15 Haziran Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 166. günü
Olaylar
- MÖ 763 - Asurlular bir Güneş tutulmasını kayıtlarına geçirdiler. Bu özel gün, daha sonra Mezopotamya tarihinin zaman dizininin oluşturulmasında bir referans noktası olarak kullanıldı.
- 1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.
- 1808 - Joseph Bonaparte, İspanya Kralı oldu.
- 1826 - Sultan II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdı. Yerine "Asakir-i Mansure-i Muhammediye" adıyla yeni bir askeri teşkilat kuruldu. Bu olay, Osmanlı tarihinde "Vaka-i Hayriye" (Hayırlı Olay) olarak anıldı.
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye
Asâkir-i Mansûre-i MuhammediyeAsâkir-i Nizamiye (Osmanlıca: عساكر منصورهٔ محمديه)
Asakir-i Mansure-i Muhammediye üniformaları, Ertuğrul süvari alayı
Etkin 7 Temmuz 1826–1920 Dağılması 1918-1920 (Mondros Mütarekesi-Kurtuluş Savaşı) ÜlkeHarbiye Nezareti (1908-1920) Sınıfı Piyade
Süvari
Topçu Büyüklük 350.000 (1877)
1.000.000 (1915) Karargâh İstanbul ve Selanik Takma Adı Nizamiye Birlikleri Ardıl Türk Kara Kuvvetleri Savaşları Kırım Savaşı,
93 Harbi,
Türk-Yunan Harbi,
Balkan Savaşları,
Birinci Dünya Savaşı Komutanlar Komutan Ağa Hüseyin Paşa
Ömer Lütfi Paşa
Hüseyin Avni Paşa
Ethem Paşa
Süleyman Hüsnü Paşa
Gazi Osman Paşa
Ahmed Muhtar Paşa
Ahmed İzzet Paşa
Enver Paşa
Asakir-i Mansure-i Muhammediye (Osmanlıca: عساكر منصورهٔ محمديه) (Türkçe: Muhammed'in Muzaffer Askerleri Osmanlı ordusu bünyesinde yer almış bir ocaktır. II. Mahmud tarafından Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından 7 Temmuz 1826 tarihinde kurulmuştur. Ağa Hüseyin Paşa'nın komuta ettiği ocakta Koca Hüsrev Mehmed Paşa serasker olarak görev yapmıştır. Sultan Abdülmecid tarafından 14 Haziran 1843'te ordunun ismi Asâkir-i Nizâmiye-i Şâhâne olarak değiştirilmiştir. Bu tarihten itibaren ordu kısaca Nizamiye Ordusu olarak anılmaya başlanmıştır. Asakir-i Mansure-i Muhammediye, Osmanlı İmparatorluğunun son ordusudur. 1923'te saltanatın kaldırılıp cumhuriyetin ilan edilmesiyle Türk Kara Kuvvetlerine dönüşmüştür.
1. Ordu'nun karargâhı olarak kullanılan Selimiye Kışlası (Kasım 2013) Asakir-i Mansure birlikleri için inşa edildi
Kuruluşundan hemen sonra Asâkir-i Mansûre'ye kaydolmak için gerek İstanbul içinden gerekse taşradan pek çok istekli çıkmıştır. Hazırlanan nizamnâmeye göre, “kim idüğü belirsiz aylak kimseler” ve “mühtedîler” bu teşkilâta alınmayacak, ancak şartları elverişli, öncelikle yaşları on beş ile otuz arasında olanların kaydı yapılacaktı. Ancak, kırk yaşına kadar olanlardan gücü kuvveti yerinde ve dinç kimseler de alınabilecekti. Yaşları on beşin altında olup Asâkir-i Mansûre'ye yazılmak isteyen çocuklar için Şehzadebaşı'ndaki eski Acemi Ocağı Kışlası tâlimhane olarak tahsis edilmişti. Kısa sürede büyüyüp gelişen “Mansûre askerleri” için Üsküdar ve Levent’teki kışlalara yenileri ilâve edilmiştir. Yeni kurulan ordunun ilk mevcudu 12.000 kişiydi. Bu da 1500’er kişilik sekiz “tertib”e ayrılmıştı. Tertibin en yüksek rütbeli subayı binbaşıydı. Bu sekiz binbaşının üstünde bir başbinbaşı bulunuyordu. Ancak bir tertibin toplam mevcudu, iki sağ ve sol kolağası, topçubaşı, arabacıbaşı, cebehanecibaşı, mehterbaşı, imamlar, hekim ve cerrahla birlikte 1527 kişiyi buluyordu. Her tertip sağ ve sol diye iki kola ayrılmış, bunların her biri bir kolağasının emrine verilmişti. Her kol da “saf” adı altında altışar kısma bölünmüştü. Her safın başında bir yüzbaşı vardı. Bu yüzbaşıların emrinde iki mülâzım, bir sancaktar, bir çavuş ve on onbaşı bulunmaktaydı.
