeli Yaylası, Tonya ilçesinde yer alan ve temiz havasıyla bilinen yaylalardandır. Geniş çayır alanları ve geleneksel yayla evleri dikkat çeker. Trekking ve kamp için uygundur. Yaz aylarında serin bir ortam sunar. Sisli günlerde etkileyici manzaralar oluşur. Yerel halk tarafından da yoğun olarak kullanılır. Yayla turizmi açısından önemli bir noktadır. Trabzon’un doğal güzelliklerinden biridir.
37. Ganita Sahili
Ganita Sahili, Trabzon merkezde yer alan ve son yıllarda düzenlemelerle yeniden canlanan sahil alanıdır. Deniz manzarası eşliğinde yürüyüş yapmak mümkündür. Şehir halkının sıkça vakit geçirdiği bir noktadır. Gün batımında oldukça keyiflidir. Kafeler ve dinlenme alanları bulunur. Merkezi konumu ulaşımı kolaylaştırır. Fotoğraf çekimleri için tercih edilir. Trabzon’un şehir içi sahil keyfi sunan noktalarındandır.
38. Çaykara Ataköy Şelalesi
Ataköy Şelalesi, doğal yapısını koruyan serin bir noktadır. Yaz aylarında doğa yürüyüşü rotalarına eklenir. Çevresi yoğun bitki örtüsüyle kaplıdır. Suyun oluşturduğu doğal havuzlar dikkat çeker. Sessiz ve sakin atmosfer sunar. Fotoğraf severler için ideal bir ortamdır. Uzungöl gezisi ile birlikte planlanabilir. Trabzon’un saklı doğal güzelliklerindendir.
39. Ağasar Vadisi
Ağasar Vadisi, Karadeniz’in en doğal vadilerinden biridir. Yüksek dağlar ve yeşil alanlarla çevrilidir. Doğa sporları için uygundur. Geleneksel köy yaşamı gözlemlenebilir. Fotoğrafçılar için estetik manzaralar sunar. Yaz aylarında serin bir hava hâkimdir. Ulaşım genellikle özel araçla sağlanır. Trabzon’un doğal mirasını yansıtan önemli bir bölgedir.
40. Akçaabat Ortamahalle
Ortamahalle, tarihi taş evleri ve dar sokaklarıyla öne çıkan bir yerleşim alanıdır. Geleneksel Karadeniz mimarisini yansıtır. Fotoğraf çekmek isteyenler için popülerdir. Restore edilmiş evler dikkat çeker. Tarihi atmosferi korunmuştur. Kültürel miras açısından önemlidir. Akçaabat merkezine yakındır. Trabzon’un tarihi dokusunu keşfetmek isteyenler için ideal bir noktadır.
41. Boztepe
Boztepe, Trabzon’u kuş bakışı izleyebileceğiniz en özel noktalardan biridir. Şehir merkezine oldukça yakın konumda bulunur. Özellikle gün batımı saatlerinde manzarası büyüleyicidir. Çay bahçeleri ve seyir alanları ziyaretçilere keyifli bir mola imkânı sunar. Trabzon Limanı ve Karadeniz manzarası buradan net şekilde izlenebilir. Fotoğraf çekmeyi sevenler için ideal bir atmosfer vardır. Hem yerli halk hem turistler tarafından sıkça tercih edilir. Trabzon’un simgesel seyir noktalarından biridir.
42. Kızlar Manastırı
Kızlar Manastırı, Trabzon şehir merkezine oldukça yakın bir tarihi yapıdır. Kayalık bir yamaç üzerine inşa edilmiştir. Bizans dönemine ait olduğu düşünülür. Restore edilen bölümleri ziyarete açıktır. Manastırın avlusundan şehir manzarası izlenebilir. Sessiz atmosferi dikkat çeker. Tarihi yapılarla ilgilenenler için önemli bir duraktır. Trabzon’un kültürel mirasının parçasıdır.
43. Beşikdüzü Teleferik
Beşikdüzü Teleferik, Karadeniz manzarasını yüksekten izlemek isteyenler için güzel bir deneyim sunar. Deniz kıyısından tepeye doğru uzanır. Yolculuk sırasında eşsiz manzaralar görülür. Zirve noktasında seyir terası bulunur. Özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görür. Ailece keyifli vakit geçirmek mümkündür. Fotoğraf tutkunları için avantajlı bir noktadır. Trabzon’un panoramik manzarasını farklı bir açıdan sunar.
44. Arsin Sahili
Arsin Sahili, Trabzon’un sakin kıyı noktalarından biridir. Gürültüden uzak bir deniz keyfi sunar. Yaz aylarında yüzmek için tercih edilir. Sahil yürüyüşleri için uygundur. Gün doğumu manzarası oldukça etkileyicidir. Şehir merkezine göre daha huzurlu bir atmosfere sahiptir. Piknik alanları bulunur. Karadeniz’in doğal sahil dokusunu görmek isteyenler için güzel bir alternatiftir.