1827 Temmuzunda tertip yerini “tabur”a, saf ise “bölük”e terk etmiş, bu terimler varlıklarını günümüze kadar korumuştur. Sekiz taburdan ikisi nöbetleşe olarak Seraskerlik binasını bekleyecek ve İstanbul'un güvenliğini sağlayacaktı. Kanunnâmesinde belirtildiği gibi, Yeniçeri Ocağı'nın yerine kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye onun yalnız savaş sırasındaki hizmetlerini değil, şehrin iç güvenliğinin temini ve geçici olarak yangın söndürme vb. gibi barış zamanındaki görevlerini de üstlenmişti. Öteki altı tabur ise, başta Davutpaşa’da yaptırılan Asâkir-i Mansûre Kışlası olmak üzere, yeniden tamir ettirilen Selimiye ve Rami kışlalarında tâlimle meşgul olacaktı.
Yeni ordunun Seraskerlik’ten sonra gelen en yetkili makamı Asâkir-i Mansûre Nezâreti idi. Teşkilâtın maaş vb. teknik işlerinden nâzır sorumluydu. Yeni nizamî orduda alınan eğitim tedbirleri kısaca şunlardı: Her saf için bir mektep kurulacak, buralarda her gün Kur’ân-ı Kerîm ve ilmihal dersleri verilecekti. Neferler beş vakit namazı cemaatle kılacaklardı. Bunun için de her safa (bölük) birer imam tayin edilecekti.
- 1865 - Yoksullar ve yetimlerin yatılı eğitimi için Darüşşafaka kuruldu.
- 1888 - II. Wilhelm, Almanya İmparatoru oldu.
- 1911 - Sonradan IBM adını alacak olan "Computing Tabulating Recording Corporation" adlı şirket kuruldu.
- 1920 - Yozgat'ta Çapanoğu Ayaklanması başladı.
-
Çapanoğlu Ayaklanması
Türk Kurtuluş Savaşı İç Cephesi

Ayaklanmayı bastırmak üzere görevlendirilen Çerkez Ethem ve adamları İstasyon’daki karargâh binası önünde Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte, Haziran 1920 Tarih 1. 15 Mayısıs 1920 - 27 Ağustos 1920
2. 5 Eylül 1920 - 30 Aralık 1920 BölgeYozgat, Tokat, Sivas
Sonuç Ayaklanma bastırıldı. Taraflar
Kuvâ-yi Seyyâre
Çapanoğulları
- Batı Cephesi
İzmir'in İşgali - Urla
- Malgaç
- Bergama
- Erbeyli
- Erikli
- Tellidede
- Aydın
- Servetiye Cephesi
- Akbaş
- Yaz Taarruzu (1920)
- Gediz
- 1. İnönü
- 2. İnönü
- Kütahya-Eskişehir
- Sakarya
- Büyük Taarruz
- Güney Cephesi
Antep - Çukurova
- Karabıyıklı
- Karboğazı
- Karabucak
- Kozan
- Kovanbaşı
- Maraş
- Urfa
- Yüreğir
- Fadıl
- Kanlı Geçit
- İç Cephe
Ali Galip Olayı - Kuvâ-yi İnzibâtiye
- Anzavur
- Hart
- Düzce
- Aynacıoğulları
- Geyve
- Çerkez Ethem
- Çopur Musa
- Demirci Mehmet Efe
- Milli Aşireti
- Yozgat
- Konya
- Koçgiri
- İntikam Alayı
- Pontus
Yozgat Ayaklanması veya Çapanoğlu Ayaklanması, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Hürriyet ve İtilaf reisi Çapanoğlu Edip Bey ve kardeşi Celâl Bey tarafından Yozgat ve yöresinde çıkarılan Ankara Hükûmeti'ne karşı bir ayaklanmadır.
İlk ayaklanma Yıldızeli'nde Erzurumlu Hüseyin Nazım ve Kara Mustafa'nın elebaşılığında çıkarılmıştır. Ayaklanma Çerkez Ethem komutasında Kuvâ-yi Seyyâre tarafından bastırılmış ancak diğer iç isyanlar gibi Türk Kurtuluş Savaşı hareketini zayıflatmış, işgal güçlerinin işini kolaylaştırmıştır. Asıl tehlikenin yani Yunan ordusunun ilerleyişini hızlandırarak Balıkesir ve Bursa'nın Yunanlar tarafından işgal edilmesine zemin hazırlamıştır. Yozgat'tan Ankara'ya döndüğü zaman Meclis tarafından kurtarıcı gibi karşılanan Ethem'in gücü daha da arttırmış, Ankara ile ayrışmış ve en sonunda Ethem'in tasfiyesine giden süreç başlamıştır.
Çapanoğlu aşireti
Ana madde: Çapanoğlu Oymağı
Çapanoğlu ailesinin ilk tanınmış kişisi Yozgat şehrini kuran Ahmet Paşa'dır, 1764 yılında Sivas valisi iken önce azledilmiş ardından da idam ettirilmiştir.[1] Aile, bölgeyi 300 yıl kadar idare etmiş ve mamur hale getirmişlerdir. XVIII. asrın ortalarına ait belgelerde Çapar olarak geçmekte olup daha sonra aynı anlama gelen (eski Türk unvanlarından yiğit, akıncı, postacı) Çapanoğulları olarak şöhret bulmuşlardır. Çapanoğulları ailesinden Osmanlı Devleti'nde fiilen görev yapan Abdülfettah Paşa, Celâleddin Paşa, Ahmet Şakir Paşa gibi mutasarrıf, paşa, vali gibi üst düzey çeşitli hizmetlerde bulunmuş şahsiyetler bulunmaktadır.
- Batı Cephesi
-
- 1920 - 15. Kolordu Komutanlığı, "Doğu Cephesi Komutanlığı" olarak adlandırıldı. Cephenin komutanlığına Kazım Karabekir Paşa getirildi.
- 1923 - Nezihe Muhiddin'in öncülüğünde Darülfünun Konferans Salonu'nda gerçekleşen toplantı sonucu Kadınlar Halk Fırkası'nın kurulması kararlaştırıldı. Fırka, yeni Türkiye'deki ilk siyasal parti girişimidir. Fakat parti kuruluşu için izin verilmediğinden, Türk Kadınlar Birliği adında bir derneğe dönüşmüştür.
- 1927 - Türkiye'nin ilk modern akıl ve ruh hastalıkları hastanesi olan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi açıldı.
Hastane bahçesinde bulunan Düşünen Adam heykeli (Mart 2014)
Coğrafya Konum Bakırköy, İstanbul, Türkiye KoordinatlarDr. Tevfik Sağlam Cad. 25/2
34147 Bakırköy, İstanbul İnternet sitesi https://bakirkoyruhsinireah.saglik.gov.tr/
Hastaneler - Şehir hastaneleri
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye'nin ilk modern ruh sağlığı ve sinir hastalıkları kurumu.
Tarihçe
Üsküdar'daki "Toptaşı Bimarhanesi"nin (Akıl hastanesi) ihtiyaca cevap verememesi ve ölüm olaylarının artması üzerine 1924 yılında Mazhar Osman'ın girişimiyle bimarhanenin taşınmasına karar verildi. Bakırköy'deki Reşadiye kışlası hastane binasına dönüştürülerek 15 Ekim 1924 tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi adıyla hizmet vermeye başladı. Psikiyatri (Akliye) ve Nöroloji (Asabiye) dallarında klinikler açıldı.