45. Zigana Dağı
Zigana Dağı, Trabzon’a yakın konumu nedeniyle sıkça ziyaret edilir. Kış aylarında kar manzarası büyüleyicidir. Doğa yürüyüşleri için elverişlidir. Yol boyunca etkileyici manzaralar görülür. Kış sporları için tercih edilen noktalardandır. Serin havası yazın avantaj sağlar. Fotoğraf ve doğa tutkunları için idealdir. Trabzon seyahatinde günübirlik rota olarak planlanabilir.
46. Karaca Mağarası
Karaca Mağarası, Trabzon’a yakın doğal oluşumlardan biridir. Sarkıt ve dikitleri ile dikkat çeker. Mağara içi düzenlemeler sayesinde rahat gezilebilir. Serin havası yazın avantaj sağlar. Doğa ve jeoloji meraklıları için ilgi çekicidir. Fotoğraf çekimi için uygun alanlar bulunur. Bölge turizmi açısından önemlidir. Trabzon gezisine farklı bir deneyim katabilir.
47. Akçaabat Sahili
Akçaabat Sahili, yürüyüş ve dinlenme için tercih edilen kıyı alanlarından biridir. Deniz manzarası eşliğinde keyifli vakit geçirilebilir. Restoranlar ve kafeler bulunur. Gün batımında oldukça hareketlidir. Aileler için uygun alanlar mevcuttur. Şehir merkezine yakındır. Karadeniz’in kıyı yaşamını gözlemlemek mümkündür. Trabzon’un sosyal yaşam noktalarındandır.
48. Yomra Kaşüstü Plajı
Kaşüstü Plajı, yaz aylarında denize girmek isteyenlerin tercih ettiği alanlardan biridir. Şehir merkezine yakın konumdadır. Sahil düzenlemesi sayesinde rahat bir ortam sunar. Yaz sezonunda hareketlidir. Deniz manzarası eşliğinde dinlenme imkânı verir. Ailece vakit geçirmek için uygundur. Gün doğumu manzarası etkileyicidir. Trabzon’da deniz keyfi için alternatif bir noktadır.
49. Çatak Gölü
Çatak Gölü, doğal yapısını koruyan sakin bir göldür. Yüksek rakımda bulunur. Çevresi yemyeşil alanlarla kaplıdır. Doğa yürüyüşü için uygundur. Fotoğraf tutkunları tarafından tercih edilir. Yaz aylarında serin havası avantaj sağlar. Kampçılar için uygun alanlar bulunur. Trabzon’un saklı kalmış doğal güzelliklerinden biridir.
50. Sultan Murat Yaylası
Sultan Murat Yaylası, Karadeniz yayla kültürünü en iyi yansıtan yerlerden biridir. Deniz seviyesinden yüksek konumda bulunur. Yaz aylarında yayla şenlikleri düzenlenir. Geleneksel yayla evleri dikkat çeker. Sisli havalarda etkileyici manzaralar oluşur. Doğa yürüyüşü ve kamp için uygundur. Serin havası özellikle yazın tercih edilmesini sağlar. Trabzon’un yayla turizmi açısından önemli duraklarından biridir.
Trabzon’da Günübirlik Nerelere Gidilir?
Trabzon’da günübirlik rota oluşturmak oldukça kolaydır çünkü doğa, tarih ve deniz birbirine yakın konumlanmıştır. Sabah saatlerinde Sümela Manastırı ve Altındere Vadisi Milli Parkı çevresinde doğa ile iç içe bir keşif yapabilirsiniz. Ardından şehir merkezine dönerek Trabzon Ayasofya Camii ve Trabzon Kalesi gibi tarihi yapıları ziyaret etmek mümkündür. Deniz manzarası eşliğinde vakit geçirmek isteyenler için Boztepe ideal bir duraktır. Yaz aylarında Sera Gölü çevresinde yürüyüş ve restoran keyfi yapılabilir. Daha serin ve doğal bir atmosfer isteyenler için Uzungöl günübirlik ziyaret için uygundur. Kısa sürede hem kültürel hem doğal deneyim yaşamak mümkündür.
Trabzon’da Kışın Nereye Gidilir?
Trabzon kış aylarında sisli dağları ve karla kaplanan yaylalarıyla büyüleyici bir atmosfere bürünür. Kar manzarası görmek isteyenler için Hıdırnebi Yaylası ve Çambaşı Yaylası kışın oldukça etkileyicidir. Şehir merkezinde tarihi keşif yapmak isteyenler Kızlar Manastırı ve Zağnos Vadisi Parkı çevresinde keyifli vakit geçirebilir. Doğa yürüyüşü için Sultan Murat Yaylası kışın sakin ve huzurlu bir alternatiftir. Kışın yağışlı hava sık görülse de manzara fotoğrafçılığı için avantaj sağlar. Serin ve temiz hava eşliğinde yayla kültürünü deneyimlemek mümkündür. Trabzon kışın kalabalıktan uzak, daha dingin bir tatil sunar.