Hastane ilk kurulduğu yıllarda toplumun hastaneye bakış açısını değiştirmek adına "Deli değil ruh hastası", "Tımarhane değil akıl hastanesi" gibi sloganlarla basın kampanyası başlattı.
1960'lı yıllarda başhekim Faruk Bayülkem'in girişimleriyle hastaların topluma yeniden kazandırılması hedefiyle toplum temelli psikiyatrik rehabilitasyon uygulamaları başladı. Hastaların topluma yeniden adapte olmaları için çalışıldı.
Ancak zamanla hastane yakın bölgede başka hastane açılmamasından dolayı ihtiyaca cevap veremez oldu. Hasta sayısının artması, tedavi tekniklerinin dünya uygulamalarının gerisinde kalması gibi nedenlerle kamuoyunda hastane hakkında olumsuz yargılar oluştu.
1979 yılında Yıldırım Aktuna'nın başhekim olmasıyla yeni ek binalar yapıldı, personel sayıları artırıldı ve yeni klinikler açıldı. Bu iyileştirme çalışmaları sırasında ismi kısaca AMATEM olan Alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı kliniği de açıldı.
1992'de Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Araştırma ve İleri Eğitim Merkezi (BARİLEM) kurularak araştırma ağırlıklı çalışan grupların oluşumu sağlandı, veritabanlarına ulaşım kolaylaştırıldı, araştırma kültürü geliştirildi. Şizofreni, bipolar bozukluk, evrimsel psikiyatri, psikofarmakoloji, toplum psikiyatrisi, genetik grupları kendi alanlarında birçok çalışMayısı tamamladı. BARİLEM eğitim hastaneleri içinde kurulmuş ilk ve tek araştırma merkezi olma özelliğini hâlen korumaktadır.
Hastanenin bilimsel amaçlı Düşünen Adam ve RHCP olmak üzere iki, nörofelsefe içerikli de Nefes adıyla bir dergisi bulunmaktadır. Tahir Musa Ceylan'ın "Bir Zamanlar Bakırköy" adlı romanı hayali karakterler üzerinden hastanenin atmosferini yansıtır.
Saat kulesi
1914 yılında hastane yapısı içerisine inşa edilen saat kulesi zamanla önemini kaybetmiş ve bakımsız kalmıştır. 1990'lı yıllarda Şule Gürbüz ve Recep Gürgen tarafından saatinin onarılıp kulenin yeniden işlev görür hale getirilmesi konusunda çalışma yapılmış olsa da bu çabalar sonuçsuz kalmıştır. Saati Reşadiye Kışlası'na kaldırılan kulenin kendisi de 1999 Gölcük depremi ile toprak altında kalmıştır.
- 1936 - 1931'den beri Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği'ni yapmakta olan Recep Peker, Mustafa Kemal Atatürk tarafından görevinden alındı. Genel Sekreterlik görevi, Başvekil İsmet İnönü'ye verildi.
- 1938 - Medeni Kanun'daki evlenme yaşı; kadınlar için 15, erkekler için 17 olarak düzenlendi.
- 1942 - Atatürk'ün Şişli'de oturduğu ev müze oldu.
- 1956 - Akis dergisi toplatıldı.
- 1970 - İşçiler, İzmit Gebze'den İstanbul'a doğru yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında geçilen yerlerdeki işçiler de yürüyüşe katıldı. 15-16 Haziran işçi direnişi olarak adlandırılan bu olaylar, 16 Haziran'da 5 kişinin ölmesi ve İstanbul ve Kocaeli'de sıkıyönetim ilan edilmesi ile sona erdi.
- 1973 - Yünsa Yünlü Sanayi Anonim Şirketi kuruldu.
- 1975 - Soyuz 19, Baykonur Uzay Üssü'nden havalandı.
- 1978 - İstanbul Tarabya'da bir belediye otobüsü denize uçtu; 35 yolcudan 4'ü kurtulabildi.
- 1981 - Mehmet Ali Ağca'yı hapisten kaçıran Bünyamin Yılmaz, 18 yıl hapse mahkûm oldu.
- 1990 - İstanbul'un ilk tüp bebeği doğdu.
- 1994 - İş insanı Vehbi Koç'a İsviçre'de, Birleşmiş Milletler Nüfus Faaliyetleri Ödülü verildi.
Doğumlar
- 1919 - Muzaffer Tema, Türk sinema sanatçısı (ö. 2011)
- 1925 - Attilâ İlhan, Türk şair ve yazar (ö. 2005)
- 1929 - Fakir Baykurt, Türk yazar (ö. 1999)
- 1932 - Hüseyin Baradan, Türk sinema oyuncusu (ö. 2004)
- 1932 - Saltuk Kaplangı, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2010)
- 1933 - Muhammed Ali Recai, İran'ın eski cumhurbaşkanı ve başbakanı (ö. 1981)
- 1950 - Uğur Erdener, Türk tıp profesörü
- 1954 - Bedia Ener, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı (ö. 2025)
- 1958 - Ege Aydan, Türk yönetmen, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu
- 1961 - İsmail Kartal, Türk teknik direktör ve eski eski millî futbolcu
- 1978 - Ahmet Çağıran, Türk futbolcu
- 1984 - Buray, Türk pop müzik şarkıcısı
- 1988 - Ezgi Eyüboğlu, Türk oyuncu
- 1994 - Erdi Güncan, Türk futbolcu
- 1997 - Taro Emir Tekin, Türk oyuncu
- 2002 - Enis Destan, Türk futbolcu
Ölümler
- 707 - Mommu, Japonya'nın geleneksel veraset düzenine göre 42. imparatoru (d. 683)
- 923 - Fransa Kralı I. Robert, 922'den 923'e kadar seçilmiş Batı Frank Kralı (d. 866)
- 948 - I. Romanos, 920-944 arasında tahtı damadı VII. Konstantinos'la paylaşan ve gerçek iktidarı elinde tutan Bizans imparatoru (d. 870)
- 1073 - İmparator Go-Sanjō, Japonya'nın geleneksel veraset düzenine göre 71. imparatoru (d. 1034)
- 1189 - Minamoto no Yoshitsune, Japon samuray ve komutan (d. 1159)
- 1341 - III. Andronikos, Bizans İmparatoru (d. 1296)
- 1383 - VI. İoannis, Bizans İmparatoru (d. 1292)
- 1876 - Hüseyin Avni Paşa, Osmanlı Sadrazamı ve devlet adamı (d. 1819)
15 Şubat 1874 - 26 Nisan 1875 Hükümdar Abdülaziz Yerine geldiği Şirvanizade Mehmed Rüşdi Paşa Yerine gelen Ahmed Esad Paşa Kişisel bilgiler Doğum 1819
Gelendost, Isparta, Osmanlı İmparatorluğu Ölüm 15 Haziran 1876 (57 yaşında)
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Defin yeri Süleymaniye Camii Haziresi, İstanbul Bitirdiği okul Harbiye Mektebi Askerî hizmeti Bağlılığı
Hüseyin Avni Paşa'nın Süleymaniye Camii haziresinde bulunan mezarı, İstanbul
Hüseyin Avni Paşa (Osmanlıca: حسين عونى پاشا, d. 1819 - ö. 15 Haziran 1876), Osmanlı devlet adamı ve asker. Sultan Abdülaziz saltanatında 15 Şubat 1874 - 26 Nisan 1875 tarihleri arasında bir yıl iki ay dokuz gün süreyle sadrazamlık görevinde bulundu. Sultan Abdülaziz'e karşı yapılan darbe sonrası düzenlenen toplantı sırasında toplantıyı basan Kolağası Çerkes Hasan tarafından suikast sonucu öldürüldü.
Hayatı
Hüseyin Avni, 1819 yılında Isparta'nın Gelendost İlçesinde doğdu. Babasının adı Eşekçi Ahmed idi. Öğrenimi için, babası tarafından İstanbul'a yollandı. Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nde müderris olan dayısının yanına sığındı. Medresede Kur'an ve Arapça okudu. 1837 Temmuz'unda nefer(er) olarak Harbiye'nin hazırlık sınıfına alındı. 8 ay sonra imtihanla onbaşı, 1839 Temmuz'unda çavuş, sonra başçavuş oldu. 1842'de Erkân-ı Harbiye'den mülazım rütbesi ile mezun oldu. 1849'da kolağası rütbesiyle 28 yaşında Harb Akademisi'nden çıktı.