Trabzon’da Ulaşım
Trabzon’a ulaşım kara ve hava yolu ile rahatlıkla sağlanır. Trabzon Havalimanı şehir merkezine oldukça yakın konumda bulunur ve birçok büyük şehirden direkt uçuş imkânı sunar. Karayolu bağlantıları sayesinde Rize, Giresun ve Gümüşhane gibi çevre illerden ulaşım kolaydır. Şehir içi ulaşımda belediye otobüsleri ve minibüsler yaygın olarak kullanılır. İlçelere gitmek için dolmuş hatları tercih edilir. Yaylalara ulaşımda özel araç avantaj sağlar. Yaz sezonunda turistik bölgelerde yoğunluk oluşabileceği için planlama yapmak önemlidir. Teleferik ve sahil yürüyüş alanları şehir içi kısa mesafelerde alternatif ulaşım deneyimi sunar.

Trabzon Yemekleri: Karadeniz Mutfağından 21 Yöresel Tarif

Trabzon ev yemekleri ile dolu listemize geçmeye hazırız. Birbirinden farklı tam 21 lezzeti sizler için maddeledik. Hepsi Trabzon’un ünlü yemekleri olan bu tariflerin detayları için okumaya devam edin!
#1 Ev Yapımı Muhteşem Trabzon Pidesi (Videolu)
Bugün birçok kentte “Trabzon pidesi” adıyla satış yapan onlarca pideci mevcut. Popülaritesi tüm ülke çapına yayılmış olan bu pideyi, ilk sıraya layık gördük. Özellikle pazar kahvaltılarına “sürpriz” niteliğinde sunabileceğiniz enfes bir tarifimiz sizi bekliyor. Üç peynirli, kaşarlı mantarlı veya kıymalı yumurtalı olmak üzere 3 farklı haliyle hazırlayabilirsiniz. Damak tadınıza en uygun tarifi seçerek işe koyulmak için tarifimizdeki detayları not edin!
Tarif için: Ev Yapımı Muhteşem Trabzon Pidesi (Videolu)
#2 Pişirme Kağıdında Hamsi Tava Tarifi (Kirsiz, Kokusuz, En Pratik Yöntem)
Pişirme Kağıdında Hamsi Tava Tarifi (Kirsiz, Kokusuz, En Pratik Yöntem)

Trabzon'un hamsi tava tarifine sunduğumuz kokusuz pişirme yöntemi ile tariflere devam edelim. Hamsi tavanın o nefis lezzetini bilen herkes mutfağın kokmasına katlanmalı desek bile bu tarif sayesinde kokusuz hamsi tava pişirmek de mümkün.
Tarif için: Pişirme Kağıdında Hamsi Tava Tarifi (Kirsiz, Kokusuz, En Pratik Yöntem)
#3 Simila (Trabzon Yöresel Yemeği)
Lahana, patates ve tereyağı... Trabzon yemeklerine ait üç unsur bir aradaysa lezzetli bir yemek hazır olacak demektir. Yöreye özgü ismi ve hakiki lezzeti ile simila yemeğinin yapımına buradan bakabilirsiniz.
Tarif için: Simila (Trabzon Yöresel Yemeği)
#4 Fasulye Tavası (videolu)
Mısır unu ve taze fasulyenin mükemmel birlikteliği ile hazırlanmış bir yemek: fasulye tavası! Her haliyle tam bir Karadeniz esintisi. Nereden mi anlıyoruz? Tarifte mısır unu, taze fasulye ve tereyağı bir arada kullanılıyor.
Tarif için: Fasulye Tavası (videolu)
#5 Fırında Ekşili Palamut
Malzemesi az, lezzeti çok tatlılardan laz helvası tarifi verelim. Aslen çok kolay bir tatlı olsa da ölçüyü tam tutturmak aşırı önemli. Elinizin altında ölçüsü tam verilmiş bir tarif varsa size sadece resimli anlatımını incelemek kalıyor.
Tarif için: Laz Helvası
#21 Meşhur Hamsiköy Sütlacı
Listemizi gerçek bir tatlıyla kapatmak adettendir. Trabzon’a ait Hamsiköy sütlacı ile keyfinizin yerine gelmemesi mümkün değil. Adını, Trabzon ilçesi olan Maçka’nın Hamsiköy Mahallesi’nden alıyor bu sütlaç. Ta oralardan evinizin mutfağına kadar girecek olan bu eşsiz tarifin sunumunu, elbette bol fındık ile yapacağız. Başka türlüsü Karadeniz yöresine yakışmazdı! Son noktayı bu tatlıyla koymak isteyenleri, tarifimize bekliyoruz...
Tarif için: Meşhur Hamsiköy Sütlacı





Yorumlar
Yorum Yap