Hüseyin Avni, 1852 Haziran'ında binbaşı rütbesi ve Bey unvanı alarak Harbiye'ye taktik öğretmeni tayin edildi. 12 Haziran 1853'te yarbay rütbesiyle Şumnu'ya, sonra Sofya 'ya gönderildi. Daha sonra Vidin'deki tümenin kurmay başkanlığına getirildi. Çatana Muharebesi üzerine Sultan Abdülmecid, Hüseyin Avni Bey'e altın kabzalı kılıç, albay rütbesi verdi. Sonra mirliva olarak Kars'a, oradan Şumnu'ya gönderildi. 1858'de Mekteb-i Harbiye kumandanı, sonra mekatib-i askeriyye (askerî okullar) kumandanı oldu. Ocak 1868'de askeri şura reisi, Temmuz 1863'te müşir rütbesiyle Birinci Ordu kumandanı oldu. Rumlar ayaklanınca, 7 Mart 1867'de Girit'e yollandı. 29 Kasım 1867'de Girit Eyalet valisi oldu. 9 Şubat 1869'da Serasker olarak ilk defa imparatorluk hükûmetine girdi.
15 Şubat 1874 - 26 Nisan 1875 tarihleri arasında sadrazam oldu.
30 Mayısıs 1876 tarihinde yapılan ve Midhat Paşa'yla birlikte padişah Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan hükûmet darbesinin liderlerinden biriydi.[2] Ancak 15 Haziran 1876 gecesi Mithat Paşa'nın Beyazıt'taki evinde bir hükûmet toplantısına katılırken devrik padişah Abdülaziz'in kayınbiraderi Çerkes Hasan'ın konağa yaptığı baskın sırasında Hariciye Nazırı Mehmed Raşid Paşa ile beraber Çerkes Hasan tarafından öldürüldü.
- 1885 - Friedrich Karl, Prusya prensi (d. 1828)
- 1888 - III. Friedrich, Veliaht Prens Friedrich Wilhelm, 1888'de 99 gün süreyle Prusya kralı ve Alman imparatoru (d. 1831)
- 1961 - Peyami Safa, Türk yazar ve gazeteci (d. 1899)
- 1966 - İzzet Melih Devrim, Türk şair, romancı ve oyun yazarı (d. 1887)
- 1981 - Cihat Bilgehan, Türk siyasetçi ve hukukçu (d. 1923)
- 1995 - John Vincent Atanasoff, bilgisayar devrini başlatan kişi (d. 1903)
John Vincent Atanasoff
1990'larda Atanasoff
Doğum 4 Ekim 1903Hamilton, Madison County, New York, ABD Ölüm 15 Haziran 1995 (91 yaşında)
Frederick, Maryland, ABD Mezun olduğu okul(lar) Florida Üniversitesi
Iowa Eyalet Üniversitesi
Wisconsin–Madison Üniversitesi Tanınma nedeni Atanasoff–Berry bilgisayarı Ödüller Order of Saints Cyril and Methodius, First Class Kariyeri Dalı Fizik Doktora
danışmanı J. H. V. Vleck
John Vincent Atanasoff (d. 4 Ekim 1903, Hamilton, New York - ö. 15 Haziran 1995, Frederick, Maryland, Maryland), Bulgar kökenli, Amerikalı bir fizikçi ve ilk elektronik dijital bilgisayar icadıyla tanınan bir mucitti. 1973 yılında Honeywell Inc. v. Sperry Rand patent davasında mahkeme kararıyla, daha sonra Atanasoff-Berry bilgisayarı olarak adlandırılan, programlanamayan bir makine olan ilk otomatik, elektronik, dijital bilgisayarın mucidi olarak tescil edilmiştir.
Hayatı
Öğrenim yıllarındaki başarısı oldukça göz dolduran Atanasoff liseyi iki yılda bitirdi ve teorik fizikçi olmaya karar verdi. Bu amaçla 1922'de Gainesville'deki Florida Üniversitesi'ne girdi. Atanasoff bir takım sebeplerle üniversite hayatına fizik yerine elektrik mühendisliği programından başladı. Fakat Atanasoff'un bu başlangıcı yapması, ileride tohumlarını atacağı ilk bilgisayarın gelişiminde ve planlanmasında çok yardımcı olacaktı.
1925 yılında Üniversite'den mezun olduktan sonra lisansüstü eğitimini Iowa Eyalet Üniversitesi'nde matematik alanında bitirdi. Lisansüstü eğitiminin hemen ardından Üniversitenin ona sunduğu teklifi kabul ederek fizik ve matematik öğretmenliği görevine başladı. Daha sonra Wisconsin Üniversitesi'nde doktora programına kabul edildi ve böylece 1930 yılında Wisconsin Üniversitesi'nden teorik fizik alanında doktora derecesini aldı. Doktora tezinde birçok karmaşık ve zaman alan hesaplama ile uğraşması ve bunları otomatik olarak yapabiliyor olması gerekiyordu. Atanasoff hesaplamalarla uğraşmak yerine bunları kendisi yerine yapabilecek bir Monroe hesap makinesini kullandı. Fakat kullandığı alette o kadar çok kusur bulmuştu ki bu Atanasoff'un ileride daha iyisini yapması için bir teşvik gibi geldi ve Atanasoff teorik fizik alanında doktorasını tamamladıktan sonra Iowa Eyalet Üniversitesi'ne döndü ve hem daha hızlı hem de daha iyi bir hesap makinesi geliştirmek için çalışmaya başladı.
1931'li yılların başına gelmiş olmasına rağmen halen bu hesap makinesini geliştirme yollarını arıyordu. O sıralarda kendi öğrencilerinden biri olan Clifford Berry ile birlikte çalışarak, ilk elektronik dijital bilgisayarın prototipini yani Atanasoff–Berry Computer (ABC)'ı geliştirdi ve inşa etti. Makinedeki temel fikir, doğrusal denklemleri eşzamanlı çözmek için ikilik tabandaki matematiği ve boolean (doğru-yanlış) mantığı içeriyordu. İlk prototip 1942'de bütünüyle tamamlanmış olacaktı.
Makinenin bir mikro işlemcisi yoktu fakat dijital hesaplamalar için kullanılacak elektronik bir aygıt gibi tasarlanmıştı.
1941'de önemli bir olay gerçekleşti. Atanasoff iş arkadaşı John W. Mauchly'i evine misafir olarak davet etti. Atanasoff'un bilgisayar teknolojisi ile ilgili olan çalışmalarına çok meraklı olan John W. Mauchly bu teklifi memnuniyetle kabul etti. Asıl önemli soru bu ziyaret sırasında Atanasoff ile Mauchly arasında nelerin konuşulduğu ve Mauchly'nin Atanasoff'tan nelere sızdırdığı. Zira bundan 26 yıl sonra John W. Mauchly ve John P. Eckert ENIAC adında bir bilgisayar geliştirdiler ve bunda Atanasoff'un icadını kopyaladılar.
İlk bilgisayar olarak kabul gören ENIAC Ekim 1973'te mahkeme kararıyla patentini kanıtlara dayanarak kaybetti. Hukuk John W. Mauchly'nin elektronik sayısal bilgisayarı için gerçek fikrin Atanasoff-Berry Computer (ABC)'dan geldiği kararını verdi. Ayrıca mahkeme ilk bilgisayarın Atanasoff ve Berry tarafından IOWA Üniversitesinde 1939 ve 1941 yılları arasında yapıldığını karara bağladı.
- 1999 - Tahir Kutsi Makal, Türk gazeteci ve yazar (d. 1937)
- 2000 - Mina Urgan, Türk edebiyat kuramcısı (d. 1915)
- 2004 - Ahmet Piriştina, Türk siyasetçi (d. 1952)
- 2013 - Peride Celal, Türk yazar (d. 1916)
- 2016 - Hakkı Devrim, Türk gazeteci ve yayımcı (d. 1929)
Tatiller ve özel günler
Azerbaycan'daki resmî tatiller
Bakü'deki Nevruz kutlamaları, 2012
Azerbaycan'da çeşitli resmi tatiller vardır. Resmi tatiller ilk kez 19 Mayısıs 1921 tarihinde Azerbaycan SSC Anayasası'nda düzenlenmiştir. Günümüzde ise Azerbaycan Anayasası tarafından düzenlenmektedir.
Tatiller
Tarih Türkiye Türkçesi Azericesi Açıklamalar 1-2 Ocak Yeni yıl Yeni il 2 gün 20 Ocak Kara Ocak Qara Yanvar Kara Ocak katliamını (1990) ve Karabağ Savaşı mağdurlarını anma günü.[2] 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Beynəlxalq Qadınlar Günü 1 gün 20-24 Mart Nevruz Novruz 5 gün 9 Mayısıs Faşizme karşı Zafer Günü Faşizm üzərinə qələbə günü II. Dünya Savaşı sırasında SSCB'nin Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zaferin onuruna. 28 Mayısıs Bağımsızlık Günü Müstəqillik Günü Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı (1918). 15 Haziran Millî Kurtuluş Günü Azərbaycan xalqının Milli Qurtuluş günü Azerbaycan meclisinin Haydar Aliyev'i devlet başkanlığına davet etmesi (1993). 26 Haziran Azerbaycan Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri günü Azərbaycan Respublikasının Silahlı Qüvvələri günü Azerbaycan Milli Ordusu'nun 1918 yılında bugün kuruluşu anısına düzenlenmiştir. 18 Ekim Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü Müstəqilliyin Bərpası Günü Azerbaycan'ın Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığı (1991). 8 Kasım Zafer Günü Zəfər Günü Azerbaycan'ın 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nda ve Şuşa Muharebesi'nde kazandığı zafer anılır. Çalışılmayan bir gündür. 9 Kasım Devlet Bayrak Günü Dövlət Bayrağı günü Azerbaycan Bayrağı'nın 9 Kasım 1918'de kabul edilmesinin anısına,[3] 9 Kasım 2009 tarihinde Devlet Bayrak Günü olarak resmen tesis edilmiştir.[4] 31 Aralık Dayanışma Günü Dünya azərbaycanlıların həmrəyliyi günü Berlin Duvarı'nın yıkılmasından esinlenen milliyetçi Azerbaycan Halk Cephesi, 31 Aralık 1989'da Sovyet Azerbaycan'ı ile İran arasındaki sınırların kaldırılması çağrısında bulundu ve buna öncülük etti. Bu olay o zamandan beri dünyanın dört bir yanındaki Azeriler tarafından Azerbaycanlıların Uluslararası Dayanışma Günü olarak kutlanmaktadır.[5] Hicri takvime göre Şevval ayının ilk iki günü Ramazan Bayramı Ramazan Bayramı 2 gün Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren iki gün Kurban Bayramı Qurban Bayramı 2 günDünya Rüzgâr Günü
Dünya Rüzgâr Günü her yıl 15 Haziran'da dünya çapında kutlanan bir özel gündür. Kutlama etkinlikleri WindEurope ve GWEC tarafından üstlenilmektedir. Gün; rüzgâr gücünün kullanım alanları ve toplumsal değişime katkıları konusunda farkındalık uyandırmayı amaçlamaktadır. 2011 yılında 4 kıtada 30 ülkede etkinlikler düzenlenmiştir. Etkinlikler arasında kara ve açık deniz rüzgar çiftliklerine ziyaretler, bilgilendirme kampanyaları, şehirlerde kurulan gösteri türbinleri, rüzgar atölyeleri ve rüzgar geçidi yer aldı. Birçok etkinlik Küresel Rüzgâr Günü'nde (15 Haziran) gerçekleşti, ancak öncesinde ve sonrasındaki günlerde ve haftalarda da etkinlikler vardı. 2012 yılında dünya çapında 250 etkinlik ve popüler bir fotoğraf yarışması düzenlendi.
![]()
Yorumlar
Yorum Yap